Hareket ne yönde?

2019, bankacılıkta yaraları sarma yılı. Bu zorlu dönemde kurumsaldan bireysele kredilerin her alanında yeni eğilimler var...

19.12.2019 15:11:000
Paylaş Tweet Paylaş
Hareket ne yönde?

Bankacılıkta, 2018-2019 Ağustos dönemleri arasında, toplam kredilerde yüzde 6 daralma yaşandı. Bu dönemde TL kredilerde sadece yüzde 1’lik artış görülürken yabancı para kredilerinde yüzde 15 gerileme dikkat çekti. Peki bu tablo nasıl oluştu?

Albaraka Türk Genel Müdürü Melikşah Utku, bu yıl için, “Döviz hareketliliğinden kaynaklı duruma çözüm üretme gayretlerini en çok 2019’da yaşadık. Ülke ekonomisi, 2018’de bir şok yaşadı. Bunu bir trafik kazasına benzetiyorum. İnsanlar, ilk kaza anında acıyı hissetmedi, sadece şoku yaşadı. Ama 2019, bu şokun acılarının yaşandığı bir yıl oldu” yorumunu yapıyor.

 “2019’da yurt içinde ve globalde öngörülebilirlik geçmiş yıllara göre azdı. Yıl içinde planlarımızda sıkça değişiklikler yaptık; çoklu sorunları aynı anda yönettik” diyen TEB Genel Müdürü Ümit Leblebici’ye göre de 2019’da bankalar aktif kalitelerini düzeltmeye, reel sektör ise ölçek küçülterek işlerini yoluna koymaya girişti. 2019’u sektör için yaraları sarma yılı olarak gören bankacılar, bu ölçek küçültmenin kredileri negatif etkilediği konusunda hemfikir. Bu nedenle kredilerde bugüne kadarki büyüme, banka yöneticilerinin beklentilerinin altında kalıyor. İşte bu zorlu süreç, kurumsaldan bireysel bankacılığın kredi kırılımlarına kadar her alanda yeni trendler ortaya çıkarıyor. Konjonktür, gerek bankaların isteği gerek reel sektör ve bireylerin talepleriyle tüm kredi alanlarında majör değişimler yaratıyor. Bu trendlerin 2020 ve sonrasında devam edip etmeyeceği de banka yöneticilerinin ajandasındaki hayati soruların başında yer alıyor. 

KURUMSALDA VADE KISALDI

Sektörün geçmişte büyük şirketleri kredilendirerek güvenli liman olarak gördüğü ancak 2018’de konkordato ve ödenemeyen kredilerle fırtınaya tutulan kurumsal bankacılıkta, ana değişim vadelerde yaşanıyor. Fibabanka Genel Müdürü Ömer Mert, “Kurumsal kredilerde vadeler kısaldı. Şirketler artık kısa vadeli kredi istiyor. Bu krediler o kadar hızlı kapanıyor ki geçen yılla aynı kredi hacmini tutturmak için sürekli yenilerini veriyoruz” diyor.

 Alternatif Bank Genel Müdürü Kaan Gür, “Kredilerde bu dönemde faiz indirimi beklentileri olduğundan uzun vadelerin müşteriler tarafından tercih edilmediğini gözlemliyoruz” sözleriyle de bu trendi aktarıyor. 

Nurol Bank Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Akkurt, bu durumun ana nedenini kredi vadelerinin fonlamanın gereği doğal olarak kısalması olarak açıklıyor. Akkurt, “Her kriz zamanında fonlama vadeleri ve kredi vadeleri kısalır. Ayrıca dalgalanmalarda faizler çok yükseldiği için firmalar böylesine yüksek faizlerle uzun süreli borçlanmak istemez” diyor. 

Ömer Mert, “Vadeler 2018 öncesi ortalama 5 yıllıktı, şimdi 2-3 ay seviyelerine geldi. Şirketler yüzde 30 ile 3 yıllık kredi almıyordu, almamakta da haklılar” yorumunda buluyor. Bu tablo en net 2019 Ağustos’unda işletme kredilerinde yıllık yüzde 32 düşüşten okunuyor. Reel sektörün yatırım iştahı olmadığı için proje finansmanı kredi talepleri gelmiyor. 2019’un ikinci çeyreğinin başında GSYH hesaplamalarına göre yatırımlar, yıllık yüzde 21 daraldı. Kurumsalda vadelerin yeniden uzaması, bankacılığın ötesinde, ekonomideki olumlu adımlara bağlı.

 Kaan Gür, ancak 2020’de büyümede güçlenme beklentileriyle yatırım kredilerine yeniden talebin artmasıyla vadelerinin uzamasının mümkün olduğunu söylüyor. 

DENGELER DEĞİŞİYOR 

2019’da kredilerin dağılımında da net bir değişim göze çarpıyor. Bu yılın ilk yarısında KOBİ’lerin ve bireysel bankacılığın toplam kredilerden aldığı pay, 2 puan düşüş gösteriyor. Yani KOBİ’lerin kredilerden aldığı pay, 2018 ilk yarısında yüzde 27 iken bu yılın ilk yarısında yüzde 25’te kaldı. Aynı şekilde bireysel kredi kartlarının dahil olduğu tüketici kredilerinin payı, bir yılda yüzde 22’den yüzde 20’ye geriledi. Durum, uzun vadeye bakınca daha da açık görülüyor. Bireysel bankacılık, 2012’de sektördeki kredilerin yüzde 33’ünü, yani üçte birini alıyordu. Geçen 6,5 yılda yapılan düzenlemelerle azalan kârlarla, bireysel kredilerin payı yüzde 13 kadar indi. 2019 Haziran sonunda kredilerden aslan payını, yüzde 55 ile kurumsal ve ticari bankacılık alıyor.

 “Kredilerde ciddi denge değişimi var. Kredilerin ağırlıklı kurumsalda olması yüksek bir risk, ancak, konjonktür bunu gerektiriyordu” diyen Albaraka Türk Genel Müdürü Melikşah Utku, sektörde büyük şirketleri yaşatmak için kurumsal kredilerin yeniden yapılandırılarak portföyde payının arttığını açıklıyor. Yalnız Utku, 2020 yılında bu dengenin normalleşeceğini öngörüyor. “Yeniden dengelenme başlayacak, 2020’de bu tablo netleşir” diyor. 

Merkez Bankası’nın Banka Kredileri Eğilim Anketi’nin sonuçları da önemli. Yılın son çeyreği itibarıyla bankaların taşıt ve diğer bireysel krediler için uyguladığı standartları gevşeteceği beklentisi hakim. Burada büyüme sinyalleri gelecek. TEB Genel Müdürü Ümit Leblebici, 2020 için şu öngörüde bulunuyor: “Demografimizin genç, tüketim eğilimimizin yüksek olması bizi motive ediyor. Bankaların kredi verme iştahı yüksek. 2020’de sağlıklı toparlanma sürecimiz devam edecek.” 

EN ÇOK OBİ’LERİ ETKİLİYOR

Kredi tarafında bu yılın en belirgin trendlerinden biri de KOBİ kredilerindeki daralma olarak karşımıza çıkıyor. Yılın ilk sekiz ayında KOBİ’lere verilen nakdi kredilerde yüzde 11,9 düşüş görülüyor. Ayrıca kredi kullanan şirket sayısında da adetsel olarak yüzde 4,7 azalma var. Bankacılık danışmanı Derya Gürerk, bu trendi şöyle aktarıyor: 

“KOBİ’ler kredi talep etmedi ama aynı zamanda bankaların kredi vermede isteksiz olduğu görüldü. Dolayısıyla burada çift taraflı ilişki var.” Ancak daha da ilginç olan, daralmadan mikro işletmelerin değil de daha büyük ölçekli OBİ’lerin etkilenmesi. KOBİ kredilerinin kırılımında yüzde 14,8 ile kredileri en çok küçülen segment OBİ’ler… Mikro işletmelerdeyse kredi daralması sadece yüzde 4,6’da kalıyor. Melikşah Utku, “Mikro müşterilerin para akışı, POS gibi birçok işi banka üzerinden geçiyor. Banka, mikro müşterinin finansal gidişatını daha rahat görüyor. Ama OBİ muhtemelen 5-6 bankayla birden çalışıyor, banka tüm resmi göremediği için kredi verirken çekingen davranabiliyor” yorumunda bulunuyor. Bu trendin ne kadar süreceği konusunda da farklı öngörüler mevcut. Danışman Alp Aksudoğan, “KOBİ kredileri kurudu. Bu yıl ve 2020’de talep gelmez, gelse de bankaların kaynak dağıtımlarına bağlı olarak faizler KOBİ’ler için çok yüksek kalır” diyor. 

Global Kapital Group CEO’su Tunç Akyurt, benzer fikirde: “2020’de de tablo çok farklı olmayacaktır. Portföyün genelinde yeni verilen kredilerdeki azalma ve eski kredilerin geri ödemeleriyle küçülme devam edecek gibi duruyor.”

 TEB Genel Müdürü Ümit Leblebici’nin öngörüsü ise şöyle: “KOBİ’lerin iştahı yok, kapasiteleri de daha dar. Bu alan ancak 2020’nin ortalarında toparlar.” QNB Finansbank Genel Müdürü Temel Güzeloğlu, iyimser bir bakış açısına sahip. “Zorunlu karşılıklara dair düzenlemeyle gelen hedeflerle bankalar büyüme isteğinde. KOBİ kredileri de yavaş yavaş hızlanıyor. Geçtiğimiz 1,5 ayda biz banka olarak yüzde 10 büyüdük, KOBİ kredilerinde de büyümemiz var. Gelecek yıl bu ivme sürer” diyor. 

İHTİYAÇ VE KARTLAR YÜKSELİŞTE

Bireysel bankacılığa, ihtiyaç kredileri ve bireysel kredi kartlarının yükselişi damga vuruyor. Konut ve taşıt kredileri erirken bireysel bankacılık için en iyi giden alanlar bu iki kalem. İlk sekiz ayda bireysel kredi kartlarında yüzde 15,8 büyüme var.

 Yapı Kredi Genel Müdür Yardımcısı Serkan Ülgen, “Kredi kartları tüketicilerin günlük ihtiyaçlarını finanse ettikleri bir araç olduğu için makroekonomik gelişmelerden daha az etkileniyor, trendi enflasyon seviyesi ya da enflasyon seviyesinin biraz üzerinde gerçekleşiyor” yorumunu yapıyor. 

Odeabank Genel Müdürü Mert Öncü, bireysel kredi kartlarında sorunlu alacak oranının düşük olması nedeniyle bankaların bu alandaki iştahının sürdüğü düşüncesinde. Ayrıca Öncü, “Bankacılıkta üye iş yerleri çok dinamik çalışıyor. Buradan gelen katkı ve komisyonlar var. Bireylerden de kredi kartları ödemelerinde sorun olursa gecikme faizi alınıyor. Zaten bankalar burada kurulan üye ‘iş yeri, müşteri, banka’ üçlü yapısını bozmak istemez, bu üçgeni bozarsanız kurması daha zor oluyor” şeklinde konuşuyor. Bu yılın ağustos ayında geçen yıla göre ihtiyaç kredilerinde yıllık yüzde 3,7’lik artış görülüyor. Ağustos sonu ile 11 Ekim arasında da tutar olarak 12 milyar TL ve yüzdesel olarak 5,5 ile bu artış sürüyor. Serkan Ülgen, son aylarda faiz oranlarındaki düşüşe dikkat çekiyor ve “Yüksek faiz döneminde ihtiyaçlarını erteleyen müşterilerin faizlerin düşmesiyle ihtiyaç kredisi taleplerinin arttığını gözlemliyoruz” diyor. 2020’de de bireysel tarafta bu iki kalemin aynı artış trendini sürdürmesi bekleniyor.


TALEP ZAYIF SEYREDİYOR

YÜZDE 18,5’LİK DÜŞÜŞ 
Özellikle orta ölçekli bankaların bu yıl odağında ihracatçı firmalar var. Ancak 2018-2019 Ağustos verilerine göre ihracat kredilerinde yüzde 18,5’lik düşüş mevcut. Alternatif Bank Genel Müdürü Kaan Gür, bu tabloyu “2018 Ağustos- Aralık döneminde ihracat kredileri yüzde 23,3 ile güçlü gerileme gösterdi. 2019’daysa geçen yılın sonuna göre yüzde 6,3’lük artış sağlandı. Bu dönemde ihracat artışı da yüzde 3 oldu. Bu anlamda ihracat potansiyelinde henüz yeterince büyüme olmadığından ihracat kredilerinde de talebin güçlenemediğini görüyoruz” sözleriyle açıklıyor.

MALİYETLER YÜKSEK Uzmanlar, kredilerde düşüşü ihracat kredilerinde maliyetlerin yüksek olmasına bağlıyor. Özellikle KOBİ’lerin Eximbank kredileri gibi uygun kaynaklara ulaşmaya çalıştıklarını aktarıyorlar. Burgan Bank Genel Müdürü Murat Dinç, müşterilerine sundukları uygun koşullarda Eximbank kredileri, TCMB reeskont kredisi ve yine banka kaynaklı ihracat kredilerinin en çok tercih edilen finansman seçenekleri olduğunu aktarıyor. Dinç, “Örneğin uygun maliyet koşullarıyla yoğun ilgi gören TCMB reeskont kredilerinde bu yıl döviz bazında 2018’e oranla 4 kata ulaşan bir plasman artışı sağladık” diyor.



DİBİ GÖRDÜK MÜ?

FAİZ DÜŞECEK BEKLENTİSİ 
2019 için konut ve taşıt kredileri, en zayıf büyümelerin geldiği alanlar. Bankacılar, burada düşüş trendinin kırılmasını bekliyor. Ağustos 2018-2019 döneminde konut kredileri yüzde 8,6 düşüş yazdı. Burada ana etken, TL kaynak bulmakta zorlanan bankaların uzun vadeli olan konut kredilerini açmada isteksiz olması. QNB Finansbank Genel Müdürü Temel Güzeloğlu, konut kredilerinde düzelmenin faizlerin gidişatına bağlı olduğunu belirtiyor.

2020’DE TABLO Son iki ay kamu ve özel büyük bankaların uygun maliyetli kampanyaları bir nebze hareket getirse de hala geçtiğimiz yılın hacimleri yakalanamadı. Yapı Kredi Genel Müdür Yardımcısı Serkan Ülgen, “Faiz ortamının iyileşmesiyle, yüksek konut kredisi faizleri nedeniyle ertelenen talepler artık karşılanabilir seviyelerde” diyor. Yine de uzmanlar çok umutlu değil. Tunç Akyurt, “Konut kredisi faizlerinin devlet bankalarında yüzde 0,89-0,99 ve özel bankalarda yüzde 1,19-1,49 olacağını varsayarsak çok ciddi talep ve büyüme beklemek yanlış olur” diyor.

TAŞITTA SIKINTI Taşıt kredilerinde ise ağustos sonunda yıllık bazda yüzde 16,1 daralma var. Otomobil alımlarında da kredi kullanımı çok daraldı. ALJ Finans CEO’su Soner Irmak, 2018 sonuna kadar alınan otomobillerde kredi kullanımı yüzde 50’lerdeyken bu yıl taşıt alımlarının sadece yüzde 20’sinin krediyle gerçekleştiğini açıklıyor.

Nurol Bank Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Akkurt, “Taşıt fiyatları öylesine arttı ki otomobil almak zor görünüyor. Düşük faiz oranları, alım gücü azalmış geniş kitleler için motive edici unsur olmaktan uzakta” yorumunda bulunuyor. Danışman Alp Aksudoğan da satış artırıcı kampanyaların etkisiyle aralık ayında bir hareket görülse de 2020’nin bu alanda zor geçeceğini öngörüyor.

Türkiye ve dünya ekonomisine yön veren gelişmeleri yorulmadan takip edebilmek için her yeni güne haber bültenimiz “Sabah Kahvesi” ile başlamak ister misiniz?


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz