Devlerin Yeni Gözdesi

Sektör olarak bakıldığında geçmişi çok eski değil. Sadece 9 yıllık geçmişi var. İlk giren şirket ise Koç Grubu’ndan oldu. Ancak, sektörün cazibesi fark edilince, diğer gruplar da girmeye başladı. T...

1.10.2002 03:00:000
Paylaş Tweet Paylaş

Sektör olarak bakıldığında geçmişi çok eski değil. Sadece 9 yıllık geçmişi var. İlk giren şirket ise Koç Grubu’ndan oldu. Ancak, sektörün cazibesi fark edilince, diğer gruplar da girmeye başladı. Tam büyüme aşamasındayken, krizin darbesiyle sarsıldı, işlem hacmi bir miktar geriledi. Ancak, büyük grupların ilgisi devam ediyor. Şu anda 11 şirket var, yenilerinin de gireceği sanılıyor. Hedef, kriz sonrasındaki büyüme dönemine hazırlık...

 

Tam 9 yıl önce, 1993 yılında kurulan Koç Tüketici Finansman ve Kart Hizmetleri, Türkiye’de yeni bir dönemi de başlattı. Türkiye’nin “ilk” tüketici finansman şirketi olan Koç Tüketici’yi, bir süre sonra diğerleri izledi. İlk gelenler BSH-PEG ve Anadolu Cetelem oldu. Ancak, bu sektördeki şirketler, asıl çıkışı 1990’lı yılların sonunda yakaladılar.

 

1998 yılında sektöre Cankart, Benkar, Uzel ve Assan Tüketici Finansman katıldı. 2000 yılında ise ekonomide yaşanan büyüme tüketici finansman şirketlerine de yansıdı. Ulaşılan büyüklükler son derece sevindiriciydi. Bu dönemde de sektöre Sanko, Vokswagen-Doğuş, Koç-Fiat ve Daimler Chrysler girdi. Böylece şirket sayısı da 11’e yükseldi. 

 

Kriz olumsuz etkiledi

 

Yeni oyuncuların katılmasıyla birlikte sektör 2000 yılında asıl patlamayı gerçekleştirdi. 2000 yılındaki kredi işlem miktarı 10 katrilyon 244 trilyon 29 milyar 928 milyon liraya ulaştı. Ancak, 2001 yılında yaşanan krizin etkisiyle bu rakam 3.4 katrilyon liraya geriledi. 2002 yılının ilk 6 ayında sektörde gerçekleştirilen kredi işlemleri 519 trilyon 750 milyar 272 milyon lira oldu.

Koç Finans Genel Müdürü Kürşat Öçel, “Küçülme, özellikle otomotiv ve dayanıklı tüketim satışlarının durma noktasına gelmesinden kaynaklanıyor” diyor.

 

Sektör yetkililerine göre, tüketici finansman şirketlerinin verdiği kredi kartları aracılığıyla yapılan işlemler sektörü ayakta tutuyor. Çünkü, insanlar, zorunlu gereksinimlerini taksitlendirerek de olsa karşılama yoluna gidiyor.

 

Kriz nedeniyle büyük ölçekli kredi taleplerinin adeta durduğunu ifade eden bir şirketin üst düzey yöneticisi, kredi kartı ile yapılan işlemlerde ise artış yaşandığını söylüyor.

 

Alışveriş kartına ilgi çok

 

Tüketici Finansman Derneği’nin (TÜFİDER) verilerine göre, yılın ilk 6 ayında sektördeki işlemler kredi kartlarıyla yapılan işlemlerin ağırlığı dikkati çekiyor. 579 trilyon liralık kredinin 371.6 trilyon liralık kısmı taksitli alışveriş kartlarıyla yapılması da bunu gösteriyor.

 

Ancak, kriz öncesinde sektörün can damarını otomotiv sektörü oluşturuyordu. Sektör yetkililerinin verdiği bilgiye göre, 2000 yılında verilen kredilerin yüzde 50’ye yakınını otomotivden kaynaklanıyordu. Koç Finans Genel Müdürü Kürşat Öçel, sektördeki küçülmenin ağırlıklı olarak otomotiv satışlarının düşmesinden kaynaklandığını söylüyor.

 

2002 yılının ilk 6 ayında tüketici finansman şirketleri tarafından otomotiv sektörü için verilen kredilerin toplamı sadece 111.2 trilyon lirada kaldı. Dayanıklı tüketimin de içinde olduğu diğer gruba verilen kredi miktarı ise sadece 36.8 trilyon lira. Kürşat Öçel, dayanıklı tüketimde 2002 yılbaşından bu yana hafif hareketlenmeler başladığını söylüyor.

 

Ancak, bu hareketlenme henüz tüketici finansman şirketlerine yansımış değil. Çünkü, üreticilerin kampanyaları da bir hayli cazip. Bu nedenle tüketiciler de kredi kullanmak yerine, üreticilerin gerçekleştirdiği kampanyalardan yararlanıyor.

 

Sektör lideri Benkar

 

TÜFİDER’in ilk 6 aylık verilerine göre, Benkar krediler açısından bakıldığında sektörün lideri. Benkar, yılın ilk 6 ayında 1 milyon 309 bin 546 adet alışveriş kartı ile, toplam 358 trilyon 290 milyar 888 milyon liralık kredi vermiş. Benkar’ı 63 trilyon 168 milyar liralık kredi ile Koç Finans izliyor. Üçüncü sırada ise 43.4 trilyon liralık kredi ile Daimler Chrysler bulunuyor.

 

Aynı dönemde Doğuş’un kullandırdığı kredi miktarı 38.8 trilyon lira, Anadolu Cetelem’in verdiği  krediler toplamı 7 trilyon lira civarındayken, Cankart 298 bin 100 kredi kartı aracılığıyla 5.7 trilyon lira kredili işlem gerçekleştirdi. TÜFİDER’in verilerine göre, Uzel Finans ise aynı dönemde 3.3 trilyon liralık kredi kullandırdı.

 

Aslında aktif toplamlarına göre değerlendirme yapıldığında da ilk 4 sıranın değişmediği görülüyor. Sektörün ocak-haziran dönemindeki aktif toplamı 579 trilyon lira seviyesinde. Bu rakamdan en yüksek payı da 194.2 trilyon lira ile yine Benkar alıyor. Benkar’ı 111.1 trilyon lira ile Koç Finans izliyor. Daimler Chrysler’in aktif toplamı ise 98 trilyon 842 milyar 480 milyon lira. Doğuş’un aktif toplamı ise 98.1 trilyon. Onu 51.8 trilyon lira ile Koç-Fiat, 18.8 trilyon lira ile Anadolu Cetelem, 5.9 trilyon lira ile de Uzel Tüketici Finansman şirketleri izliyor.

 

<b>Büyük gruplar giriyor

 

Tüketici finansman şirketlerinin bir ortak özelliği de büyük gruplar tarafından kurulması. Örneğin Koç Grubu, sektöre ilk giren Koç Finans’ın yanı sıra Koç-Fiat’ın da sahibi. Bunun yanı sıra, Doğuş Grubu Volkswagen-Doğuş, Cankurtaran Holding Cankart, Boyner Holding Benkar, Anadolu Endüstri Holding Anadolu Cetelem, Uzel Holding Uzel Finans, Sanko Holding de Sanko Finans’la tüketici finansman sektörünün oyuncuları arasında bulunuyor.

 

Aslında büyük grupların bu sektöre girmesinin en önemli nedeni, kendi ürünlerini uygun finansman olanakları ile satabilmek. Uygun finansman için de tabii ki iyi bir kaynağa ihtiyaç var. Bunu da güçlü mali yapıya sahip, büyük gruplar yapabiliyor.

 

Anadolu Cetelem Mali İşler Müdürü Erdem Yıldız, tüketici finansman şirketi kurmak için gerçekten güçlü bir sermayeye ihtiyaç olduğunu söylüyor. “Böylece tüketici finansman şirketleri hem kendi grup ürünlerini hem de diğer şirketlerin ürünlerini uygun finansman olanakları ile satabilme şansına kavuşuyor” diyen Yıldız’ın görüşleri şöyle:

 

“Büyük bir finansman yaratmak için, büyük grup olmak gerekiyor. Çünkü, gerçekten güçlü sermayeye ihtiyaç var. Ayrıca, bu sektördeki büyüme potansiyeli bir hayli fazla. İstikrarlı bir ortama kavuşulduğunda, sektördeki büyümede oldukça hızlı olacaktır. Bu da büyük grupların iştahını kabartıyor.”

 

Koç Finans Genel Müdürü Kürşat Öçel de, finansman şirketinin yaşaması için arkasında belirli bir distribütörün olması gerektiğini söylüyor. Öçel’e göre, eğer bu olmazsa, şirketlerin yaşama şansı da fazla yüksek olmuyor. Bu destek üzerine diğer işler bina ediliyor, bu desteği olan şirketler de ayakta kalmayı başarıyor.

 

Haksız rekabet dönemi bitiyor

 

Tüketici finansman şirketlerinin en önemli sorunlarından biri de, sektördeki haksız rekabet. Çünkü, bankalar bu konuda oldukça aktif davranıyor. Bu da bankalar kadar yaygın olmayan ve tüketici tarafından fazla tanınmayan tüketici finansman şirketlerinin işlem hacimlerini büyütememesine neden oluyor.

 

Koç Finans Genel Müdürü Kürşat Öçel, bankalar nedeniyle piyasada doğru olmayan rekabet yaşandığını belirterek şunları söylüyor:

 

“Şu anda bankaların da yapacağı başka bir iş olmadığı için tüketici finansmanı ve kart sektöründe fiyat kırarak rekabet yapılıyor. Bu da uzun vadede herkes için zararlı. Bankalar şu anda pazar payı kapmak için her yolu deniyor. Ancak, aktivite bazında zararlar görüldükçe, bu işte geri kalmayı tercih edeceklerdir. Böylece sektörde haklı rekabet ortamına kavuşacaktır.”

 

Hatta bunun ilk etkileri de görülmeye başladı. Piyasadan çıkan bankaların da etkisiyle tüketici finansman şirketlerinin otomotiv finansmanındaki payı yüzde 40’lara geldi.

 

Şirketler büyüme telaşında

 

Krizden büyük ölçüde etkilenen tüketici finansman şirketleri, bunu aşmak için şu sıralarda yeni formüller üzerinde çalışıyor. Yeni ürünler geliştiriliyor, operasyonlar iyileştirilerek maliyetler düşürülmeye çalışılıyor. Sektör yetkilileri, piyasadan çekilen bankalar nedeniyle de artık daha rahat hareket ettiklerini söylüyor.

 

Anadolu Cetelem Mali İşler Müdürü Erdem Yıldız, şirket olarak daha çok müşteriye hizmet vermek istediklerini söylüyor. Bu amaçla da şu sıralarda Fransız ve İtalyan ortaklarının Avrupa’da uyguladığı ve çeşitli finansman kolaylığı sağlayan teknikleri, Türkiye’ye adapte etmeye çalıştıklarını söylüyor.

 

“Krize rağmen yaptığımız işe devam edeceğiz” diyen Koç Finans Genel Müdürü Kürşat Öçel ise, piyasa şartlarına uygun yeni ürünler geliştirerek yollarına devam ettiklerini söylüyor. Bunun için de operasyonları iyileştirecek, maliyetleri düşürecek tedbirler aldıklarını söylüyor.

 

Cankart’a teklif var

 

Benkar’ın HSBC tarafından satın alınmasının ardından, Cankart da hızlı bir atak hazırlığına girdi. Yönetim Kurulu Başkanı Dr. M. İlhan Aslan, başlangıçta Cankart’ı kendi mağaza müşterilerine, vade farksız, taksitli satış imkanı sağlamak amacıyla kurduklarını söylüyor.

 

Ancak, şu anda Cankart işlemlerinin yüzde 35’lik bölümü grup şirketlerinden, kalan yüzde 65’lik kısmı ise başka şirketlerin işlemlerinden kaynaklanıyor.

 

Cankart’ın 15-20 milyon dolarlık cirosuyla sektörde önemli bir yeri olduğunu belirten Aslan, “Benkar’ın HSBC’ye satılmasıyla taksitli kredi kartı pazarında, banka desteği olmayan tek şirket olarak kaldık” diyor.

 

İlhan Aslan’ın verdiği bilgiye göre, Benkar’ın HSBC’ye geçmesinin ardından, Cankart’a da çeşitli bankalardan teklif gelmeye başlamış. Şu anda teklifleri değerlendirme aşamasında olduklarını ifade eden Aslan, henüz birebir görüşmelerin başlamadığını söylüyor.

 

Cankart’ın da atak halinde olduğunu ifade eden Aslan, “Distribütör sayımızı ve müşteri sayımızı artırmak için bazı projeler peşindeyiz. Üniversite öğrencilerine yönelik hazırladığımız Heyecanlı Kart da bu kapsamda oluştu” diyor.

 

ŞİRKET SAYISI AZALACAK MI?

 

Şu anda piyasada en çok konuşulan konulardan biri, Benkar’ın sektörden çekilip çekilmeyeceği. Sektör yetkilileri, Benkar’ın tüketici finansman şirketi kimliğini kaybedeceğini söylüyor. Bunun olması halinde de sektörde ciddi bir küçülme yaşanacak. Ancak, konuyla ilgili Benkar yetkilileri herhangi bir açıklama yapmadı. Bu nedenle bu konu şimdilik muamma...

 

Bu arada Benkar’ın yanı sıra, bazı küçük şirketlerin de piyasadan çekilmesi bekleniyor. Çünkü, yeni yasal düzenlemelerin büyük grup destekli olmayan şirketleri zorlayacağı söyleniyor. Başta sermaye zorunluluğu olmak üzere, tüketici finansman şirketlerinin yeni yaptırımlar karşısında ne kadar başarılı olacağı tahminini şimdiden yapmak bir hayli zor. Ancak bu küçülmenin ne zaman olacağı konusunda değişik tahminler var. Bir kısım yönetici küçülmenin zaten başladığını söylerken, bir kısım ise asıl küçülmenin 2003 yılından sonra olacağını söylüyor.

 

Koç Finans Genel Müdürü Kürşat Öçel de önümüzdeki dönemde sektördeki şirket sayısının azalacağını düşünenlerden biri. Öçel, “Özellikle de küçük şirketlerin piyasadan çekileceğini düşünüyorum. Çünkü tüketici finansman şirketinin yaşaması için arkasında belirli bir distribütörün olması lazım” diyor.

 

<b>“2000’İ YAKALAMAK ZOR”

 

Sektör yetkilileri, tüketici finansman sektörünün Türkiye için çok önemli bir sektör olduğunu söylüyor. Bu nedenle de geleceğe umutla bakıyorlar. Ancak, sektörde büyümenin başlaması için piyasaların istikrara kavuşması gerektiğini ifade ediyorlar. Yıl sonuna ilişkin beklentiler de aslında çok parlak değil. Çünkü, krizin etkileri hali hazırda devam ediyor. Bu nedenle de sektör yetkilileri, yıl sonunda sektörün ulaşacağı maksimum rakamın 1,2-1,5 katrilyon lira arasında olacağını söylüyorlar. 

 

Anadolu Cetelem Mali İşler Müdürü Erdem Yıldız da sektörün gelişmesindeki en büyük engelin artık sürekli hale gelen finansal belirsizlikler olduğunu söylüyor. Yıldız, “Avrupa’da çok az nüfuslu ülkeler bile, tüketici finansmanı konusunda bizden çok daha ileri düzeyde. Ancak nüfus yapısı itibariyle Türkiye’de potansiyel oldukça büyük. Belirsizlikler ortadan kalktığında sektörde de hızlı bir büyüme trendi olacaktır” diyor.

 

Koç Finans Genel Müdürü Kürşat Öçel de sektörde büyüme bekleyen yöneticilerden biri. Önümüzdeki dönemde, yukarı doğru ve düzgün bir trend olacağını ifade ediyor. Ancak, 2000 yılı rakamlarını yeniden yakalamanın çok zor olduğunu söylüyor.

 

Öçel’e göre, 2000 yılındaki rakamlar gerçek üstüydü. Aşırı ve hızlı büyüme nedeniyle sektördeki rakamlar da adeta tavana vurmuştu. Bu nedenle bu rakamlara ulaşmak tekrar ulaşmak adeta hayal...

Türkiye ve dünya ekonomisine yön veren gelişmeleri yorulmadan takip edebilmek için her yeni güne haber bültenimiz “Sabah Kahvesi” ile başlamak ister misiniz?


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz