Bilgisayarda Talebin Yeni Haritası Dünyanın bir numaralı yazılım firması olan Microsoft, alanında neredeyse rakipsizdir. Bu nedenle, öncelikle bütün bilgisayarlarda onun yazılımları kullanılır. Ay...
Bilgisayarda Talebin Yeni Haritası
Dünyanın bir numaralı yazılım firması olan Microsoft, alanında neredeyse rakipsizdir. Bu nedenle, öncelikle bütün bilgisayarlarda onun yazılımları kullanılır. Ayrıca, iş dünyasına yönelik yazılım ve diğer ürünlerde de önemli payı vardır.
Ancak, Microsoft’un satışlarının illere göre analizinden, iki önemli sonuca ulaşmak mümkün. Birincisi, yerli bilgisayar üreticileri, yani montaj şirketleriyle ilgili. Türkiye’de çok sayıda küçük bilgisayar üreticisi var. Kayseri’den Antalya’ya dağılmış bu şirketler, doğal olarak Microsoft ürünlerini bilgisayara yerleştiriyorlar. Bunlardan gelen talep de, illerdeki satış konusunda ip ucu veriyor.
Microsoft’un satışlarında bunun yanı sıra, özel yazılımlar, iş dünyasına yönelik çözümler ve diğer ürünlerin de payı var. Satışların dağılımını doğal olarak bunlar da etkiliyor. Ancak, yandaki tablodan, bilgisayar üretiminin Türkiye’nin belli başlı illerindeki haritası hakkında fikir edinmek de mümkün. Göründüğü gibi ilk 3 sıra, ekonominin gücüyle doğru orantılı. Dördüncü sıradaki Antalya ise turizmden besleniyor, bu sektörün gücüyle ön sıralara yükseliyor.
E-mail Marketıng Gözden Düşüyor Mu?
Türkiye’de henüz yeni yeni kullanılmaya başlandı ama Amerika’da çoktan miadını doldurduğu söyleniyor: E-posta ile pazarlamadan bahsediyoruz. 11 Eylül’de yaşananlardan sonra Amerika’ya daha büyük korku salan şarbonlu mektuplar yüzünden direkt pazarlamanın önü neredeyse tamamen kapandı. Firmalar, tanıtımlarını e-posta ile duyurmaya yöneldiler. Şimdi ise uzmanlar, tüketicilerin, yoğun e-posta bombardımanından şikayetçi olduğu konusunda pazarlamacıları uyarıyor. Onlara göre, son dönemde müşteriler ya gelen e-postayı okumadan siliyor ya da marka hakkında negatif duygular geliştiriyor.
ClickAction isimli internet pazarlama şirketinin CEO’su George Grant, müşterilerin bu konudaki sıkıntılarına dikkat çekiyor ve onların bu sıkıntısına çözüm üretmeye çalıştıklarını söylüyor. CilickAction firması, şimdilik bir e-postada birden fazla firmanın tanıtımını yaparak bu sorunu çözmeye çalışıyor.
NewYork’ta bulunan bir pazar araştırmaları şirketi olan Jupiter Metrix yetkililerine göre, bu yıl bir müşteri ortalama 1,466 tane “ısrarcı” e-posta alacak. Jupiter Metrix yetkilileri, gelecek yıl e-posta ile pazarlamaya yapılan harcamalarda yüzde 79’luk bir artış gözleneceğini ve rakamın 1,8 milyon dolara ulaşacağını belirtiyor. 2006 yılında ise 9,4 milyon dolara varmasını bekliyorlar. Hatta, yetkililer şarbonlu mektup vakalarının artması ile bu sayıların daha da yükselebileceği görüşünde.
Şimdilerde tüm uzmanlar, pazarlamacılar müşteriyi rahatsız etmeden e-posta ile pazarlama yapmanın püf noktalarını saptamaya çalışıyor! Grey Direct’e bağlı çalışan Grey Global Groups’un e-posta departmanı genel müdürü Jeanniey Mullen, tüketicilerin, “cildinizi daha yumuşak yapmanın yolları” başlıklı bir e-postayı “indirim haberleri içeren” bir e-postaya tercih ettiğini söylüyor. Mullen, tüketicilere e-posta ile yaklaşırken dikkatli olmak gerektiğini belirtiyor.
2002’YE BAKIŞ
Arkamızda bıraktığımız 2001, gerçekten talihsiz bir yıldı. Özellikle de virajı hızla almış olan bilişim sektörü için. Hiç kimse bu işte bir hız sınırı olduğunu düşünmediğinden, firmalar son sürat girdikleri dönemeçte açıkçası bariyerlere tosladılar. Elbette virajı başarıyla dönenler de oldu. Ama görünen köy kılavuz istemiyor. Pek çok .com firması kapılarını kapatırken, bir kısmı da küçüldü.Örneğin kısa bir süre önce Netbul yüzde 80 küçülme kararı aldı, Ixir abonelerini Superonline’e devretti... Şimdi herkes virajdan sonraki yolun durumunu merak ediyor. Uzmanların bu konuda çeşitli görüşleri var.
İnternet sektörünün tanınmış isimlerinden olan Babür Özden, Türkiye’de internet firmalarının tam olarak ne kadar küçüldüğünü ölçmenin pek mümkün olmadığını söylüyor. Çünkü, internet firmalarını hayati şekilde etkileyen olumsuzluklar sektörel kaynaklı değil. Büyük bir kısmı Türk ekonomisinin durumu ile doğrudan ilgili. Babür Özden, “Ama yine de gelirlerinin tamamı reklam ve sponsorluk olanlar, gelirleri abonelik ve veya kurumsal internet bağlantıları olanlara nazaran çok fazla küçüldüler” diyerek sektörün son tablosunu ortaya koyuyor.
Vestelnet Genel Müdürü Cem Soysal ise 2002 yılı için göstergelerin umut verici olduğunu belirtiyor. Cem Soysal tüketici toplumunun ihtiyaçlarını karşılayan tüm firmaların yüzünün 2002 yılında güleceği görüşünde. Tüketici toplumunun doğru bilgiyi hızlı şekilde almaya aç olduğunu anlatan Cem Sosyal, grup olarak 2002’ye olumlu yaklaştıklarını söylüyor. Vestelnet’te yakın zamanda yaşanan yeniden yapılandırmanın da bunun doğrultusunda gerçekleştiğini açıklıyor.
“2002’DE BİRLEŞMELER ARTACAK”
Babür Özden/Deppo.Com
2002 yılını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bunlar sadece Türkiye ile sınırlı değil. Tam aksine ABD’de de internet firmaları veya klasik firmaların internet projeleri çok hızlı gelişen radikal bir değişim ve yeniden yapılanma içindeler. Bu yapılanma geçmişi 10 yıldan az olan bir platform olan internet için
kaçınılmaz. Aynı zamanda sağlıklı. Darvin vari eleme sureci sonunda en hazır, sağlıklı, fırsatçı firmaların önünü muhteşem bir şekilde açacak. Bu açıdan bir çok firma hayatta kalma ve yakın gelecekte önde olmak için birbirleri ile birleşiyor. Birleşecek veya satacak değeri olmayanlar ise sapır sapır dökülüyor. Uzakta olduğum için tam detayı ile takip edemedim ama kurucusu ve ilk genel müdürü olduğum Türkiye'nin en büyük iki ismi Superonline ve Ixir in birleşmesinde, bu doğrultuda olduğunu tahmin ediyorum.
İnternette değer kaybı, gelir kaybı ve küçülme gibi parametrelerin toplamının, ülke ekonomisine olumsuz etkisinin yüzdesi açısından bakılırsa, Türkiye ekonomisi bu konuda ABD ekonomisinden çok daha talihli. Tabi zıttı da geçmişte geçerli idi. ABD ekonomisi Internet büyürken bu sayede hissedilir bir biçimde büyümüştü. Oysa Türkiye'de internet sektörü büyürken ülke ekonomisinin büyümesindeki payı göz ardı edilebilecek kadardı.
BABÜR ÖZDEN AMERİKA YOLCUSU!
Babür Özden internet sektörünün en tanınmış isimlerinden biri. Hatta Türkiye’de internet sektörünün kuruluşunda en büyük emek sahiplerinden. Superonline ve Ixir gibi iki büyük ismi Türkiye’deki sektöre kazandırdıktan sonra Deppo.com’un da kurucu ortaklarından biri. Babür Özden, aynı zamandan Deppo.com’un genel müdürlüğünü yapıyordu. Aldığımız haberlere göre, beş hafta önce Amerika’ya taşındı. Özden, taşınma kararını, “Türkiye’deki çalışmalarım sayesinde simdi daha büyük bir ekonomi ve pazarda kendimi denemekteyim” diyerek açıklıyor. Böylece Türkiye büyük tecrübeli isimlerinden birini daha Amerika’nın “eriyen potasına” kaptırmış oldu...
YEŞİD’İN AYAK SESLERİ
YEŞİD... Yeni Ekonomi Şirketleri Derneği. “Nihayet!” dediğinizi duyar gibi oluyorum. Herkes yeni ekonominin öneminden, internet sektörünün ekonomiye yapacağı katkılardan dem vuruyor. Sonunda sektörün önemini savunacak, sorunlarına ışık tutacak ve yol gösterecek olan Yeni Ekonomi Şirketleri Derneği kuruluyor.
YEŞİD, sektörünün tanınmış yüzlerinden Fenix Idea’nın öncülüğünde hayata geçiriliyor. YEŞİD’in kurucu üyeleri şu isimlerden oluşuyor: Ali Serdar Balaban (Fenix Turk), Hüsnü Murat Bucak (Fenix Port), Bengü Bilik (Beze Tanıtım), Mehmet Tügelay (Modajans), Ümit Kantel (Amber Bilişim), İsmet Başkan (Major24), Sinan Ülgen (Ekpara)ve Burak Altıkulaç (Makefresh Media).
Derneğin fikir babaları olan Ali Balaban ve Hüsnü Murat Bucak, internet sektöründe sinerjinin önemine dikkat çekiyorlar. Derneği bu nedenle kurduklarını anlatıyorlar. Ali Balaban derneğin misyonlarını şu şekilde açıklıyor: “Toplumsal bilinci uyandırmak. Sektörde belli standartları oluşturmak. E-vizyonu geliştirmek. Sektördeki beyin göüçüne engel olmak. Avrupa Birliği gibi kaynaklardan gelen fon ve yardımların firmaların eline geçmesini sağlamak. Sektörde franchising modelinin çalışmasına olanak vermek.”
ŞİMDİ DE L-COMMERCE YÜKSELİŞE GEÇİYOR
B2B, B2C, e-commerce, m-commerce derken, öğrenmemiz gereken kavramlara bir yenisi daha eklendi...
Biliyorsunuz, yeni gelişen teknolojiler ile otomobillerde navigasyon ve internet uygulamaları mümkün. Bu uygulamalarla otomobiller, sadece bir yerden başka bir yere ulaşmanızı sağlayan araçlar olmaktan çıkıyor. Hayatınızı daha da kolaylaştıran “akıllı”araçlar haline dönüşüyorlar. Örneğin...
İnternet ve navigasyon uygulamalarının otomobillere taşınması ile, araçla seyir halindeyken alışveriş yapabiliyorsunuz. Bu destek uygulamaları, hem bireyler için hem perakende firmaları için kolaylıklar getiriyor. Buna da “L-commerce” (Location-based Commerce – Konum-bazlı Ticaret) deniyor. Bunu kişiselleştirerek yapma imkanı da var. Neleri sevdiğiniz, ne yemeyi istediğiniz, nereye gitmeyi tercih ettiğiniz kaydediliyor. Yemek saatinde Mc Donalds’ın yanından geçerken, araç, orada yemeyi sevdiğinizi bildiği için size uyarıyor. Aynı yöntemle, bir şirketin önünden geçerken, ilgilendiğiniz bir konu ise, ekranda şirketin reklamı beliriyor. Ayrıca araçta bulunan internet bağlantısı ile, trafikte sıkışıp kaldığınızda Kangurum’a girerek aylık alışverişinizi gerçekleştirebiliyorsunuz.
Tabi tüm müşteri memnuniyeti ve bağlılığını artıracak ilişkiler yaratmak için kullanılabiliyor.
Yeni ekonomi ile ilgili sorularınız varsa lütfen bize yazın. ( [email protected]) “Dijital Gündem”de her ay bir kişinin sorusuna yer vereceğiz. Teşekkürler!
Türkiye ve dünya ekonomisine yön veren gelişmeleri yorulmadan takip edebilmek için her yeni güne haber bültenimiz “Sabah Kahvesi” ile başlamak ister misiniz?