Mevduatın Yeni Gözde İlleri

Rakamlar yalan söylemez. Bir süredir bankacılık sektöründen yansıyan veriler, mevduat istatistiklerindeki en büyük yükselişin Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerinden geldiğini ortaya koyuyor. Üstelik ...

1.08.2004 03:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Rakamlar yalan söylemez. Bir süredir bankacılık sektöründen yansıyan veriler, mevduat istatistiklerindeki en büyük yükselişin Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerinden geldiğini ortaya koyuyor. Üstelik bazı illerde artış oranları yüzde 160’lara kadar ulaşıyor. Bankacılar da işin önemini kavramış durumda. Ardı ardına şube açılışları ve ziyaretler yapılıyor. Bölgedeki güven artışı, sınır ticaretindeki yükseliş ve yastık altındaki paranın çıkışından kaynaklanan bu canlılığın, artarak devam edeceği tahmin ediliyor.  
 
Mevduat her zaman yatırımcıların güvenli limanı oldu. Vade sonunda eline geçecek parayı bilmek isteyen yatırımcıların neredeyse tek adresiydi. 2001’de yaşanan krizden sonra, bir miktar çekimserlik yaşansa da özellikle 2003 yılı başından itibaren mevduata olan ilgi bir hayli arttı. Merkez Bankası verilerine göre, 2 Temmuz itibariyle sistemdeki mevduat toplamı 160 katrilyon 746 trilyon liraya ulaştı. Bu miktarın 89 katrilyon 848 trilyon lirası Türk Lirası mevduatlardan, 70 katrilyon 898 trilyon lirası ise döviz cinsi mevduatlardan (DTH) oluşuyor.  
 
Temmuz 2003’te ise, sistemdeki toplam mevduat miktarı 131 katrilyon 324 trilyon lira seviyesindeydi. Yani yaklaşık bir yılda mevduat miktarı yüzde 22 oranında büyüdü.    
 
Ancak, asıl dikkat çeken, geçmiş yılların aksine mevduat miktarının Doğu, Güneydoğu ve Orta Anadolu illerinde hızlı bir şekilde artması oldu. Aslında oranlar hali hazırda değişmedi. Yani yine Marmara, Ege ve Akdeniz illerindeki mevduat miktarı, diğer illere göre oldukça fazla. Ancak mevduatın önemli bir bölümünü elinde bulunduran bu bölgelerdeki mevduat artışı yüzde 20’ler seviyesindeyken, Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde yüzde 160’lara varan mevduat artışları söz konusu.  
 
Türkiye Bankalar Birliği (TBB) verilerine göre,  2000-2003 yılları arasında mevduat miktarını en hızlı artıran il yüzde 161,56 ile Adıyaman. Burayı yüzde 101,20 ile Bingöl izliyor. Şanlıurfa’daki mevduat artışı yüzde 78,87, Diyarbakır’daki yüzde 67,79 seviyesinde. Buna karşın söz konusu dönemde İstanbul’daki mevduat artışı ise sadece yüzde 10,41 olarak gerçekleşti. TBB verilerine göre, bu dönemde mevduat miktarında düşüş yaşanan tek il sanayinin kalbi olarak kabul edilen Kocaeli oldu. 2000 yılında Kocaeli’nde 1 milyar 924 milyon dolarlık mevduat bulunurken, 2003 yıl sonunda bu rakam 1 milyar 919 milyon dolar olarak görülüyor.  
 
Yastık altından mı geliyor?  
 
Aslına bakılırsa söz konusu illerin toplam banka mevduatları dikkate alındığında paylarının oldukça düşük olduğu net olarak görülüyor. Örneğin, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin toplam banka mevduatından aldığı pay sadece yüzde 1,61 düzeyinde. Bu nedenle rakamlardaki küçük kıpırdanmalar bile büyük yüzdelerle ifade edilebiliyor. Ancak, mevduat miktarındaki yüksek oranlı artışlar gelecek için bankaların umutlanmasına neden oluyor.  
 
Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere, bu illerdeki mevduat artışını, yastık altındaki paraların sisteme girmesine bağlıyor. Yapı ve Kredi Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin İmece ise, konuyla ilgili görüşlerini şöyle aktarıyor:  
 
“Irak ve bölge ülkeleriyle yapılan sınır ticareti bölgeye ciddi bir kaynak girişi yarattı. Ayrıca, GAP Projesi’nin hayata geçmesiyle tarım alanlarının işlemeye elverişli duruma getirilmesi, bu alanda da faaliyeti artırdı. Öte yandan bölgede güvenliğin sağlanması, teşviklerin etkisi ve hükümetin bu illere yakın ilgi göstermesi nedeni ile ticari faaliyetler de arttı. Ortaya çıkan sermaye birikimi de bankacılık sisteminde mevduata dönüştü.”  
 
Akbank Bireysel Bankacılık Pazarlama Bölüm Başkanı Cem Muratoğlu ise, söz konusu bölgedeki mevduat yükselişinde, ekonomik canlılık ve yatırımcının belli başlı bankalara olan güvenindeki artışın etkili olduğunu söylüyor. Muratoğlu, “Aynı zamanda yastık altındaki paranın da yavaş yavaş sisteme girmesi dikkati çekiyor” diyor.  
 
“Hacim daha da büyüyecek”  
��
Rakamlar henüz çok küçük olsa da, yaşanan büyüme hem bankacılık hem de ülke ekonomisi açısından oldukça umut verici. Bu nedenle de diğer sektörlerde olduğu gibi bankacılık sektörünün de bölgeye ilgisi her geçen gün biraz daha artıyor. Zaten bölge halkının lüks tüketiminin oldukça fazla olması, bankacılık hizmetlerine olan ilgilerinin önümüzdeki dönemde daha da artacağını gösteriyor. Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere de bölgenin ihtiyacına uygun ürünlerle, potansiyeli ortaya çıkarmanın mümkün olacağını söylüyor.  
 
Hızlı büyümeye rağmen mevduat rakamlarının toplam içindeki payları bir hayli düşük. Bunun en büyük nedeni de, bölgenin milli gelirden aldığı payın düşük olmasından kaynaklanıyor. Yapı ve Kredi Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin İmece, “Bu bölgelerde yaşayan ve sermaye sahibi olan kişi ya da kurumlar, birikimlerini büyük şehirlerde değerlendiriyorlar” diye konuşuyor. Ancak, bölgede güvenliğin sağlanması sonucu ticari hayatın tabana yayılmasıyla mevduatlardaki hacmin daha da büyüyeceğini söylüyor. Bunun da bankacılık sektörü açısından son derece önemli olduğunu ifade ediyor.  
 
İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Kayhan Söyler de, terörde sağlanan başarı ve ardından gelen ekonomik canlanmanın bölgenin kalkınmasını beraberinde getirdiğini söylüyor. Bu doğrultuda da bölgedeki bankacılık faaliyetlerinde ciddi artış yaşandığını ifade ediyor.  
 
Bankaların şubeleşme atağı  
 
Mevcut veriler, önümüzdeki dönemde Doğu, Güneydoğu ve Orta Anadolu illerinde bankacılık ürün ve hizmetleri için de elverişli bir ortamın oluşacağını net olarak ortaya koyuyor. Buna bağlı olarak da bankalar söz konusu bölgede pazarlama atağına kalkmış durumda. Çünkü, mevduatta başlayan hareketin, diğer enstrümanlara da yayılması bekleniyor.  
 
Akbank Bireysel Bankacılık Pazarlama Bölüm Başkanı Cem Muratoğlu, “Mevduat rakamlarındaki hızlı büyüme, bölgede faaliyeti olmayan bankaları da harekete geçirdi. Büyük bir şubeleşme atağı başladı. Özellikle de bölge halkının faize karşı tutumundan dolayı özel finans kurumlarının yoğun bir pazarlama faaliyeti dikkati çekiyor” diye konuşuyor.    
 
Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere ise, Anadolu’daki şube ağlarını her geçen gün genişlettiklerini ifade ediyor. Yeni şubeler açmaya yönelik inceleme ve değerlendirmelerinin devam ettiğini belirten Kişmir, sözlerini şöyle sürdürüyor:  
 
“Özellikle Irak'a yakınlığı nedeniyle, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde sınır ticaretinin hareketlenmesi, ekonominin canlanmasına neden oluyor. Mevcut konjonktürü ve bu bölgeye komşu ülkelerdeki gelişmeleri takip ediyoruz. Buna göre planlarımızı revize etmeyi ve şube ağımızı daha da genişletmeyi planlıyoruz.”  
 
Ticari bankacılık da hareketlendi  
 
Bankacılık işlemlerine yeni yeni alışan bu bölgede, mevduatta ciddi bir artış olduğunu rakamlar net olarak ortaya koyuyor. Ancak, bankacılar, ilginin sadece mevduatla sınırlı kalmadığını söylüyor. Banka kartı (debit kart), kredi kartı, kredili mevduat hesabı ve bireysel kredilerde de müşteri talebinin bir hayli fazla olduğunu ifade ediyorlar. Ayrıca, ticari bankacılık ürünlerine ilginin de bir hayli fazla olduğunu sözlerine ekliyorlar.  
 
Yapı ve Kredi Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin İmece, bu illeride 1985 yılına kadar gelir kaynaklarının ağırlıklı olarak tarım ve hayvancılık olduğunu hatırlatıyor. Buna karşın son 10-15 yılda tekstil, gıda, nakliyat ve sınır ticaretinin ön plana çıktığını ifade ediyor. Hüseyin İmece sözlerini şöyle sürdürüyor:  
 
“Sınır ticaretinde de özellikle akaryakıt taşımacılığı bölgeye önemli bir kaynak yaratıyor. Bu nedenle ticari araç, otomobil, bireysel ve KOBİ kredilerinde artış sağlandı. Son dönemde özellikle GAP çerçevesinde tarım ve hayvancılık alanında yatırımlar ve faaliyetler arttı.”  
 
Akbank’tan Cem Muratoğlu ise, Adıyaman ve Şanlıurfa’da modern tarımın yaygınlaşması ve sanayi yatırımlarının artmasıyla birlikte ticari bankacılık potansiyelinin arttığını söylüyor. Cem Muratoğlu, “Faize karşı duyarlı olan bu illerde Türk Lirası mevduatın yoğun olarak kullanıldığı gıda, otomotiv, beyaz eşya gibi sektörlere yönelik pazarlama faaliyetlerinin hızlanmasını bekliyoruz” diyor.  
 
“Siyasi Güvensizlik Yastık Altını Büyüttü”  
 
Erhan Şahinkaya / Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı
 
 
Alışkanlıklar Etkili 1998-2000 dönemi itibarıyla Doğu Anadolu Bölgesi’nde toplanan mevduatın, Türkiye toplamı içindeki payı azalmıştır. Doğu illerinde toplanan mevduatların Türkiye toplamı içindeki paylarının düşük düzeylerde kalmasına, sermaye birikiminin yetersizliğinin yanı sıra, halkın tasarruf ve yatırım alışkanlıklarının olmaması ve faiz geliri elde etmeyi inançlarına aykırı bulmaları sebep gösterilebilir.  
 
Tercihleri Yastık Altıydı Bölgede insanlar daha çok yastık altında tutabilecekleri yabancı para ve altın gibi yatırım araçlarına yönelmiştir. Önemli nedenlerden biri de uzun yıllar süren bölgedeki siyasi güvensizlik ve tedirginliktir.  
 
DTH’lar Arttı Bölgede siyasi güvenin sağlanmaya başlamasıyla, 2000'li yıllara geçişle birlikte yastık altındaki tasarrufların büyük bir bölümü mevduata dönüşmeye başlamış olabilir. Eğitim düzeyinin düşük olması dini inanışlarını da etkileyebileceğinden bir kısım tasarrufların halen yastık altında kaldığını düşünüyorum. Mevduata dönüşmüş olan yatırımlarda ise ağırlık doğuya gidildikçe döviz tevdiat hesaplarındadır. Bunun için de birkaç neden sıralanabilir: Sınır ticareti, TL'ye güvensizlik ve alışkanlıklar.  
 
ÖFK’lar Etkili Oldu Bölgede 2000 yılı itibariyle mevduat-kredi artışındaki istikrarın devam etmesi için özel finans kuruluşlarının bölge bazında yaygınlaştırılması düşünülebilir. Çünkü, araştırmalara göre, bölgedeki yatırımcıların çoğunu, eğitim seviyeleri düşük ve 45 yaş altı genç insanlar oluşturmaktadır. Ayrıca, bu finans kurumlarının halka güven sağlaması açısından devlet kontrolünde çalışmaları önem arz etmektedir. Bu durumda diğer bankalara oranla şube sayısı daha yoğun olan devlet bankalarına önemli görevler düşmektedir.  
 
“Nereden Buldun” Korkusu Bölgedeki  bazı küçük şubelerde, kişi bazında oldukça yüksek mevduat hesapları  bulunmaktadır. Özellikle döviz olarak. Bu da doğu koşullarında farklı şekillerde para kazanılıyor olabileceğini gösteriyor. Devletin bir dönem nereden bulduğunu sormayacağını ve insanların paralarını sisteme sokmalarını istemesi bu dönemdeki mevduat artışına katkı sağlamış olabilir.    
 
“Bankaların Görevi Bilinçlendirme”  
 
Kayhan Söyler / İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı
 
 
Alışkanlıklar Değişiyor Bölgedeki olumlu gelişmeler ile birlikte bölge halkının birikmiş ihtiyaçları ve arzuları tüketim alışkanlıklarında değişime yol açmaktadır. Dolayısıyla, yaşanan değişim ile birlikte bankacılık ürünlerine duyulan ilgi doğrultusunda pazarlama faaliyetleri artarak sürmektedir.  
 
Taşıt Kredilerine İlgi Arttı Söz konusu illerde tüm bireysel bankacılık ürünleri ilgi çekmektedir. Sınır ticaretinde yaşanan canlanma ile birlikte sınır illerinde taşıt kredilerinde artış yaşanmıştır. Bu artışlar bölgedeki ekonomik canlanmanın sonucu olarak görülmektedir.  
 
Esnaf Ve Köylü Unutulmamalı Bölgede özellikle tarım ve sanayi sektörlerinde gelişmeler olması beklenmektedir. Bankamız, küçük ve orta ölçekli sanayi işletmelerine, esnaf ve köylüye kredi vermek, her türlü bankacılık hizmetini götürmek konusundaki politikasını sürdürecektir.  
 
Ürünleri Tanıtmalıyız Bölgedeki kalkınma ve tasarruf sahiplerinin bilinçlenmesi ile birlikte -ki bu konuda halkı bilinçlendirmek, bankacılık ürünlerini tanıtmak da bizlere düşmektedir- bankacılık işlemlerine yönelim artacaktır. Müşterilerin kişisel ihtiyaç ve beklentileriyle uyumlu ürünlerle kendilerini önemli ve özel hissetmeleri sağlanmalıdır.  
 
“Bankalar Bölgedeki KOBİ’lere Yönelecek”  
 
Bankacılar, istikrarın kalıcı olması halinde, bölgedeki doğrudan yatırımların, dolayısıyla üretim ve ticaretin artarak süreceğini söylüyor. Bunun sonucu olarak da finansman, para transferleri, bireysel ve ticari kredi, kredi kartı gibi bankacılık enstrümanlarının bölge hayatında daha fazla yer tutacağını ifade ediyorlar. Bankacılar, özellikle bölgedeki ticaretin gelişmesinin bankaların da ticari bankacılık faaliyetlerine daha fazla önem vermesini beraberinde getireceğini söylüyor. Bu beklenti de bankacılık sektörünün bölgede daha aktif olması ihtiyacını ortaya çıkaracağa benziyor.  
 
Yapı ve Kredi Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin İmece de önümüzdeki yıllarda bankacılık sektörünün bu illerde KOBİ’lere yoğunlaşacağını düşünenlerden biri. Banka olarak planlarını bu yönde yaptıklarını belirten İmece, şunları söylüyor:  
 
“Bölgedeki ekonomik gelişme sonucu kişi ve kurumların bankacılık sistemi ile çalışmaları kendiliğinden meydana gelecek bir oluşumdur. Böylece bankalarda bölge halkına ürün ve hizmetlerini daha iyi tanıtma ve anlatma imkanı bulacaklar.”  
 
Ancak bankaların bu potansiyeli değerlendirmesi için kendilerini müşterilerine daha iyi anlatmaları ve hizmetlerini tanıtmaları gerekiyor. Akbank’tan Cem Muratoğlu, bunun için ihtiyaçları doğrultusunda ayrıştırılmış müşteri kesimlerine farklı bankacılık paketleri oluşturularak müşteriler ile paylaşılması gerektiğini söylüyor.  

Türkiye ve dünya ekonomisine yön veren gelişmeleri yorulmadan takip edebilmek için her yeni güne haber bültenimiz “Sabah Kahvesi” ile başlamak ister misiniz?


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz