İhracatçıya Kredi Daveti

Herkes gözlerini ihracata çevirdi. Bu alanda yaşanacak artışın ekonomiyi düzlüğe çıkarmaya büyük katkısının olacağı hesaplanıyor. Ancak, finans ve kredi cephesi unutulmuş durumda. Artan faizler ve ...

1.06.2001 03:00:000
Paylaş Tweet Paylaş

Herkes gözlerini ihracata çevirdi. Bu alanda yaşanacak artışın ekonomiyi düzlüğe çıkarmaya büyük katkısının olacağı hesaplanıyor. Ancak, finans ve kredi cephesi unutulmuş durumda. Artan faizler ve bankacılık sektöründeki sıkıntı nedeniyle, bırakın uygun koşulları, kredi bulmak bile mümkün değil. Vadeler ise neredeyse 1 aya inmiş durumda. İşte bu durumda imdada bazı bankalar ve factoring şirketleri yetişiyor. İçlerinden bazılarının fonları yurtdışı kaynaklı ve çok cazip...

İhracat, uygulanmakta olan yeni ekonomi programının en önemli gelir kaynaklarından biri... Özellikle devalüasyonla birlikte bu gelir kaynağına yönelik beklentiler arttı. İthalatta düşüş, ihracatta ise ciddi artış hedefi var. Ancak, artan faizler ve şirketlerdeki nakit sıkıntısı, ihracatçıyı zorluyor. Bir bölümü işletme sermayesinde, bir bölümü de dış ticaretin finansmanında sıkıntı çekiyor. Bazı büyük şirketler dışında, ihracata yönelik çalışanların uygun koşullar bir yana, kredi bulmakta sıkıntı çektiği herkes tarafından biliniyor. İşte bu nedenle de içinde bulunduğumuz dönemde ihracata yönelik kredinin, bu yönde finansman desteği sağlayan bankaların önemi de artıyor.

Herkesin aklında Türk Eximbank var. Hükümet, ihracatçıyı destekleyecek, yeni fon katkısı sağlayacak çalışmalar içinde olduğunu açıkladı. Ancak, bunlar, firmaların beklentisini karşılayacak düzeyde değil. Capital, bu yönde arayışta olan şirketlere katkıda bulunmak, finansmanda en iyi koşulları ve bankaları ortaya koymak için özel bir araştırma hazırladı. İşte ihracatta en son olanaklar...

Aslında tablo parlak değil

Aslında yaptığımız araştırmadan parlak bir tablonun çıktığını söylemek zor. Mevcut tabloya bakıldığında, büyük ihracatçı kuruluşların finansman sıkıntısı çekmediği gözleniyor. Esas sıkıntı, küçük ve orta boy ihracatçı firmalarda...

İhracatçı kuruluşların ikinci sıkıntısı ise uygulanan faiz oranının yüksekliği... Az da olsa ihracat kredisi bulabilen firmaları, bu kez yüksek faiz oranı tehlikesi bekliyor. Fakat, döviz kredisi bulma sıkıntısının yüksek olması, faiz oranları şimdilik ikinci plana atıyor.

İhracatçı kuruluşlar için en büyük kaynak Türk Eximbank. Ancak, bu bankanın kaynakları sınırlı ve talepleri karşılamada büyük bir zorlukla karşı karşıya... İhracatçılara sıcak mesaj veren ve finansman desteği sağlayan bankaların sayısı da son derece sınırlı.  Bunlar arasında Akbank, Türk Ekonomi Bankası, Oyak Bank ve Körfezbank öne çıkıyor. Bankaların boşalttığı alanı doldurmaya çalışan factoring şirketleri de, ihracatçı şirketlere “Bize gelin” mesajı iletmeye özen gösteriyor. Örneğin, sektörün en büyüğü Yapı Kredi Factoring, “Kaynağımız çok” diyerek kredi sıkıntısı çeken şirketlere finans desteği vaat ediyor.

Türk Eximbank ve yukarıdaki saydığımız finans kurumları dışındaki finansörlerden de çok olumlu haberler alınamıyor. Dış ticaretin finansmanında etkin olan bankalar arasında ağırlıklı olarak bekleyiş havası hakim. Döviz kurlarının oturması ve sendikasyon kredilerinde rahatlamanın sağlanmasıyla birlikte, bu cephede hareketlilik yaşanabilir.

Türk Eximbank atakta

Türk Eximbank, krizle birlikte durma noktasına gelen ihracatı desteklemek için yoğun bir çaba sarf ediyor. Şubat ayında 375 trilyon liralık nominal sermayesinin 350 trilyon liralık kısmını ödeyen Türk Eximbank, alternatiflerine göre en uygun faizle ihracatçılara finansman desteği sağlayan kurum. Dış ticaretten sorumlu devlet bakanı Tunca Toskay’ın açıklamalarına göre, finansman sıkıntısını aşmaya çalışan ihracatçılara destek sağlamak için bütçe ödeneğine konulan 300 trilyon lira çok yetersiz kaldı. Toskay, bankaya 1 milyar doları bulan ek kaynak için bütçe dışı fon yaratma arayışları olduklarını ifade ediyor. İhracatçıların gözü, kulağı da Türk Eximbank’a aktarılacak yeni kaynaklarda…

Eximbank’tan bir yetkili, yılın ilk 4 ayında bankaya gelen kredi taleplerinde ciddi bir artış yaşandığını söylüyor. Banka yetkililerine göre, bunun en büyük nedeni, ardı ardına yaşanan krizler. Krizlerin ardından ihracat kredisi faizlerinde de artış olduğuna dikkat çeken banka yetkilisi, “Türk Eximbank’ın kredileri alternatiflerine göre daha uygun olarak veriliyor.

Bunun yanı sıra, yine krizlerin etkisiyle bankacılık sistemi ihracatı yeterince destekleyemiyor. Ortaya çıkan tablonun da etkisiyle bankamıza gelen ihracat kredisi talebinde ciddi bir artış yaşandı” değerlendirmesini yapıyor..

Akbank’dan Alman fonu geliyor

Bankacılık sektöründe yaşanan kaynak sıkıntısına rağmen bazı bankalar ihracatçıları desteklemek için yoğun çaba harcıyorlar. Bu bankalardan biri de Akbank. Bankanın genel müdür yardımcısı Ziya Akkurt, “Kriz döneminde bile kredi durdurmadığımız gibi, kriz ortamında ihracatçılarla çalışmanın da faydalarını gördük. Böylece, ihracatçı şirketlerle çalışarak kur riski de azaltılıyor” diyor.

Akkurt’un verdiği bilgiye göre, banka, ihracatçı kesime iki şekilde destek veriliyor. Birincisi, Türk Eximbank’a sağlanan krediler. Ziya Akkurt, “Türk Eximbank’ın en büyük finansörlerinden birisiyiz” diyor. İkincisi de, şirketlere kullandırılan döviz kredileri. Bu krediler için de genelde Almanya’dan yaratılan dış fonlar kullanılıyor.

İhracatçı kuruluşlara sağlanan krediler için belirli bir limit ayırmadıklarını söyleyen Akkurt, faiz oranları için de şunları söylüyor: “Faiz oranı şirketlerin risklerine göre değişiyor. Ama döviz mevduatının yıllık faizinin yüzde 10-11 olduğu, ortaya çıkan bu maliyetlerle oranın yükseldiğine dikkat edilmeli. O yüzden faiz şudur demek doğru değil.”

Oyak’tan özel destekler

Oyak Bank da kriz döneminde kredi açmaya devam etmekle övünüyor. Oyak Bank’ın genel müdür yardımcılarından Gülçin Gökçen, “Kredileri durdurmadığımız gibi faizleri de artırmadık” diyor. Oyak Bank, ihracatçılara kullandırdığı döviz kredileri için Almanya’daki bankaları Oyak Anker Bank’ın fonlarını kullanıyor. Gökçen, “Alman yasalarına göre limitler doğrultusunda ihracatçılara çok uygun koşullarla fon kullandırıyoruz” diyor.

Oyak Anker Bank’ın fonlarıyla finanse edilen ihracat tutarının 80-100 milyon dolara ulaştığını söyleyen Gülçin Gökçen, “Üstelik bunların maliyeti de çok düşüktür” diyor. Gökçen’in verdiği bilgiye göre, şu anda sağlanan ihracat kredilerinde faiz oranı libor+4-5 seviyelerinde seyrediyor.

Oyak Bank’ın ikinci desteği de Türk Eximbank kökenli. Ancak, orada farklı bir uygulaması var. Oyak Bank, burada kaynakları büyük firmalar yerine, daha çok firmaya bölmeyi, küçüklere de kullandırıyor. Ayrıca, Oyak Bank, bünyesinde bulunan factoring ve leasing departmanlarıyla, ihracat ve ithalat için de destek sağlıyor.

TEB’den 100 milyon dolar

İhracatçılara yönelik özel paket hazırlayarak, finans desteği sağlayan bankalardan birisi de Türk Ekonomi Bankası (TEB)…  Geçtiğimiz ay içinde "İhracatçılara destek” adında bir kampanya başlatan TEB, bununla, ihracatçı firmalara destek vermeye başladı. Banka ilk olarak 100 milyon dolar olarak belirlediği limitinin tamamını ihracatçılara kullandırdı. TEB Genel Müdür Yardımcısı Emre Yalçınkaya bu konuda şunları söylüyor:

"Şubat krizinin ardından fiyat ve vade belirsizliği ticareti tamamen durma noktasına getirdi. Ancak, ihracatın hammadde girişinin yüzde 75'inin ithalat olmasına rağmen, şirketlerde ihracata hız verme, ihracatı geliştirme gibi bir eğilim gördük. Bu eğilim doğrultusunda elimizdeki likiditeyi de reel sektöre verme gereğini hissettik ve ‘İhracata Destek Kampanyası’nı başlattık. Kampanya çerçevesinde 100 milyon dolarlık bir limit ayırdık ve bu rakamın tamamı ihracatçılarımız tarafından kullanıldı.”

Ancak, Yalçınkaya, limiti artırma konusunda çalışma yaptıklarını söylüyor ve “Önümüzdeki dönemde 100 milyon dolarlık bir limit daha açacağız. Yani kampanyaya ilgi oldukça büyük" diyor.

Factoringcilerin yüzü güldü

Bu arada, bankalardaki likidite ihtiyacı, fon yaratmakta sıkıntı çekmeyen factoring şirketlere yönelik ihracat kredisi taleplerinde de artışa neden oldu. İç piyasadaki daralma nedeniyle TL işlemleri azalan factoring şirketleri, ihracatçı firmaların üzerine odaklanmış durumda. Amaç, ihracat factoring işlemlerini büyütmek ve pazar yapını artırmak. Bu doğrultuda, ihracatçı şirketlere yönelik yoğun pazarlama atağı başlatılmış durumda.

Bankaların sendikasyon kredilerini yenileyememesi nedeniyle ihracatçılara verdikleri fonlarda daralma olduğunu belirten Yapı Kredi Factoring Genel Müdürü Rengin Ekmekçioğlu, bu nedenle factoring taleplerinin arttığını söylüyor. Ekmekçioğlu, “Aslında krizin factoring sektörüne böyle bir katkısı oldu. İhracatçılar, factoringin kendileri için ne kadar uygun bir enstrüman olduğunu anladı. Tabii bankaların fon sıkıntısı içinde olmasının da bunda etkisi var” diyor.

Kent Factoring Genel Müdürü Alp Aksudoğan ise bu dönemin, factoring şirketlerinin promosyonu açısından iyi bir dönem olduğunu, ihracatçılara çok uygun destek sağladıklarını söylüyor. Aksudoğan şöyle devam ediyor:

"Factoring şirketlerinin yurt dışından sağladıkları kaynak maliyetleri ülke riskinin altında. Factoring şirketleri libor+5'lerle yurtdışından kaynak yaratabiliyor. Yani kaynak maliyeti oldukça uygun. Bu nedenle bankalara göre daha iyi şartlarda ihracatçıya kredi açabiliyor. Sektör olarak iyi bir performans sergilenirse, ihracat factoringinde patlama yaşanır düşüncesindeyim.”

Vade kısaldı

Krizle birlikte ihracat kredisi talepleri azaldı, fon sağlayan banka sayısı daraldı. Bununla birlikte, kredilerin vadeleri de hızla kısalma sürecine girdi... Örneğin, geçmişte 6 ay vadeli olarak açılan döviz kredilerinde şimdi vade 1-3 aya kadar geriledi.

Körfezbank’ın satış ve kredi yönetiminden sorumlu genel müdür yardımcısı Ali Niyazi Gürcan, vadedeki değişim konusunda şunları söylüyor:

"Şu anda da bankalar azami 1 ay vadeli nakdi plasmanlara giriyor. Firmalar da bu vadelerin ötesinde kredi talebinde bulunamadı. Bu arada, firmaların kredi fiyatlarındaki ani yükselmeler ve genel belirsizlikler nedeniyle kendilerini daha uzun sürelere kilitlemek istememeleri, ihracat kredisi taleplerinde vadelerin kısalmasında etkili oldu.”

Türk Eximbank’tan bir yetkili ise ihracatçıların ağırlıklı olarak 180 gün vadeli kredi almayı tercih ettiklerini belirtiyor. Aynı yetkili, "Türk Eximbank olarak kredi programlarımız içinde ticari bankalar aracılığıyla kullandırılan ‘Sevk öncesi döviz’ ve ‘Sevk öncesi TL’  ihracat kredileri, ihracatçıların geniş ölçüde benimsediği bir finansman modeli. Söz konusu kredilerde de ağırlıklı olarak ihracatçılarımız 180 gün vadeli kredi almayı tercih ediyor" değerlendirmesini yapıyor.
 
“EN İYİ YÖNTEM FACTORING”

Emre Yalçınkaya / TEB Genel Müdür Yardımcısı

Türkiye Ekonomi Bankası (TEB) Genel Müdür Yardımcısı Emre Yalçınkaya, kredilerden sorumlu olarak görev yapıyor. İhracatçı firmaların finansman için factoring şirketlerini tercih etmesi gerektiğini belirten Yalçınkaya, şu değerlendirmeyi yapıyor:

"İhracattaki artış potansiyelini Anadolu'ya gittiğimizde daha net görüyoruz. Gaziantep, Kayseri gibi illerde bulunan belli büyüklükteki firmalarda bunu çok açık görmek mümkün. Yıllardır iç piyasanın cazibesine kapılmadan ihracatını devam ettiren firmalar çok avantajlı duruma geçti. Çünkü, söz konusu şirketlerin pazarları hazırdı.

Factoring'in ihracat için iyi bir ürün olduğunu düşünüyorum. Özellikle mal mukabili ihracatlar için son derece yararlı bir yöntem. Çünkü, yurtdışına satış yaptığınız firmayı iyi tanımıyorsanız, factoring aracılığıyla bu işlemi garantiye alma ve bu aldığınız garantiyi de ucuz maliyetle fonlama şansınız var. Türkiye'den yapılmış bir ihracat faturasını karşı taraftaki factoring şirketine temlik ettiğinizde, bu artık Türkiye riski olmaktan çıkarak, karşı tarafın riski olur.

Bu tip riskleri yurtdışında finanse etmek hem daha kolay, hem de daha ucuzdur. Dolayısıyla factoring’in ihracatın fonlanması tarafında çok büyük faydası olur. Çünkü, o da bir ürün ve o ürün de ihracatı desteklemek için iyi bir yöntem".

KÜÇÜK ÖLÇEKLİ ŞİRKETLERE GARANTİLİ FİNANSMAN ÖNERİSİ
 
Toprak Yatırım Bankası’nın genel müdürü ve Toprak Factoring’in yönetim kurulu başkanı Can Karaşıklı, finansman sıkıntısı çeken küçük ölçekli işletmelere yönelik şu önerilerde bulundu:

“İhracatçı firmalara kullandırılacak kaynak konusunda, piyasa koşullarının çok iyi olmadığı ortada. Bunun en büyük nedeni de, bankaların yurt dışına ödeyecekleri sendikasyon kredileri. Bu kredilerin yenilenme oranı yüksek olursa, bence ihracatçı şirketlerin fon bulması kolaylaşacak.

Büyük ihracatçı firmalar, zaten rekabetçi fiyatlar alma gücü var. Bu yüzden fon sıkıntısını daha çok küçüklerin çekmesi doğal. Ancak, bu firmaların da, bir miktar öz kaynakla ilk yüklemeyi finanse etmesi, ardından ‘yüklemenin bir sonraki yüklemeyi finanse etmesi’ gibi bir yöntem izlemeleri gerekiyor. Burada da factoring şirketlerinden alacak garantisi hizmeti alabilir. Böylece, para gelecek mi, gelmeyecek mi, diye kafasını yormak ve bir sonraki yükleme için çalışmalarına devam ettirebilir.”

BANKACILAR ŞİRKETLERDEN NE İSTİYOR?

AYIPLI MAL RİSKİ: İhracatçı kuruluşları finanse eden bankalar ve factoring şirketleri için en büyük risk, “ayıplı mal” olarak adlandırılan türden mal göndermek. Bankalar, bu nedenle, şirketlerden, bünyelerinde kalite kontrol biriminin kurulmasını istiyor.

TEMİNAT FAKTÖRÜ: Bankaların önemli bir sıkıntısı da sorunlu krediler. Bu rakamı yukarı çekmekten çekinen bankalar, şirketlerden şimdi daha çok likit olabilecek teminatlar talep ediyorlar. 

Bankaların, kredileri yenileme yerine, kapatma yoluna gidebilecekleri unutulmamalı. Burada bankacıların şirketlerden talebi biraz anlayış. Onlara göre, bankaların her finans desteğini kabul edip, kredi açmaları mümkün değil.

ŞEFFAF BİLANÇO: Bankaların en büyük sıkıntısı, kayıt dışı ekonominin büyük olması nedeniyle bilançoların şeffaf olmaması. Bu nedenle şeffaf kredi koşulu giderek önem kazanıyor. Bankacılar, şeffaf olmayan bilançonun geri çevrileceği konusunda uyarıp, “Bu durumda neden kredi vermiyorsunuz, benim satışım, karım bu kadar”  diye itiraz etmeyin diyorlar. 

HER KREDİR BİR PROJEDİR: Şirketler, bankalardan istedikleri her prefinansman kredisini bir proje gözüyle bakmalı ve bu kredi için banka yönetimini ikna etmeli. Bankacıların isteği, alınan kredinin yerinde kullanılması ve zamanında da kapatılması…

"ÖNCELİKLE BANKACILIKTAKİ SORUNLAR ÇÖZÜLMELİ"

Ali Niyazi Gürcan / Körfezbank Genel Müdür Yardımcısı

"Ekonomik programın dayandığı en önemli unsurlar arasında dış satım gelirlerinin artırılması yer alıyor. Devalüasyon önümüzdeki aylardan itibaren büyük ölçüde ihracatın, belirli ölçüde de turizm gelirlerinin artışına yol açacak. Ancak, ihracat artışının hemen ve Türk Lirası'nın hızlı değer kaybetmesi ölçüsünde gerçekleşeceğini düşünmenin de çok iyimser bir beklenti olduğu kanısındayız. Burada sınırlayıcı olabilecek bazı faktörleri göz ardı etmemek gerekiyor.

Bunlar, Türkiye'nin ihracatının dikkate değer düzeyde bir ithalat girdisi gerektirdiği, yurtdışı alıcıların Türkiye'deki kur değişikliğini kendi lehlerine kullanma yönünde gerekli aksiyonları hızla aldıklarına dair duyumlar, ihracatçılarımızın bazılarının devalüasyonun getirdiği rahatlamaya rağmen birbirlerinin fiyatlarını kırma yönündeki hareketlerine dair duyumlar ve çok önemli bir faktör olan ihracatın finansmanı tarafında bankacılık sektöründeki kriz nedeniyle ortaya çıkan darboğazdır.

Biz son aylardaki gözlemlerimize de dayanarak, önümüzdeki aylarda otomotiv, dayanıklı tüketim ve tekstil sektörlerinde ihracat artışının daha çok dikkat çekeceğini düşünüyoruz."

 

Türkiye ve dünya ekonomisine yön veren gelişmeleri yorulmadan takip edebilmek için her yeni güne haber bültenimiz “Sabah Kahvesi” ile başlamak ister misiniz?


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz