Hangi model avantajlı?

Neobankaların sahneye çıkışıyla bankacılıkta rekabet kızışıyor...

28.03.2025 18:07:540
Paylaş Tweet Paylaş
Hangi model avantajlı?

Elçin Cirik

[email protected]

Şube gerektirmeyen yapıları sayesinde maliyet avantajını kullanan bu “tam dijital” oyuncular, doğuştan hız ve esneklik avantajına sahip. Geleneksel bankalarsa güçlü altyapıları, müşteri güveni ve geniş şube ağlarıyla direniyor. Çekişmenin bireysel bankacılık, tasarruf ürünleri , mikro krediler ve KOBİ bankacılığı alanlarında yoğunlaşması bekleniyor.

Dünya çapında büyüme hızlarıyla dikkat çeken neobankalar, bankacılık sektöründe rekabeti artırıyor. 2024 dünyada 400 milyona yakın kullanıcıya ulaşan “tam dijital” bankaların, 2028’de 1 milyar müşteriye hizmet vermesi bekleniyor. Sektörün küresel pazar büyüklüğünün 2028’de 836 milyar doları aşacağı tahmin ediliyor. Bu büyüme rüzgarıyla her geçen gün yeni bir oyuncu rekabet sahasına adım atıyor. Türkiye de bu trendle yeni tanışmış olsa da olukça hızlı adapte olan ülkeler arasında yer alıyor. Dijital bankacılık lisansı başvurusunda bulunanlar arasında A101, Hayat Holding, Ziraat Finans Grubu ve Halkbank  gibi önemli devler yer alıyor. TOM Bank ve Hayat Finans bu alanda sahaya hızlı girişiyle dikkat çeken oyunculardan. TOM Bank’ın sadece 9 ayda 1 milyon müşteriye ulaştığını açıklaması, bu alandaki potansiyeli gözler önüne seriyor. Bankacılık sistemi, dijitalleşmeye uzun yıllardır yaptığı yatırımlar ve yüksek mobil bankacılık kullanımıyla tüm dünyada dikkat çekiyor. Bu nedenle geleneksel oyuncularla tamamen dijital bankalar arasındaki rekabetin nasıl şekilleneceği büyük bir merak konusu. Hangi alanlarda çatışacak, nerelerde ayrışacaklar? Hem tarafların yöneticileri hem de bankacılık danışmanları, artan rekabet ortamında bu soruların yanıtlarını arıyor. 

HIZ VE ESNEKLİK 

Yeni nesil dijital bankalar, kuruluşlarından itibaren sundukları belirgin avantajlarla dikkat çekiyor. Şubesiz yapı, düşük operasyon maliyeti ve esnek teknolojik altyapıları, bu bankaların en önemli farkını oluşturuyor. TOM Bank Kurucusu ve CEO’su Onur Özkan, bu avantajı şöyle özetliyor: “Şubesiz olmamız, düşük maliyetli bir operasyonel yapı sağlıyor. Esnek bir teknolojik altyapıya da sahibiz. Bu avantajlar sayesinde hizmet ücretlerimizi düşük tutabiliyor, enflasyonun altında oranlarla kredi kullandırabiliyoruz.” Dijital bankaların hızlı ve esnek hizmet sunmaları, onları geleneksel bankalardan farklı kılan bir diğer önemli özellik. Aktif Bank Genel Müdürü Ayşegül Adaca da aynı görüşte. Adaca, yapay zeka teknolojilerinin, dijital bankacılığın kişiselleştirilmiş hizmet sunmasını kolaylaştırdığını vurguluyor. Türkiye’de banka müşterileri dijital bankacılığa zaten alışık. TBB 2024 Eylül verilerine göre dijital bankacılık müşteri sayısı 117 milyona ulaştı. Dünyada 2025 sonunda dijital bankacılık müşteri sayısının 5,5 milyar olması bekleniyor. Albaraka Türk Strateji ve Dönüşümden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Dr. Ömer Emeç, dijital bankaların “doğrudan dijital” kültürle kurulduklarına dikkat çekiyor. Emeç’e göre dönüşüm sürecine ihtiyaç duymamaları dijital bankaları sistem ve kültür açısından daha avantajlı kılıyor. Alternatif Bank Genel Müdürü Ozan Kırmızı ise dijital bankaların sade ve hedef odaklı ürünlere yönelirken geleneksel bankaların geniş bir ürün yelpazesi sunduğunu belirtiyor. Kırmızı ayrıca dijital bankaların yenilikçi çözümleri daha hızlı hayata geçirebildiğini ve teknolojiye yatkın genç nesle hitap ettiğini söylüyor. 

DİJİTALDE 3 ANA AVANTAJ 

Citibank Türkiye Genel Müdürü Emre Karter, önümüzdeki dönemde dijital bankaların başarısında, hangi dijital kanalları ve ekosistemleri kullanarak ne kadar hızlı müşteri kazanımı sağladıklarının kritik gösterge olacağını belirtiyor. DenizBank iştiraki NEOHUB’un genel müdürü Gürhan Çam, dijital bankaların müşteri deneyimini üç ana başlıkta ileri taşıma avantajı olduğunu söylüyor. Bu başlıkları; kullanıcı deneyimi ve erişilebilirlik, kişiselleştirilmiş ürün ve hizmetler ile maliyet ve hız avantajları olarak sıralıyor. Bugünkü dijital bankaların, halihazırda sermayedarların sinerjisiyle dahil oldukları güçlü ekosistemler mevcut. Boston Consulting Group (BCG) Yönetici Ortağı Emir Pandır’a göre perakende, telekomünikasyon ve super app stratejisine sahip platformlar, mevcut müşteri tabanlarını, marka güçlerini ve ekosistemlerini dijital bankacılıkla birleştirerek geleneksel bankaların bile ulaşamadığı fırsatlara sahip olacak. Yine de geleneksel bankaların dijital bankacılıktaki yıllara dayanan birikimi, bu alanda onlara bir avantaj da sağlıyor. EY Türkiye Finansal Hizmetler Sektör Lideri Levent Atakan, Türk bankalarının dijitalleşmede diğer ülkelerden çok daha ileride olduğunu ve bu durumun dijital bankaların işini zorlaştırdığını vurguluyor. 

GELENEKSELİN GÜCÜ 

Türkiye’de kredi taleplerinin yüzde 60’ı artık dijital kanallardan karşılanıyor. Geleneksel Türk bankacılık sistemi, hibrit modelde (şube + dijital) güçlü bir şekilde konumlanmaya devam ediyor. Aktif Bank Genel Müdürü Ayşegül Adaca, geniş şube ağlarının, köklü geçmişin ve müşteri güveninin geleneksel bankalara büyüme ve ölçek üzerinden kârlılık açısından büyük avantaj sağladığını vurguluyor. Adaca’ya göre bu bankaların regülasyonlara uyum konusundaki deneyimleri ve güçlü hukuki altyapıları, büyük ölçekli işlemlerde tercih edilmesini kolaylaştırıyor. Şekerbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Ak, geleneksel bankaların sahip olduğu fiziki şube ve müşteriyle direkt temas edebilen saha ekipleri gibi güçlü kaslarının önemli olduğu düşüncesinde. “Fiziki şubelerden gerçekleştirilebilen kasa kiralama veya döviz işlemleri gibi hizmetleri sunmaları ayrıştıkları bir diğer nokta” diyor. Bu noktada Albaraka Türk Genel Müdür Yardımcısı Emeç’in söylediği gibi geleneksel bankacılıkta yıllarla gelen marka inşası ve bilinirlik de kuvvetli bir avantaj olarak sayılıyor. Türkiye Finans Genel Müdürü Murat Akşam, yeni oyuncuların girişiyle değişen tablonun, orta vadede mevcut şubeleşmiş bankalara avantaj getireceği fikrinde. “Dijital bankaların ister istemez şubeleri olmadığı için verdikleri hizmet çeşitliliğinde diğer bankalarla aynı yere gelemeyeceklerini düşünüyorum. Tamamen dijital olmayanlar dijital kanala yatırım yaparak onların verdiği teklifleri verebilecek ama full dijital olanların ürün çeşitlendirme becerisi daha zor olacak” yorumunda bulunuyor. 

EN ZORLU SINAV KÂRLILIKTA 

bankaların, en önemli sınavları kâra geçme noktasında olacak. Alternatif Bank Genel Müdürü Ozan Kırmızı, geleneksel bankaların kâr yazmada avantajlı olduğunu belirtiyor ve “Geniş operasyonel ölçekleri ve geçmiş deneyimlerinden elde ettikleri bilgi birikimi, konvansiyonel bankaları kârlılık açısından öne çıkarıyor. Çapraz satış stratejileriyle aynı müşteriye birden fazla ürün sunarak gelirlerini artırabilir ve müşteri bağlılığını sürdürülebilir bir gelir kaynağına dönüştürebilirler” diyor. Kırmızı, burada özellikle büyük ölçekli kurumsal ve ticari müşterilere sağlanan hizmetlerin, yüksek kredi hacimlerinin, ticari finansman ve yatırım bankacılığının geleneksel banka gelirlerini artıran önemli artılar olduğunu vurguluyor. ColendiBank Kurucu Ortağı ve CEO’su Deniz Devrim Cengiz, geleneksel bankaların yıllar içinde oluşturdukları güçlü marka algısı ve geniş şube ağı sayesinde büyüme açısından avantajlı olduğunu düşünüyor ve ekliyor: “Kapsamlı müşteri tabanları ve kurumsal ilişkilerle müşterilere fiziksel temas kurmada da güçlüler. Çapraz satış stratejileri ve mevcut kurumsal müşterilerle olan köklü ilişkiler sayesinde kârlılıklarını daha kolay artırabilirler.” Dünyada dijital bankaların şu ana kadar önceliğinin bankanın değerlemesiyle içeri yeni yatırımcı alma ve buna bağlı olarak müşteri kazanımı olduğunu söyleyen EY Türkiye Finansal Hizmetler Sektör Lideri ve Şirket Ortağı Levent Atakan, bazı araştırmalarda müşteri başına 10 dolar zarar ettiklerine de dikkat çekiyor. Atakan, “Kârlılığa geçmek, tamamen uygulanacak strateji ve dijital bankanın konumlanmasıyla ilgili. Ancak bu sürecin de 3 yıldan az olmayacağını beklemek yanlış olmaz” diyor. 

PAY ALMA YARIŞI 

BDDK’nın dijital banka lisansları konusunda seçici bir yaklaşım benimsemesi, yakın dönemde sektöre çok sayıda yeni oyuncunun giremeyeceğini düşündürüyor. “Dijital bankacılığın Türkiye’deki etkisi, oyuncuların sunduğu hizmet kalitesi ve müşterilere sağladığı faydayla bağlantılı olacak” diyen TOM Bank Kurucusu ve CEO’su Onur Özkan, önümüzdeki 3 yıl içinde dijital bankaların sayısının 5’i geçmeyeceğini öngörüyor. Aktif Bank Genel Müdürü Ayşegül Adaca da “Türkiye’de dijital bankalar 2040 yılına kadar bireysel bankacılık hacminde toplam pazar payında yüzde 10’un üzerini hedefleyebilir” diyor. Alternatif Bank Genel Müdürü Ozan Kırmızı’ya göre ise 2030’da dijital bankaların Türkiye’deki pazar payının yüzde 15-20 bandına ulaşması bekleniyor. Kırmızı, “Bu büyümenin temel itici gücünü bireysel bankacılık, özellikle tasarruf ürünleri ve mikro krediler ve KOBİ bankacılığı gibi dinamik alanlar oluşturacak” yorumunda bulunuyor. DenizBank iştiraki NEOHUB Genel Müdürü Gürhan Çam, küresel dijital bankacılık platformları pazarının 2030’a kadar 13,2 milyar dolar büyüklüğü ulaşmasının beklendiğini ve Türkiye’de de alanın yüzde 15-20 pazar payına ulaşabileceğini belirtiyor.


“453 DİJİTAL BANKANIN 23’Ü KÂRLI”
EMİR PANDIR BOSTON CONSULTING GROUP (BCG) YÖNETİCİ ORTAK

REKOR BÜYÜME 
“Prodence, Profits and Growth” araştırmamıza göre 2021- 2023 döneminde “challenger” bankalar cirolarını yüzde 78 artırdı. Aynı dönemde küresel fintek sektörünün ortalama büyüme oranı yüzde 14’te kaldı. 2022-2023 arasında faiz oranlarındaki artış, neobankaların maliyetlerini artırmadan yeni müşteriler kazanmasını sağladı ve bu, gelir büyümesine önemli katkı yaptı. Bu dönemde Monzo’nun cirosu yıllık yüzde 230, Starling Bank’ın cirosu ise yüzde 109 oranında büyüdü. Monzo, N26, Chime, SoFi, bunq ve TymeBank gibi önde gelen neobankalar son iki yılda operasyonel kârlılığa ulaştı.

KÂRDA ZORLANIYORLAR Dijital bankalar masraf anlamında verimli olduğundan çok daha hızlı büyüyebiliyor. 50-60 milyon kullanıcı sayısına ulaşmak Barclays’in 334, BNP Paribas’ın 176 yılını almışken Revolut bu sayıya 9 yılda ulaştı. “Fintek Kontrol Kulesi” aracımıza göre geçen yıl dünyada 453 dijital banka tespit ettik. Bu bankalardan sadece 23’ü yani yüzde 5’i operasyonel kârlılığa ulaşabildi. Bunların önemli kısmı da şartların daha elverişli olduğu Asya Pasifik’te. Neobankaların kârlılıkta zorlanmalarının ana sebebi, çoğunlukla işlem başına düşük gelir getiren segmentleri hedeflemeleri. Bu tip müşterilerden kâr etmek için ciddi işlem hacmiyle geniş müşteri tabanı gerekiyor. Neobank’ların ortalama 5-10 yıl içinde kâra geçtiklerini görüyoruz. Starling Bank ve TymeBank 5 yıl, Nubank ve Monzo da 9 yılda kâra geçti. İleride bu sürelerde azalma görebiliriz. Yeteri kadar sermaye bulamayan neobankalar, agresif büyüme yerine operasyonel kârlılığı önceliklendirebilir.



“REKABET MÜŞTERİ DENEYİMİNDE YOĞUNLAŞACAK”
SEZGİN LÜLE TÜRKİYE İŞ BANKASI GMY

HIZLA BENİMSENDİLER
Teknolojiyi etkin kullanarak iş süreçlerini kolaylaştıran, operasyonel maliyetleri azaltan ve mobil uygulamalar aracılığıyla kesintisiz kullanıcı deneyimi sunan dijital bankaların, özellikle teknolojiye yatkın bireyleri hedefleyerek daha hızlı, erişilebilir ve şeffaf bankacılık anlayışını benimsediklerini görüyoruz. Dijital bankalar İngiltere, Avrupa, Asya ve Güney Amerika’da hızlı büyüme sergileyerek yıllardır hizmet veren birçok geleneksel bankanın ulaşamadığı değerlemelere ulaştı. Geleneksel bankacılık hizmetlerine alternatif olarak gelişen neobankalar, müşteri odaklı, esnek finansal çözümleriyle kullanıcıların beklentilerine daha iyi yanıt vererek bu bölgelerde büyük hızla benimsendi.

HİZMET ÇEŞİTLİLİĞİ Ancak bu örneklerden farklı olarak ülkemizde geleneksel bankaların gelişen teknolojileri hızla entegre edip müşterilerin hayatında değer yaratan inovatif ürün ve hizmetleri sunarak birçok ilke imza attıklarını ve dijital kanallardan sunulan hizmetlerin global arenada örnek gösterilecek seviyede olduğunu görüyoruz. Bu kapsamda aslında “konvansiyonel” olarak ifade ettiğimiz bankalar ileri seviyede dijitalleşmiş olduğundan dijital bankalarla rekabetin; belirli bir ürün ya da hizmet özelinde değil, bir bütün olarak müşteri deneyiminde yoğunlaşacağını düşünüyorum.



DOĞUŞTAN DİJİTAL OLMANIN AVANTAJLARI
DENİZ DEVRİM CENGİZ COLENDIBANK KURUCU ORTAK VE CEO

KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ ÇÖZÜM
Doğuştan dijital olan ve fintekten doğan ColendiBank, en temelden dijital bir yapıya sahip olduğu için tüm süreçlerini dijital dünyanın gerekliliklerine göre sıfırdan tasarlıyor. Bu sayede, hız, esneklik, kapsayıcılık ve akıcı müşteri deneyimi gibi konularda önemli avantajlara sahibiz. Yapay zeka ve büyük veri kullanımı sayesinde, fintek çözümlerindeki deneyimle kişiselleştirilmiş finansal çözümler sunmada güçlü kaslarımız var. Dijital bankaların ‘verimlilik’te önemli avantajları var. Öncelikli hedefimiz, verimlilik rakamlarında Türk mevduat bankaları arasında en iyi seviyeye ulaşmak.

“KAPSAYICI OLACAĞIZ” 
Türkiye’de dijital bankacılık çok hızlı büyüyor. TBB’nin verilerine göre Eylül 2024 itibarıyla toplam aktif dijital bankacılık müşteri sayısı 117,3 milyon kişiye ulaştı. Şu an hedefimiz partner müşteri tabanına bankacılık hizmetini sunmak. Odağımız mevcut pazarı paylaşmak değil, kendi payımızı yaratmak. Hem mevduat bankası olarak hem genel kullanım kolaylığı, hızı, akıcılığı ve dijital altyapının desteğiyle kendi alanımızı yaratacağız. Kapsayıcılık olmazsa olmaz ilkelerimizden. Skorlama sistemimizle daha önce kredi kullanmamış, kredi kayıtta skorlanmamış kişileri hedefliyoruz. Ayrıca gömülü finans, mikro kredi, hızlı dijital kayıt süreçleri, kişiselleştirilmiş finansal yönetim araçlarında avantajlı konumdayız.



Türkiye ve dünya ekonomisine yön veren gelişmeleri yorulmadan takip edebilmek için her yeni güne haber bültenimiz “Sabah Kahvesi” ile başlamak ister misiniz?


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz