Az Şubeli Bankacılık

Bankalar, bir dönem daha fazla şube, daha fazla müşteri hedefine odaklanmıştı. Özellikle de 1995’den sonra... Şube olacak mekanları kapmak için büyük bir yarış yapılıyor, müdür transferleri için bi...

1.08.2001 03:00:000
Paylaş Tweet Paylaş

Bankalar, bir dönem daha fazla şube, daha fazla müşteri hedefine odaklanmıştı. Özellikle de 1995’den sonra... Şube olacak mekanları kapmak için büyük bir yarış yapılıyor, müdür transferleri için binlerce dolar harcanıyordu. Ancak, son 1 yılda her şey değişti. Sektördeki yeniden yapılanma ve azalan banka sayısı, şube konusundaki paradigmayı da değiştirdi. Bankalar “daha çok şube” tutkusundan vazgeçiyor. Ortaya çıkan istatistikler de bunu açıkça gösteriyor... Uzmanlar, trendin bir süre daha korunacağı görüşünde...

Capital okuyucuları hatırlayacaklardır. Bundan tam bir yıl önce bankaların artan alternatif dağıtım kanallarına rağmen “şubemden vazgeçmem” diyerek şube sayısını her geçen gün biraz daha artırdığını yazmıştık. Alternatif dağıtım kanallarının birbiri ardına müşterilerin hizmetine sunulmasının ardından, müşteriyle ilişkilerde bankaların en önemli unsurunu oluşturan şubelerin gelecekte nasıl konumlanacağı son yıllarda sektörün en önemli tartışma konuları arasında girmişti. Ancak sektör yetkilileri, alternatif dağıtım kanalları ne kadar çoğalırsa çoğalsın, yine de şubelerden vazgeçmeyeceklerini belirterek adeta ortak bir tavır sergilemişti.

Tabii o dönemde hiç kimse kasımdaki likidite krizini ya da şubat ayındaki devalüasyonu tahmin etmiyordu. Ancak art arda yaşanan iki kriz bankaların da hesaplarını yeniden gözden geçirmesine neden oldu. Bir taraftan pazar paylarını korumaya çalışan bankalar, diğer taraftan da maliyetlerini aşağı çekmek için hemen her yolu denemeye başladı. Bu önlemlerin başında da alternatif dağıtım kanallarına göre maliyeti oldukça yüksek olan şubelerin kapatılması geldi. Yani başka bir deyişle bankalar şubelerinden vazgeçmek zorunda kaldı. Buna da geçen yıllarda hızla şubeleşmeye gidilen illerden başladılar. 

Kriz şubeyi vuruyor

Aslına bakılırsa, 1994 yılında da aynı trend izlenmişti. Yani devalüasyonun ardından küçülmek zorunda kalan bankalar, işe yine şube kapatarak başlamışlardı. 1994 yılına 6 bin 211 şubeyle giren sektör, krizin ardından hızla küçüldü. Bankalar Birliği verilerine göre, kriz nedeniyle 125 şube kapatıldı ve 1995 yılına girerken, şube sayısı bin 86’e gerilediı. O dönemde de kapanmalar, ekonomik canlılığın iyice yavaşladığı ya da çok hızlı şubeleşme olan illerde yoğunlaşmıştı.

Ancak, 1994 krizinin etkilerini üzerinden atan bankalar, dış finansman musluklarının kapanmasıyla, tamamen iç kaynaklara yöneldi ve hızlı bir şekilde şubeleşme yoluna gitti. Nitekim rakamlardan da bunu izlemek mümkün. Bankalar Birliği verilerine göre, 1994 yılında 6 bin 86 olan şube sayısı, 2000 yılı sonu itibariyle 7 bin 764'e ulaştı.

Ancak, bankacılık sistemindeki bu kontrolsüz büyüme, çeşitli sorunları da beraberinde getirdi. Hatta yaşanan krizin bu kadar derinleşmesinin büyük ölçüde bankacılık sektöründeki sorunlardan kaynaklandığına artık kesin gözüyle bakılıyor. Bu nedenle de IMF ile imzalanan anlaşmada bankacılık sektöründeki rehabilitasyon şartı, ilk sıralarda yer aldı.

203 şube kapandı

İşte tüm bunlar bankacılık sektöründe yeniden yapılanmayı beraberinde getirdi. Yeniden yapılanma çerçevesinde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'ndaki (TMSF) banka sayısı 18’e yükseldi. Böylece yeniden yapılanma konusunda en ciddi adımlardan biri atılmış oldu.

Bunların yanı sıra, sektörün önde gelen bankaları da iş akışlarını yeniden gözden geçirmek zorunda kaldı. Maliyetlerde ciddi bir indirime gitmek zorunda kalan bankalar, işe önce şube ağlarını yenileyerek başladı. Büyük merkezlerdeki birbirine çok yakın şubeler birleştirildi ya da zarar edenler kapatıldı. Buna bir de fon kapsamındaki bankaların birleştirilmesi ve bazı bankaların tasfiyesi eklenince, yılbaşından bu yana kapanan şube sayısı 203'e yükseldi.

Büyük şehirlerde hızlı küçülme

Bankalar Birliği verilerine göre, 2001 yılı içinde kapanan şubelerin yarısından fazlası Marmara Bölgesi'nde bulunuyordu. Bu bölgede ilk 7 ayda 104 şube kapatıldı. En çok hasarı da 2001 yılına 2 bin 214 şubeyle giren İstanbul gördü. Çünkü, bu ildeki şube sayısı 87 adet azaldı.

Sektör yetkilileri, İstanbul’da, özellikle Suriçi’nde yer alan şubelerin civardaki tekstil ve deri tesislerinin taşınması nedeniyle kapandığını söylüyor.

İzmir’de ise 2001 yılında 24 şube kapandı ve şube sayısı 589’a geriledi. Ankara’da ise ilk 7 ayda kapanan şube sayısı ise 15.

İş Bankası Operasyon Müdürü Mete Uğurlu, "Artan rekabet nedeniyle bankalar pazardan pay kapmak için birbirine çok yakın şubeler açmaya başladı. Krizlerin ardından ise sektördeki tüm bankalar bu yakın şubeleri birleştirmeye başladı. Bu olumsuz bir gelişme olarak algılanmamalı, çünkü tamamen rasyonalizmle ilgili" yorumunu yapıyor.

Karadeniz’de hareket yok

1994 krizinden sonra en çok şubenin kapandığı Karadeniz Bölgesi’nde, bu yıl toplam altı şube kapandı. Bankalar Birliği verilerine göre, Samsun’da 3, Zonguldak’ta 2, Trabzon da ise 1 şube iş yaşamına veda etti. Bu operasyondan sonra, şube sayıları Samsun’da 92’ye, Zonguldak’ta 68’e ve Trabzon’da 89’a geriledi.

Karadeniz Bölgesi’nde ticaretin bir türlü istenilen düzeye ulaşmadığını belirten sektör yetkilileri, "1994 öncesinde Karadeniz ekonomisi oldukça canlıydı. Bu nedenle o bölgedeki şubeleşme bir anda arttı. Ancak, son zamanlarda Karadeniz ekonomisinin hep yerinde saydığı görülüyor. Bu nedenle,1994 sonrasında bankalar bu bölgede fazla şube açmadı. Dolayısıyla, piyasa zaten küçük olduğu için fazla bir değişiklik olmadı" yorumunu yapıyor.

Bankalar Şırnak’tan vazgeçmiyor

Ekonomik aktivitenin yok denecek kadar az olduğu Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde ise toplam dört şube kapandı. 2001 yılına toplam 61 şubeyle giren Diyarbakır’da, bankalardaki yeniden yapılanma çerçevesinde 2 şube devre dışı bırakıldı.

Yine diğer illere göre ekonomik aktivitenin daha fazla olduğu Şanlıurfa’da da 2 şube kapatıldı ve sayı 48’e geriledi. Habur Sınır Kapısı nedeniyle son yıllarda özellikle orta ölçekli bankaların ilgisini çekmeye başlayan Şırnak'ta ise hali hazırda 18 şube faaliyet gösteriyor. Özellikle son yıllarda ciddi bir hareketlenme yaşanması Şırnak’ın cazibesini artıran en önemli nedenlerden biri.

Sanayideki şubeler kapanıyor

Türkiye’de sanayinin en önemli merkezlerinden biri olan Kocaeli de şube kapanmalarından nasibini aldı. Sanayideki hızlı gelişme nedeniyle, ardı ardına şube açılışlarına tanık olan Kocaleli’nde işler son 1 yılda tersine döndü. 2001 yılının ilk 7 ayında kapatılan şube sayısı, olumsuz gelişmeler nedeniyle 9 olarak hesaplandı. Kocaeli’nde şu anda 120 şube faaliyet gösteriyor. 

2001 yılına 149 şubeyle giren Konya’da ise ilk 7 ayda, 7 şube kapandı. Tekstilin merkezleri olarak görülen Bursa’da 3, Denizli’de 2, Gaziantep’te ise 5 şube, 11 Temmuz itibariyle tarihin tozlu sayfaları arasına girdi.

Bu arada 1998 yılında yaşanan deprem felaketleri de bankaların şube yapılanmalarını gözden geçirmelerine neden oldu. Depremlerin ardından bu bölgedeki şube sayılarında da ciddi düşüşler yaşandı. Örneğin Sakarya’da 1998 yılında 68 şube varken, depremlerin ardından bu sayı önce 60’a geriledi.

İş Bankası Organizasyon Müdürü Mete Uğurlu, “Depremden önce İş Bankası’nın Sakarya’da 6 şubesi vardı. Ancak depremin ardından Sakarya’daki şube sayımızı 3’e düşürdük. Depremi yaşayan diğer illerdeki şube sayımız da deprem öncesine göre azaldı. Çünkü, bu bölgedeki her şube aynı zamanda bir de deprem riski altında” diyor.

Ticari çekim merkezleri değişiyor

Şube kapanmalarında İstanbul'un ağırlık kazanmasını, ticari çekim merkezlerinin değişmesine bağlayan Pamukbank Genel Müdür Yardımcısı Hakan Binbaşgil konuyla ilgili şunları söylüyor:

"Piyasanın potansiyelini oluşturan firmaların farklı lokasyonlara taşınması da, şubelerin kapatılmasını gündeme getirdi. Özellikle İstanbul'da parçalanan piyasalar olduğunu görüyoruz. Bir kısım firmalar, eski piyasalarında kalmaya devam ederken, bir kısmı yeni lokasyonlara taşınıyor. Yaşanan krizlerle birlikte her iki piyasada da firma kapanmaları gündeme geldi. Böyle olunca da yeni piyasalarda şube açmak verimli olmadığı gibi, eski piyasalardaki şubelerin de verimliliği azaldı. Bu nedenle de şube kapanmaları yaşandı."

İstanbul’da şube yapılanmaları açısından olumsuza doğru bir trend yaşandığını belirten İş Bankası Organizasyon Müdürü Mete Uğurlu'nun,  "Ancak, ekonomi kıpırdar ve olumlu adımlar atılırsa, İstanbul’daki şube sayısı artar. Ama son gelişmelerle İstanbul göç veren bir şehir haline geldi. Böyle giderse şube sayısı azalmasa bile, artış olmasını beklememek lazım."

Bundan sonra ne olacak?

Aslında bundan sonra ne olacağı, ekonomik programa ne kadar uyulacağı ile bağlantılı. Çünkü, programdan bir sapma olması halinde, kriz derinleşerek devam edecek. Bu da şube kapatmaların hızlanmasına neden olacak.

Programa uyulur ve ekonomik aktiviteler tekrar canlanmaya başlarsa, en azından büyük şehirlerde, daha doğrusu ticaretin yoğun olduğu bölgelerde yeniden şubeler açılmaya başlanacak. Ancak, sektör yetkilileri, geçmiş yıllarda yaşanan hızlı şubeleşme döneminin artık sona erdiği konusunda birleşiyor. Yeniden yapılanmayla birlikte bankacılık sisteminin sağlıklı bir yapıya kavuşacağını belirten yetkililer, bankaların artık yatırım kararı alırken bir yerine beş kez düşüneceğini ifade ediyor.

Şubeler şehir merkezlerine kayacak

Birleşmeler nedeniyle piyasadaki aktif banka sayısının azaldığına dikkat çeken Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Fuat Erbil, bu bankaların şube sayısında artış olacağını söylüyor.  Erbil'in konu hakkındaki düşünceleri şöyle:

"Bu yıl içinde yeni şube açılmasını beklemiyorum. Ancak, piyasada kimlerin kalacağı, kimin ne yapacağı belli olacak. Bunun sonrasında da piyasada olup, özellikle bireysel bankacılığa yönelecek bankalarda şube sayısının artmasını bekliyorum. Özellikle şehir merkezlerinde veya yerleşim merkezlerindeki şubeler artacaktır. Dolayısıyla hareketin olduğu yerlerde, şubeleri göreceğiz. Bireysel bankacılık yoğun merkezlerde daha küçük ebatta daha çok şube olacak."

İş Bankası Organizasyon Müdürü Mete Uğurlu ise, önümüzdeki dönemde şubelerin ticari müşterilere özel satış pazarlama birimleri haline geleceğini söylüyor. Uğurlu, "Bundan sonra şubelerin çok olmaktan ziyade ulaşılabilir olması önemli olacak. Örneğin otoparklı ve kolay ulaşılabilir olması, şubenin getirisini artıracak" diyor.

Modül-uydu şube dönemi

Alternatifbank Genel Müdür Yardımcısı Mine Könüman ise, önümüzdeki dönemde müşteri yapısına, beklentilerine ve bankaların stratejilerine bağlı olarak şube yapılarının değişiklik göstereceğini söylüyor. Teknoloji destekli insansız şube modelleri ise birlikte daha optimum büyüklüklerde modül-uydu şubelerin sayısının artacağını belirten Könüman'ın konuyla ilgili görüşleri şöyle:

"Perakende bankacılıkta çok önem taşıyan müşteri temas ve satış  noktası şubeler daha rasyonel ve az maliyetli olarak çoğalacak. Şubelerin yanı sıra internet, telefon bankacılığı gibi diğer dağıtım kanalları da özellikle şube sayısının daha az olduğu ihtisas bankaları için destekleyici unsur olarak önem kazanacak. Sonuç olarak önümüzdeki 10-15 yıllık perspektif içinde fiziki temas noktaları olan şubelerin yine önemini koruyacağını, ancak optimum maliyet-getiri yapıları içinde farklılaşarak teknolojiye dayalı dağıtım kanalları ile destekli modellere dönüşeceklerini düşünüyorum."

“ŞUBE SAYISI DAHA DA AZALACAK”

Hayri Çulhacı / Akbank Genel Müdür Yardımcısı

Alternatif dağıtım kanallarının giderek yaygınlaştığını belirten Akbank Genel Müdür Yardımcısı Hayri Çulhacı, buna bağlı olarak önümüzdeki dönemde pek çok şubenin kapatılacağını söylüyor ve şu değerlendirmeleri yapıyor:

“Teknolojinin gelişmesiyle şube dışı bankacılık işlemleri artıyor. Böyle bir ortamda şubelerin iş güçleri azalıyor ve bunun sonucunda da şubeler kapatılıyor. Önümüzdeki dönemde fondaki bankaların birleştirilip satılması, kamu bankalarının yeniden yapılandırılıp özelleştirilmesi işlemleri esnasında daha pek çok banka şubesinin kapatılacağını düşünüyorum.

Ayrıcı, önümüzdeki dönemde şube dışı bankacılık işlemlerinin daha da önem kazanacağı ve kullanım sayılarının da artacağı kanısındayım. Şube dışı bankacılık alanında yeni ürünlerin de piyasaya sunulmasıyla, müşterilerin bankacılık işlemlerini şubeye gitmeden gerçekleştirme olanakları da artacak. Tüm bunlara rağmen bankalar şube bankacılığından vazgeçmeyecek, ancak şubelerini belli alanlarda uzmanlaştırma yoluna gitmeyi tercih edeceklerdir.”

BİR ŞUBENİN BANKAYA MALİYETİ NE KADARDIR?

Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Fuat Erbil, orta büyüklükte bir şubenin, bankaya olan maliyetini Capital için hesapladı:

"Banka şubesinin kurulma maliyeti, teknik teçhizat dahil olmak üzere metrekare başına 350-400 dolar civarında. Ortalama bir şubeyi 200-300 metrekare olarak ele alırsak, şubenin toplam kurulma maliyeti de 80-120 bin dolar arasında değişir. Bunun yanı sıra, bir de işletme giderleri var. Bireysel bankacılık yapan şubelerde yaklaşık 10-12 kişi çalışıyor. Bir kişinin yılık maliyetini ortalama 10 bin dolar olarak alırsak, bu da toplamda 100-120 bin dolar arasında bir rakama denk geliyor.

Buna bir de kirayı eklersek ki, bin dolarla 20 bin dolar arasında değişen rakamlar var,  tipik bir şube için bu rakamı ortalama 4-5 bin dolar diye düşünebiliriz. Bundan yola çıkarsak yıllık kira bedeli de 48-60 bin dolar arasında değişir. Bunların hepsini topladığımızda ortalama bir şubenin maliyetini bulabiliriz. Tabii ki, şu anda hesaplanamayan bankayla ilgili bir takım maliyetler de var.”


 

Türkiye ve dünya ekonomisine yön veren gelişmeleri yorulmadan takip edebilmek için her yeni güne haber bültenimiz “Sabah Kahvesi” ile başlamak ister misiniz?


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz