İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyundaki "boykot" çağrılarına ilişkin, ayrıştırıcı söylemler ve bu söylemleri yayan kişilere yönelik resen soruşturma başlattığını duyurdu.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada, bir süredir geleneksel ve sosyal medya yayın organlarında halkın bir kesiminin ekonomik etkinlikte bulunmasını engellemeye yönelik, kamuoyunda "boykot" çağrıları olarak bilinen ayrıştırıcı söylemler ve bu söylemleri yayan kişilerle ilgili resen soruşturma başlatıldığı bildirildi.
Başsavcılık açıklamada, soruşturmanın "nefret ve ayrımcılık" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlarından açıldığı belirtildi. Yapılan çağrılar üzerine bazı işyerlerine yönelik fiziksel ve sözlü şiddet eylemlerine ilişkin soruşturmaların da bu soruşturma ile birleştirildiği kaydedildi.
- Bakanlardan açıklamalar
Kamuoyundaki boykot çağrıları üzerine ekonomi ile ilgili bakanlardan açıklamaları geldi. Bakanlar yaptıkları açıklamalar ile boykot çağrılarına tepki gösterdi.
- Ticaret Bakanı Ömer Bolat, boykot çağrıları nedeniyle ticaretinde maddi kaybı olan esnafın, şirket sahibi ve hissedarlarının borçlar hukuku kapsamında tazminat davası açma hakkı olduğunu belirterek, "Bu konuda kimse tereddüt etmesin" dedi. Bolat, bazı kişi ve kuruluşların, sosyal medya mecralarından "2 Nisan'da ticareti durduralım" şeklindeki boykot çağrılarını esefle kınadığını belirtti. Bolat, "Boykot çağrıları ekonomiyi sabotaj girişimidir. Özellikle haksız ticaret, rekabet unsurları içermektedir. Herkesi alışveriş yapmaya davet ediyorum. Ticaret Kanunu, borçlar kanunu, rekabet hukuku, ceza hukuku ve milli güvenlik boyutu itibarıyla adalet mekanizmasında mutlaka gerekenin yapılacağına dikkati çekti.
- Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, boykot çağrılarının asıl amacının Türkiye ekonomisine zarar vermek olduğunu belirterek, "Türkiye'ye, Türkiye'nin üretim gücüne, istihdamına, emekçilerine, esnafına, girişimcilerine, sanayicilerine, topyekun milletimize zarar verme teşebbüsüdür bu" dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır, milli markaları boykot çağrılarıyla zayıflatmaya çabalamanın Türkiye'nin ortak geleceğine zarar verdiğini belirterek, "Milletimiz bu tür oyunlara gelmez" ifadelerini kullandı. Kacır, üretim ve istihdamın Türkiye'nin milli gücü olduğunu belirterek, "Bu gücü kırmaya çalışmak, milli markaları boykot çağrılarıyla zayıflatmaya çabalamak Türkiye'nin ortak geleceğine zarar vermektir. Türk milleti, feraset ve basiret sahibidir. Milletimiz bu tür oyunlara gelmez" dedi.
- Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, kendi üreticisine, kendi esnafına sırt dönmenin, kendi emeğini baltalamak olduğunu belirterek, "Üretimin, istihdamın, milli ekonomimizin işleyen çarklarına çomak sokmaya çalışanlara karşı milletimiz gereken cevabı verecektir." ifadesini kullandı. Yumaklı, "Bizim üreticimiz, bizim çiftçimiz, bizim esnafımız. Milli markalarımıza 'boykot' adı altında yapılmaya çalışılanların, Türkiye'ye zarar vereceği aşikardır. Kendi üreticimize, kendi esnafımıza sırtımızı dönmek, kendi emeğimizi baltalamaktır. Üretimin, istihdamın, milli ekonomimizin işleyen çarklarına çomak sokmaya çalışanlara karşı milletimiz gereken cevabı verecektir" dedi.
- Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, boykot adı altında yürütülen kirli söylemlerin, bu milleti yıldıramayacağını belirterek, "Aziz milletimiz neyin ne olduğunu bilir, ferasetiyle, basiretiyle her oyunu bozar." ifadesini kullandı. Uraloğlu "Bu güce zarar vermek isteyenlerin hedefi sadece markalar değil, emeğimiz, birlikteliğimiz ve geleceğimizdir. Boykot adı altında yürütülen kirli söylemler, bu milleti yıldıramaz. Aziz milletimiz neyin ne olduğunu bilir, ferasetiyle, basiretiyle her oyunu bozar. Toplumu bölmeye çalışanlar yine ve her zaman kaybedecektir. Biz biriz ve birlikte güçlüyüz" dedi.
TOBB, İSO, İTO, ASO, ATO ve TESK'ten açıklamalar
İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması sonrası başlatılan ekonomik boykot çağrılarına ilişkin TOBB'un yanısıra İstanbul ve Ankara ticaret ve sanayi odalarından da açıklamalar yapıldı.
- Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, üreten, istihdam sağlayan, yatırım yapan şirketlerin hedef haline getirilmesinin ve boykot çağrılarının yanlış olduğunu belirterek, "Şirketlerimiz siyasi tartışmaların dışında tutulmalıdır." ifadesini kullandı. Hisarcıklıoğlu, ekonomik boykot çağrılarına ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti: "Üreten, istihdam sağlayan, yatırım yapan şirketlerimizin hedef haline getirilmesi ve boykot çağrıları yanlıştır. Şirketlerimiz siyasi tartışmaların dışında tutulmalıdır."
- İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, boykot çağrılarına ilişkin, "Ülkemizde ticari hayatı sekteye uğratacak, üretim hayatında olumsuz sonuçlar doğuracak çağrılar konusunda dikkatli ve duyarlı olunmalıdır" dedi. Bahçıvan, "Demokrasinin olduğu toplumlarda vatandaşın beğenmediği, fikrinin uyuşmadığı konularda itiraz ve eleştiri hakkını kullanması, yasal yollardan tepkisini ortaya koyması demokratik, doğal bir haktır. Son günlerde ülkemizde ticari hayatı sekteye uğratacak, üretim hayatında olumsuz sonuçlar doğuracak çağrılar konusunda dikkatli ve duyarlı olunmalıdır. Üretim ve ticaret hayatındaki dengelerin sarsılması, tahrip edilmesi yerine; demokrasinin ve yasaların sınırları içinde hareket edilmesinin ülkemiz için yararlı olacağını düşünüyorum" dedi.
- İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, ekonomik boykot çağrılarının yanlış olduğunu belirterek, "Türkiye'nin yerli ve bağımsız ekonomisinin ürünü ve istihdam kaynağı olan şirketlerine saldırılamaz" dedi. Avdagiç, "Bizi biz ve bir yapan değerlerimize sahip çıkmamız gereken günlerden geçiyoruz. Şirketlerimiz bu değerlerimizin başında gelir. Boykot çağrıları yanlıştır. Türkiye, bir aklıselim ülkesidir. Köklü devlet geleneğiyle, kısır siyasi çatışmaların savuracağı bir ülke olamaz. Kaybedenin Türkiye'nin şirketleri, Türkiye'nin ekonomisi, 86 milyon vatandaşımızın fedakarlığıyla oluşturduğu üretim birikimi olmasına izin vermemeliyiz. Türkiye'nin yerli ve bağımsız ekonomisinin ürünü ve istihdam kaynağı olan şirketlerine saldırılamaz" dedi.
- Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, üretim ve istihdam sağlayan firmalar için risk oluşturacak her türlü eylem ve boykottan kaçınılması gerektiğini bildirdi. Ardıç, yazılı açıklamasında, tam bağımsızlığın ancak ekonomik bağımsızlıkla mümkün olduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Üretim ve istihdamın devamlılığı ekonomik bağımsızlığın temel şartlarındandır. Üretim, istihdam sağlayan firmalarımız için risk oluşturacak her türlü eylem ve boykottan kaçınmalıyız. İçinden geçtiğimiz bu zorlu sürecin, toplumumuzun tüm kesimlerini tatmin edecek itidalli bir anlayışla aşılacağına inancımız tamdır."
- Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, boykotun, yerli ve milli üretimin, ticaretin, istihdamın ve vergi gelirlerinin altına mayın döşemek olacağını belirterek, "Tüccarımızın, sanayicimizin alın terini, milletimizin geleceğini heba etmemeliyiz." ifadelerini kullandı. Boykot çağrılarına karşı itidal çağrısında bulunana Baran, "Son dönemde ekonomimizi hedef alan çağrıları iş dünyası olarak kaygıyla izliyoruz. Bu süreçte piyasaları dengesizleştirecek, ekonomimizi ve sosyal hayatı olumsuz etkileyecek eylemleri ve boykot çağrılarını doğru bulmuyoruz. Boykot, yerli ve milli üretimin, ticaretin, istihdamın ve vergi gelirlerinin altına mayın döşemek olur. Üreticisinden işletme sahibine, tedarikçisinden çalışanına, milletimizin her bir ferdine olumsuz yansımaları olacak çağrılara prim vermeyelim" dedi.
- Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, esnaf ve sanatkara destek olunması, ticaretin durdurulmaması gerektiğini belirtti. Palandöken, "ekonomik boykot" çağrısına ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, "Bu ekonomik zorlukta müşterisine hizmet etmeye çalışan esnaf ve sanatkara destek olunmalı ve ticaret durdurulmamalı." ifadesini kullandı.
Türkiye ve dünya ekonomisine yön veren gelişmeleri yorulmadan takip edebilmek için her yeni güne haber bültenimiz “Sabah Kahvesi” ile başlamak ister misiniz?