7 Bin Firmaya Kredi Vereceğiz

Türk Eximbank Genel Müdürü Ahmet Kılıçoğlu, yeni döneme hızlı hazırlandıklarını söylüyor. Son 17 yılda ihracat 72 milyar dolarlık kredi desteği verdiklerini, bunu gelecekte daha da artıracaklarına ...

1.09.2004 03:00:000
Paylaş Tweet Paylaş

hedTürk Eximbank Genel Müdürü Ahmet Kılıçoğlu, yeni döneme hızlı hazırlandıklarını söylüyor. Son 17 yılda ihracat 72 milyar dolarlık kredi desteği verdiklerini, bunu gelecekte daha da artıracaklarına dikkat çekiyor. “Yılda 3 bin 200 ihracatçıya 3 milyar dolar nakdi kredi kullandırdık. Bunlar ihracatın yüzde 60’ını yapıyor” diye konuşuyor. Ardından da “Türkiye’de 30 bin iharcatçı var. Ancak, 27 binin sadece adı ihracatçı. Biz hepsine yetişemeyiz. Buna rağmen kredi verdiğimiz firma sayısını 7 bine çıkaracağız” diyor.
 
“7 BİN FİRMAYA KREDİ VERECEĞİZ”
 
Kredi ve sigorta-garanti programları ile ihracatçılardan, yurt dışında faaliyet gösteren müteahhit ve yatırımcılara, nakliyecilere ve turizmcilere kadar çok geniş bir yelpazede hizmet veren Eximbank yeni döneme hazırlanıyor. Makro ekonomik gelişmeleri yakından izleyen ve buna göre hazırlık yapan Eximbank Genel Müdürü Ahmek Kılıçoğlu, kısa vadeli kredilerin yanında, daha uzun vadeli ve daha fazla risk taşıyan büyük montanlı projelere kadar her türlü koşul için bankanın hazırlıklı olduğunu söylüyor.

İhracatçılara ve yurt dışında faaliyet gösteren yatırımcı ve müteahhitlere sağladığı desteği artırmak için sadece kamu fonlarını değil, kendi sağladığı kaynakları da kullanan Eximbank son 17 yıl içinde ihracat sektörüne 40 milyar dolar kredi; 32 milyar dolar da sigorta-garanti olmak üzere toplam 72 milyar dolar destek sağladı. 2004 yılı programında sektöre yaklaşık 3.8 milyar doları nakdi kredi ve 3.8 milyar doları sigorta ve garanti olmak üzere toplam 7.6 milyar dolarlık destek sağlamayı hedefliyor.

Eximbank Genel Müdürü Kılıçoğlu, son ekonomik gelişmelerle birlikte banka faaliyetlerini ve amaçlarını Capital’e anlattı:

*Eximbank’ın Türk Bankacılık Sistemi’ndeki yerini nasıl tanımlıyorsunuz?
Eximbank’a dışarıdan baktığımız zaman, kurum olarak burası iyi bir yer diyebiliriz. Bu tespitin nedeni şu: Türk ekonomisinin özellikle son 5-6 yılına baktığınızda, 1998’deki Asya kriziyle başlarsak, deprem, 2000’in başında, döviz çıpasıyla birlikte çok iddialı bir IMF programı, sonra kasımda yer sarsıntıları, şubatta Cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik krizini yaşadık. Bütün bu süreçte Eximbank, bir çizgide ve belli bir standartta hizmet vermeye devam etmiş.

Eximbank, 2003’de çok iyi de, 2004 yılında dökülmemiş. Böyle bir iklimde bu çok önemli diye düşünüyorum. Eximbank, kurulduğu 1987 yılından bu yana, belli bir çizgide geliyor. Tabii ki, eksiği gediği tabii ki var. Şöyle de zor, paradoksal bir şey yapıyor Eximbank, hem bu iklimde, uygun koşullarda destek sağlamaya çalışıyor. Hem de yurt dışından ciddi kaynak bulması gerekiyor. Bunu yapmanın yolu da, buranın finansal güvenilirliğini bozmamaktan geçiyor. Yurt dışına tahvil ihracına çıktığımızda, hemen sizin bilançolarınıza bakılıyor. Bilançoda dökülüyorsan, hiçbir şansın yok.

Onun için bu ikilemi başarılı bir şekilde götürüyoruz. Faiz 3000’e çıktığı zaman bu banka yüzde 50 ile kredi vermeye devam ediyordu. Bir tane krediyi geri çağırmadı. Tahsil edilmeyen kredi oranı hala yüzde 1 dolayında. Bu belli bir sistem sayesinde oluyor. Bu finansal sektörün çok fazla gelişmemesi, bankacılık sektörünün olanaklarını iç borcun finansmanına yönlendirmesi.

*Ekonomik iyileşme sürerse, nasıl bir işlev değişikliği öngörüyorsunuz?
Bankacılık sektörünün aktifleri içerisinde kredilerin payı, yüzde 29. Diğer ülkelere bakıldığında bu rakamlar çok az. Bankacılık sisteminin aktif büyüklüğü 190 milyar. Rakamı yuvarlayıp, 200 milyar dolar olduğunu varsaysak, yüzde 30’u, 60 milyar dolar eder. Birtakım sıkıntılı kredilerin miktarı 10 milyar desek, 50 milyar dolar kalıyor. Bunun da yüzde 30’u tüketici kredileridir. Kısaca, reel sektöre verilen 35-40 milyar dolarlık bir kredi tutarıyla, 300 milyar dolarlık bir ekonomiyi çevirmeye çalışıyorsun.
Ekonomide böyle bir sıkıntı var. Bu arada Eximbank’da elinden geldiği kadar, kredi vermeye çalışıyor. Bankanın bir de en tepedeki asli görevi var; döviz kazandırıcı faaliyetlerin teşviki. Bir de yurt dışında yeni pazar kazanmaya yönelik ülke kredileri var. Ancak, öbür taraftan fırsat bulduğumuz ölçüde bunu yapabiliyoruz. Bankacılık sektörü ve makro ekonomik çerçeve iyileştikçe Eximbank’ın işletme kredisi verme, işlevi kesilecektir. Hem bankalar ellerindeki fonu bir yere plase etmek isteyeceklerdir. İhracattan iyi de bir sektör yok. Biz de o zaman Amerikan Eximbank gibi daha orta ve uzun vadeli işler yapacağız.

*İhracatçı sayısını göz önüne alınca kredilendirme oranınız az görünüyor?
Son 5 yılda, ortalama yılda 3 bin 200 firmaya kredi vermişiz. Bizi eleştiriyorlar, 30 bin tane ihracatçı var, bu rakam az. Türkiye’de 30 bin ihracatçı var. Bunun yüzde 11’i, ihracatın yüzde 85’ini yapıyor. Aslında, 3 bin 300 tane firma, Türkiye ihracatını yapıyor. Kalan 27 bin tanesi de ihracat yapıyor ama, ne katma değer açısından ne miktar açısından, diğerleri kadar büyük değiller.

Kredi verdiğimiz firma sayısını artırmaya itirazım yok. Ama benim kurumuma baktığınız zaman, bizim kredi verdiğimiz firmalarla, Türkiye’nin ihracatının büyük bölümünü gerçekleştiren, bu 3 bin 300 firmanın yüzde 80’i aynıdır. Yılda ortalama 3 bin 200 firma, 3 milyar dolar nakdi kredi almış. Bu kadar nakdi kredi alan, bu 3bin 200 firmanın toplam ihracatı, Türkiye ihracatının yüzde 55-60’ını buluyor.

Eximbank’ın müşteri kitlesi doğru ve sektörle iç içe geçmiş durumdadır. Finansman meselesine tekrar dönersek, bankaların krediye ayırdığı payın yüzde 29 olduğundan bahsetmiştik, kamu bankalarıyla karşılaştırdığımızda, şöyle bir tablo ortaya çıkıyor: Ziraat’ın aktif büyüklüğü 52 katrilyon lira, Halk Bankası’nın 20 katrilyon lira. Bunların verdiği kredilerin miktarı sırasıyla, 6,5 ve  3.1 katrilyon liradır. Halk Bankası’nın aktif büyüklüğü Exim’in 5 mislidir. Bizim verdiğimiz kredi miktarı 5,1 katrilyon liradır.Aktiflerimizin yüzde 80’i kredilerdedir.

*Bankacılık sektörüyle karşılaştırıldığında KOBİ kredileri nasıl?
Bankacılık sektörünün KOBİ’lere verdiği kredi payı yüzde 3,5. Eximbank, KOBİ’lere kredi vermiyor demek, biraz insafsızlık olur. Kredi verdiğimiz yüzde 41’in içindekiler gerçekten KOBİ mi, bu tartışılabilir. İkincisi, bu oranın dışında kalıp, dolaylı  olarak benim verdiğim krediden yararlanan firmalar var.

Rakamlara iyi bakmak lazım. Türkiye’de 30 bin ihracatçı var deniyor. Ancak, 27 bin tanesinin adı ihracatçı. Kredi verdiğimiz firma sayısını 7 bine çıkarmayı biz de istiyoruz. Buna hiçbir itirazımız yok. Bunun dışında bu çerçeve içerisinde, ilk önce yaptığımız iyi şeyleri muhafaza etmek ve o istikrarı sürdürmek istiyoruz.

Üzerine ihtiyaca göre, yeni bir şeyler yapmak ve imkanları artırmak istiyoruz. Ama şapkadan tavşan çıkaracağım diye, her hafta ortaya dökülüp, sansasyonel işler yapmak, sonradan da olmadı demek istemiyoruz. İnsanları boşuna ümitlendirmemek lazım. Bunu da çok iyi anlattığımızı düşünmüyorum. Bunun nedeni, biraz kamu kurumu olmamızdan kaynaklanıyor.  İkincisi de, mevduat toplamayan bir banka olduğumuzdan, kamuoyunun önüne, reklamlarla falan çıkmıyoruz.

*Yeni yasa hazırlığıyla programlarda önemli değişiklikler olacak mı?
Yeni yasayla politik risk ülke kredileri mekanizması daha sağlam bir zemine oturtulabilir. Şimdiki uygulamada yıllık programı hazırlıyoruz, politik risklerde uğranılan zararların Hazine’den alınması dolayısıyla politik riskleri her yıl eylül ayında Hazine’ye bildiriyoruz. Aslında diyorlar ki bankanın 900 milyon dolar politik risk zararı var bu zarar değil, potansiyel risk anlamını taşıyor. Kanun gereği her şeyi Hazine’ye soruyoruz. Halbuki bankanın tüm kredileri Kredilendirme Yönlendirme Kurulu’nca onaylanıyor ve bu kurulda tüm ekonomik birimlerin müsteşarları yer alıyor. Kredilerin onayıyla ilgili bazı ayrımlar yapılabilir yeni tasarıda.

*Yeni dönem için hazırlıklarınız neler?
Bankanın finansman yapısına zarar vermeyecek her türlü uygulamaya biz hazırız. Bizim geri dönmeyen kredilerimiz yüzde 1’in altında. Bu açıdan da çok sağlam bir yapı var bankada. Ekonomideki iyileşme süreci ilkesel olarak Eximbank’ın daha uzun vadeli hareket etmesine yol açacak ama bir o kadar da zorluk yüklüyor. Faizlerin yüksek olduğu dönemde  Eximbank’ın faizleriyle diğer bankalar arasındaki faizler arasında marj yüksek olduğu için herkesten talep geliyor. Tersi durumda ise Exibank’ın faizlerinin cazibesi de azalıyor. Bir de tabii diğer bankaların ticari banka olmaktan kaynaklanan bir sürü avantajları oluyor. Ama ekonomik iyileşme sürdüğünde bizim yeni programlar dizayn etmemiz, daha uzun vadeli hareket etmemiz, daha fazla risk almamız son derece normal. Ekonomik gelişmelere göre biz ne yapacağımızı iyi biliyoruz, her türlü gelişme alternatifine karşı hazırlıklıyız. Belki önümüzdeki dönemde çok firmaya değil de 500 firmaya kredi kullandırılacak ama bu 500 işlem de Eximbank olmazsa olmayacak işler olacak. Sonuç olarak kısa vadeli finansmanın yanı sıra diğer programları da uygulamaya hazırız.

Nurhan Yönezer-Aslı Işık
Fotoğraflar: Bülent Ercan

“EXIMBANK NE KADAR KREDİ VERDİ?”

*Bize Eximbank’ın son faaliyet sonuçları hakkında bilgi verir misiniz?
İhracatçılara kullandırılan kısa vadeli ihracat kredileri 1 Ocak-11 Ağustos 2004 döneminde geçen yılın aynı dönemine göre dolar bazında yüzde 13 oranında artarak 1.994 milyon dolar (2.796 trilyon lira)’a ulaştı. Bu kredilerin yüzde 41’i 811 milyon dolar (1.139 trilyon lira)’sı KOBİ’lere kullandırıldı. Kısa vadeli kredi programlardan yararlanan firma sayısı bu dönemde yüzde 15 artarak, 2 bin 572’ye yükseldi. Bu firmaların yüzde 69’u KOBİ niteliğinde. İhracat sigortası programları ile ihracatçı ve yurt dışında faaliyet gösteren yatırımcıların politik ve ticari risklerden arındırılmış bir ortamda çalışmasına da olanak sağlayan Eximbank, 1 Ocak- 31 Temmuz 2004 döneminde Kısa Vadeli İhracat Kredi Sigortası programı kapsamında sigortalanan sevkiyat tutarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 22 artarak yaklaşık 1.9 milyar dolar oldu. Sigorta faaliyetleri çerçevesinde 89 bin yabancı firmanın kayıtlarını içeren bir “Bilgi Bankası” oluşturuldu. Ayrıca yurt dışında faaliyet gösteren müteahhitlere de destek sağlayan bankanın Ülke Kredi-Garanti Programları da var. Bu program çerçevesinde 1989 yılından itibaren başta Rusya ve Orta Asya Türk Cumhuriyetleri olmak üzere toplam 21 ülkeye 2.2 milyar dolar kredi kullandırıldı. Bu kapsamda 1.9 milyar dolar tahsilat gerçekleştirildi. Açılan Türk Eximbank kredilerinin sağladığı imkanlarla bu bölgelerde Türk  müteahhit ve yatırımcılarının üstlendiği iş miktarının 40 milyar dolara ulaştığı tahmin ediliyor. Bu faaliyetlerle birlikte 1 Ocak-11 Ağustos 2004 döneminde Türk Eximbank’ın ihracat sektörüne sağladığı toplam destek yaklaşık 3.9 milyar dolara çıktı.
Türk Eximbank, uluslararası piyasalardan, kredibilitesi ve sağlam mali yapısı sayesinde borçlanabiliyor. Bu çerçevede Temmuz 2004’de Bayersiche Landesbank, ABN Amro, Standard Bank London, Bank Of Tokyo-Mitsubishi, West LB mitedliğinde toplam 41 bankanın katılımıyla 200 milyon dolar tutarında bir sendikasyon kredisi sağladı.

YENİ PAZARLAR STRATEJİSİNİN İÇYÜZÜ

Yeni pazarlar için nasıl bir çalışma içindesiniz?
Ülke kredisi dediğimiz, işlevimize, dönmemiz lazım. Çünkü, yeni pazar bulma ihtiyacı var. Mevcut pazarlarda güç artırmak lazım. 1992’de Eximbank, yeni Orta Asya ülkelerine gittiğinde, diğer ihracat kreditörlerinin çoğu, bu ülkelerin yerlerini bilmiyorlardı. Aradan 10-12 sene geçti, bu ülkelerin hepsi kendi çapında büyüdüler. Doğal zenginlikleri olduğu içinde en azından herkes o potansiyelin farkına vardı.
Bankacılık sektörleri büyüdü, yeni firmalar açıldı ama rekabet de çok büyüdü. Biz “X” ülkesine eskiden 100 milyon dolar krediyle gittiğimizde, 1992’de beni Cumhurbaşkanları karşılıyordu. Şimdi, gitsen, danışmanını göremezsin. Biz oralarda, belli yerlerde tutunmuş vaziyetteyiz. Bu fırsatı kaçırmamamız lazım. İlk girmenin getirdiği avantaj var artı bir de kültürel benzerliklerimiz bize avantaj sağlıyor.

*Bu avantajın şu konjonktürde nasıl kullanılması gerekiyor?
Bunun topyekün bir devlet politikası olması gerekiyor. Bir zamanlar başbakanların bu yeni pazarlara gitmesi eleştirildi ama doğru olduğu sonradan anlaşıldı. 1994 krizinde Türkiye battı denildi ama bu pazarlardan gelen dövizlerle hiçbir şey olmadı.

Aslında Rusya Federasyonu, buradan ayrılan yeni ülkeler, Kuzey Afrika, Cezayir, Libya , İran, Irak, Bulgaristan, Romanya çok büyük bir coğrafya. Orta Asya’da öyle ülkeler var ki 200 milyon dolar kredi vermişiz ama karşılığında 4 milyar dolar iş yapılmış. Diyelim ki 5 ülke tespit edilse ve 1 milyar dolarlık orta-uzun vadeli kredi paketi sağlansa, Başbakan, diğer ekonomik kurumlar beraber hareket etse, 10 milyar dolarlık iş hacmine ulaşılır, bu hacim kısa bir süre sonra kendiliğinden 30 milyar dolar olur. Ama bütün ekonomik kurumların aynı şeyi düşünmesi lazım aksi taktirde kopukluk oluyor.

EXIMBANK’IN YENİ DÜZENLEMELERİ

Hükümet programındaki ve Acil Eylem planı’ndaki hedefler ve ihracatçı talepleriyle bu yıl yeni düzenlemelere giden Eximbank’ın bu düzenlemeleri şöyle:

*Kredi faiz oranları 2003 yılından bugüne kadar toplam 29 puan düşürüldü. Mevcut faiz oranları, TL kredilerinde yüzde 12-22, döviz kredilerinde ise libor artı yüzde 0.25 artı yüzde 3 aralığında.

*Kısa vadeli ihracat kredilerinin vadeleri 6 aydan 1 yıla yükseltildi.

*KOBİ’lerin kredi imkanlarından daha çok ve daha uygun koşullardan yararlanmaları için kredi ana para ve faiz tutarlarının yüzde 50’si oranında teminat alınmasını öngören 1 yıl vadeli KOBİ İhracat Hazırlık Kredisi programı yürürlüğe konuldu. Bu program en düşük faizli Eximbank kredisi özelliğini taşıyor.

*Kısa vareli ihracat kredilerinde kredi teminat oranları aşağıya çekildi ve kredibilite tespitine ilişkin olarak banka tarafından aranan mali-etik kriterler revize edilerek bu imkandan daha fazla firmanın yararlanması mümkün kılındı.

*Gümrük Müsteşarlığı tarafından uygulanan Onaylanmış Kişi Statü Belgesi’ni taşıyan firmalara başka bir belgeye gerek kalmadan indirimli teminat oranları uygulanmaya başlandı.

*Dış Ticaret Şirketleri Kısa Vadeli İhracat Kredi Programı kapsamında kullandırılan kredilerde belli performans kriterlerini yerine getiren firmalara uygulanan teminat indirim prosedürü ve uygulama koşulları ihracatçılar lehine düzenlendi.

*Uluslararası Nakliyat Pazarlara Kredisi’nin kapsamı genişletilerek, kara ve denizyolu taşımacılığının yanı sıra havayolu taşımacılığı da kredilendirilmeye başlandı.

*Gemi İnşa ve İhracına Yönelik Teminat Mektubu Programı kapsamında 2003 yılında yapılan düzenlemeler sektöre nakdi olarak kullandırılan kredilere yansıtıldı.

*Müteahhit hizmetlerinin sigorta programlarıyla desteklenmesi için Yurtdışı Müteahhitlik Hizmetleri Teminat mektuplarının Haksız Nakde Çevrilme Sigorta Programı uygulamaya başlandı.

*Kısa Vadeli İhracat Kredi Sigortası uygulaması kapsamında sevk öncesi döneme ilişkin ticari veya politik risklerin de sigorta teminatı altına alınması için Sevk Öncesi Dönem İhracat Kredi Sigortası Programı uygulamalarında Ülke Şartları ve Prim Oranları iyileştirildi.

*Tazminat  ödemelerinde KOBİ’ler lehine önemli düzenlemeler yapıldı.

*Daha geniş ihracatçı kitlesine ulaşılması amacıyla gelişmiş sanayi altyapısına sahip olan ve ihracat potansiyeli yüksek görülen Denizli ve Kayseri illerinde Türk Eximbank İrtibat Büroları faaliyete geçirildi, Gaziantep Bürosu ise faaliyete geçme aşamasında.

Türkiye ve dünya ekonomisine yön veren gelişmeleri yorulmadan takip edebilmek için her yeni güne haber bültenimiz “Sabah Kahvesi” ile başlamak ister misiniz?


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz