Geri dönüş mümkün mü?

Bankacılıkta eski güzel günler özleniyor...

10.03.2020 11:10:000
Paylaş Tweet Paylaş
Geri dönüş mümkün mü?

Elçin Cirik

[email protected]

Kredilerde 2011 ve 2013, iyi yıllardı. Bazı kategorilerde yüzde 30’lara ulaşan büyümeler yakalanmıştı. Peki bu hızlar tekrar yakalanabilecek mi? Aslında 2020’de bankacılar, yüzde 15’lere yaklaşan büyümeler öngörüyor. Konut gibi bazı kategorilerde de ciddi bir hareket başlamış durumda. Ancak eski büyüme hızlarına ulaşabilmek için biraz daha beklemek gerekecek.

Bankacılıkta eski güzel günler özleniyor. Bu özlemin temelinde ise zirve yıllarda ulaşılan büyüme hızı yatıyor. Toplam kredilere baktığımızda son 10 yılın en iyi dönemi yüzde 31,7’lik büyüme oranıyla 2013’te yaşandı. Zorlu geçen 2019’un ilk 9 ayında sektörün toplam kredilerinde büyüme hızı, yüzde 5,8 ile sınırlı kaldı. Ancak yöneticiler bu yıl toplam kredilerde yüzde 13-15 bandının yakalanacağını düşünüyor. Bu iyimser beklentinin ardında ise yüzde 3’lerde beklenen ekonomik büyüme ve faizlerdeki düşüşlerin yarattığı rüzgar yatıyor. DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş, “Bu yıl ülkenin büyümesinin yüzde 3’ün üzerinde olacağından hareketle enflasyonu tek hanede tutabilirsek ve bütçe açığına da dikkat edersek güzel bir yıl geçireceğimizi düşünüyorum. Yılı kredilerde yüzde 15-17 artışla kapatacağız” diyor. Bankacılık danışmanı Mehmet Erten, benzer bir bakış açısıyla şunları anlatıyor: “2020’de ekonomi yönetiminin büyümeyi, özellikle bol ve düşük faizli kredilerle desteklemek istediği ve gerek kamu bankalarının bu yönde sorumluluk üstlendiği gerekse düzenlemelerin bankalarımızı bu yönde yüreklendirdiği gerçek.” Peki benzer bir tablo alt segmentlerde de var mı? Kategoriler, son 10 yılın en hızlı döneminin ne kadar uzağında? Beklentiler ne yönde? 

BİREYSELDE 3 YILI BULUR 

2010 sonrasında bireysel kredilerde 2011’de yüzde 29,5 ve 2013’te yüzde 24,8 büyüme yazılan efsane yıllar var. 2019’un ilk 9 ayında ise 2018 sonuna göre yüzde 6,5’lik kredi artışı söz konusu… Yani efsane yılların oldukça gerisinde kalan bir tablo mevcut. QNB Finansbank Bireysel ve Özel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Enis Kurtoğlu, 2019’u “Bireysel kredilerde özellikle ihtiyaç kredilerinde önemli büyüme kaydedilen bir yıl oldu” şeklinde özetliyor. Kurtoğlu, 2020’de düşük faiz ortamının kalıcı olmasıyla büyüme ivmesinin hız kazanacağını düşünüyor ve zirve yıllar kadar olmasa da yüzde 20 seviyelerinde büyüme yaşanacağını düşünüyor. Burgan Bank Genel Müdürü Murat Dinç, son dönemde bireysel kredi faizlerinde 10 puanın üzerindeki düşüşle toparlanmanın başladığını söylüyor. Dinç, “Bireysel kredi talebinin, mevcut ve daha düşük faiz seviyelerinin kalıcı olması ve iş gücü piyasasının iyileşmesiyle güçlenmesini bekliyoruz; artış hızı yüzde 15’in üzerine çıkabilir” yorumunu yapıyor. “2019’un ilk 6 ayında yüzde 1 olan tüketici kredileri büyümesi, temmuz-kasım arasında yüzde 12’ye yükseldi” diyen Boston Consulting Group (BCG) Türkiye Genel Müdürü ve Kıdemli Yönetici Ortağı Burak Tansan, ekonomideki düzelmenin devam etmesi ve kredi kullanımı koşullarının daha da elverişli olmasıyla orta vadede 2010’ların başındaki büyüme rakamlarına erişmenin mümkün olduğu düşüncesinde. Global Kapital Group CEO’su Tunç Akyurt, burada büyümeyi tetikleyen en önemli faktörlerin aylık kredi faizleri ve uygulanan maksimum vadeler olduğunu vurgulayarak, “Bu yıl yüzde 20 büyüme şaşırtıcı olmaz” diyor. Sistema Genel Müdürü Tolga Moral ise bu alanda eski yüzde 30’lara yakın büyüme hızının 3 yıl içinde yakalanmasını çok düşük ihtimal olarak görüyor. Moral, “Tüketici güveninde ciddi iyileşme gerekli. Ancak ithalata bağımlı yapıdan verimli, katma değerli üretime geçiş reformlarının etkin icrası başlarsa 3’üncü yılın sonunda bu oranlara dönüş olabilir” diyor. 

KONUT BU YIL TOPARLANIR

Büyük montanları ve uzun vadeleriyle bireyselin en güçlü ürünü konut kredileri için son iki yıl karanlık geçti, 2018’de yüzde 2 daralan konut kredileri 2019’un ilk 9 ayında da küçülmeyi sürdürdü. Ancak son iki ayda, düşen faizlerle hareket başladı. Bu kategoride en iyi yıl olan 2013’teki yüzde 29’luk büyüme tekrar yakalanabilir mi? Bu soruya bankacılar farklı yanıtlar veriyor. Enis Kurtoğlu, ekonomide istikrar ve güven ortamının sürmesiyle 2020’de yüzde 10’larda büyüme bekliyor ama 2011’deki oranların yakalanması için bir süre daha geçmesi gerektiğini aktarıyor. Akbank Perakende Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz, “İpotekli konut satışları son 5 aydır artış gösteriyor. 2019 sonu verilerinde tekrar yüzde 30’a yükseldi. Bu gelişmeler ve gayrimenkuldeki teşviklerle büyümelerin süreceğini öngörüyoruz” diyor. TEB Bireysel ve Özel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Mendi, alınan aksiyonlarla konut kredilerinin burnunu yukarı çevirdiği, ancak eski güzel büyümelerin önümüzdeki 3-4 yıldan önce yakalanmayacağı görüşünde. Bireyselde iyi gidişat gösteren ihtiyaç kredileri içinse gelecek daha aydınlık. Deloitte Türkiye Finansal Hizmetler Endüstrisi Lideri Yaman Polat, “2019’un son 6 ayında enflasyondaki pozitif gelişme ve kurların nispeten stabil hareketinin etkisiyle 2020 ve sonrasında ihtiyaç kredilerinde yüzde 25’in üzerinde büyüme bekliyoruz” diyor. Enis Kurtoğlu ve Bülent Oğuz da bu ürün özelinde 2011’deki yüzde 36,5 kadar olmasa da yüzde 26,5- 27 büyüme öngörüyor. 2010 sonrası 6-9 milyar TL hacim içinde dönen taşıt kredilerinin de 2020’de otomotiv satışlarının artmasıyla eksi yüzde 10’lardan pozitife geçeceğine kesin gözüyle bakılıyor. Ancak burada DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş’in belirttiği gibi taşıt kredilerinin tüketici finansman şirketlerine kayması ve çoğu bankanın odak alanları dışında kalmasıyla artık eski büyümeler beklenmiyor. 

KOBİ’DE DURUM NE?

KOBİ kredilerinin büyüme hızında 2013’te yüzde 35,5 gibi rekor bir büyüme yaşanmıştı. Aynı şekilde 2011-2014 arasında minimum yüzde 22’nin üzerinde büyümelere imza atıldı. 2019’un ilk 9 ayında ise KOBİ kredilerinde büyüme eksi yüzde 0,65 oldu. TEB KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Ali Gökhan Cengiz, bu oranın kamu banka kredileri arındırıldığında eksi yüzde 7,5 seviyelerine geldiğini belirtiyor. Akbank Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz, farklı bir bakış açısıyla burada 11 aylık büyüme oranın yüzde 4,5’e çıktığına dikkat çekiyor ve “Bu değişim bize KOBİ kredilerinde potansiyelin ne kadar yüksek olduğunu ve son çeyrekte dengelenmenin sağlandığını gösteriyor” diyor. Yine de KOBİ tarafında yüzde 30 büyümelerin önümüzdeki 2-3 yıl içinde görülmesi pek beklenmiyor. Ali Gökhan Cengiz, “KOBİ’ler 2018’de kur şokundan çok etkilenmemişti ama faizlerin hızlı yükselişi ve bu maliyeti ürün fiyatlarına çok yansıtamadıkları için 2019’da zorlandılar. Bu yıl tek haneli enflasyona giderken yüzde 15 ve 2021’de yüzde 20’lerde büyüme bekliyoruz” diyor. Vakıf Katılım Genel Müdürü İkram Göktaş, daha umutlu: “2023 vizyonuna uyumlu olarak KOBİ işletmelerinin desteklenmesi ve düşen kredi maliyetleriyle 2020, bu segment için önemli olacak. Önümüzdeki 3 yılda yüzde 30 ve üstü büyümeye ulaşacağımızı düşünüyoruz.” Deloitte Türkiye Finansal Hizmetler Endüstrisi Lideri Yaman Polat ise tersi düşüncede: “KOBİ tarafında ciddi kredi talebi var; ancak bankaların sermaye yeterliliklerini düşünerek temkinli hareket ettiklerini net şekilde gözlemleyebiliyoruz” diyen Polat, KGF’nin son yıllardaki önemli desteğine rağmen tek başına KGF teminatıyla 2013’teki yüzde 35’lik büyümeleri yakalamanın çok kolay olmadığını söylüyor. 

YATIRIM İŞTAHINA BAĞLI

Toplam kredilerin yüzde 55’ini oluşturan kurumsal ve ticari kredilerde, 2019’un üçüncü çeyreğinde yüzde 7,7 büyüme görülüyor. Sektörde yılın yüzde 10 ile kapanacağı beklentisi hakim. Oysa bu alanda 2011 ve 2015’te yüzde 29’u, 2016’da yüzde 25’i aşan büyümeler kaydedilmişti. TEB Kurumsal Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Gülümser Özgün Henden, yeni yatırımlar ve büyük projeler olmayınca doğal olarak burada büyüme hızının düştüğünü açıklayarak eski güzel artışlar için şirketlerin yatırım iştahının kritik olduğunu belirtiyor. 2020 için burada yüzde 13-15 arası büyüme tahmini yapan Burgan Bank Genel Müdürü Murat Dinç, faizlerin kalıcı olarak düşük seviyelere yerleşmesi ve kur oynaklığının azalmasıyla yatırım iştahını artırmasını ve 2020’de olmasa da sonraki yıllarda yüzde 20 artışların yeniden yakalanabileceğine inanıyor. Odeabank Ticari Bankacılıktan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Yalçın Avcı da “Zirve büyümelerin yazıldığı 2011 ve 2016, küresel likidite bolluğunun, yatırımcı ve finansör iştahının yüksek olduğu, proje finansman işlemlerinin de yoğun olduğu özel dönemlerdi” diyor. Avcı, proje finansmanı kredilerindeki büyümenin uygun finansman şartlarının yanında yatırımcı iştahıyla da ilişkili olması nedeniyle piyasa şartlarında oluşan hızlı, olumlu değişimle birden aynı ivmeyi yakalamanın zor olacağını aktarıyor. Kurumsal tarafta en belirgin faktör olan proje finansmanlarında en erken hareketin 2021’de olması bekleniyor. QNB Finansbank Kurumsal ve Ticari Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Ömür Tan, “2019’un ikinci yarısında enflasyon ve faizlerde görülen düşüşe paralel olarak yeniden canlanan kredilerde trendin 2020’de de sürmesini bekliyoruz. Satın alma işlemleri ve YEKDEM’den yararlanacak projelerin finansmanlarını görebiliriz” diyor. Alternatif Bank Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Songül, yatırıma yönelik proje finansman kredilerinin gerek likidite gerekse makroekonomik konjonktüre bağlı olarak sınırlı olmasını bekliyor. “Geçmiş yıllarda görünen özellikle büyük altyapı yatırımlarının 2020 ajandasında gerçekleşmesini beklemiyoruz. Ancak, satın alım finansmanları ve kapasite artırım yatırımlarının hayata geçmesi mümkün” diyor. Deloitte’dan Yaman Polat, proje finansman tarafında Kanal İstanbul, TOGG gibi projelerin 2020’de projelendirilebilirse kurumsal kredi portföyünü önemli ölçüde büyütebileceğine vurgu yapıyor.


MELİKŞAH UTKU / ALBARAKA TÜRK GENEL MÜDÜRÜ
“KOBİ KREDİLERİ YÜZDE 20 HIZA ULAŞABİLİR”

İŞTAH ARTIYOR
2019’da ticaret savaşları, BREXIT gibi küresel ekonomiyi olumsuz etkileyen yurt dışı gelişmelerin yanı sıra yılın başında iyice hissettiğimiz kur şokunun etkisiyle aynı zamanda yüksek faiz ve yüksek enflasyonlu bir yılı geride bıraktık. Özellikle 2019’un ilk yarısına kadar kredi maliyetlerinin yüksek seyretmesi, kredi talebini azaltmış ve artan dolarizasyon bankaların kredi üretmesini zorlaştırmıştı. Enflasyondaki iyileşmeyle son çeyrekte Merkez Bankası’nın faiz indirimlerini hızlandırdığını ve dolayısıyla kredi talebinde önemli artışı gördük. Kurda stabilizasyonun sağlanması, enflasyon beklentilerinin iyileşmesi, faizlerin aşağı gelmesi bankaların da bu dönem sonrası kredi verme iştahını artırdı.

KURUMSALDA DAHA ZOR KOBİ’ler de kredi maliyetlerinin düşmesiyle kredi taleplerini yükseltti. Önümüzdeki 3 yıl içinde KOBİ kredilerinde yeniden yüzde 20’lere yakın büyümelere ulaşmak mümkün. Fakat bu büyümenin yakalanabilmesi için finansal piyasalardaki olumlu istikrarın devam etmesi gerekiyor. Kurumsal ve ticari firmalar tarafındaysa 2019’daki kötü büyüme performansından sonra bu yıl hızlı toparlanma olacağını öngörüyoruz. Kurumsal firmaların yatırım kararlarında jeopolitik risklerin azalmasının beklenmesi söz konusu. Ancak bunun için biraz zamana ihtiyaç var. Kısa vadede yüzde 25 gibi büyümeleri yakalamak zor görünüyor.



HAKAN ATEŞ DENİZBANK GENEL MÜDÜRÜ
“KURUMSALDA YARALARI SARMA DÖNEMİ”

HANGİSİ İYİ GİDECEK
Bu yıl bireysel bankacılıktan başlayarak KOBİ ve tarım alanlarının yüzde 20 civarında büyüyeceğini düşünüyorum. Tüzel tarafta ise ticari kurumsal bankacılıkta yüzde 10 civarında kredi büyümesi öngörüyorum. Yılı sektörde kredilerde yüzde 15-17 artışla kapatacağız. Kurumsalda 2020’de yüzde 15-20 büyümeleri göremeyiz . Çünkü bu yıl açıkçası yaraları sarma ve konsolidasyon dönemi olacak. Bu alanda zombi firmaların temizlenmesi gerekiyor. Ekonomik hayattan çekilecekler demiyorum ama bu firmalar el değiştirerek konsolide ya da rehabilite olarak küçülerek bu dönemi atlatacak.
KONUTTA BAHAR Bu dönemde belki verdiklerimizden fazlasını geri tahsil edeceğiz. O nedenle tüzel tarafta büyüme yüzde 10’larda kalacak. 2021 kalan firmaların daha atak, büyük piyasa paylarıyla büyüdüğünü bir yıl olacak. 2021’de yurt dışından fonlamada da daha uzun vadeli ve uygun fonlar bulunabilecek. Bu nedenle 2021’de tüzelde yüzde 15 ve üstü büyümeler gelecek. Bireyselde konut kredileri de 2020’de iyi gidecek. Daha küçük metrekareli, daha ucuz, çok uzun vadeli finanse edilebilecek C sosyoekonomik grubuna yönelik konut üretme projesi var. Bu adımla konutta 2021-2022’de eski güzel büyümeler yakalanabilir.



Türkiye ve dünya ekonomisine yön veren gelişmeleri yorulmadan takip edebilmek için her yeni güne haber bültenimiz “Sabah Kahvesi” ile başlamak ister misiniz?


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz