Otomobil Hareketi

Aslında rakamlar açık. Büyük kriz nedeniyle Nisan 2002’de 900 trilyon TL ile en düşük düzeyi gördü. Sonbaharda ise ufak bir canlılık gözlendi. 3 Kasım sonrası, yıl sonu hareketliliği ile birlikte b...

1.02.2003 02:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Aslında rakamlar açık. Büyük kriz nedeniyle Nisan 2002’de 900 trilyon TL ile en düşük düzeyi gördü. Sonbaharda ise ufak bir canlılık gözlendi. 3 Kasım sonrası, yıl sonu hareketliliği ile birlikte büyüme arttı. Ocak ayı başında ise 1.2 katrilyon TL düzeyi yakalandı. Bankacılar, otomobil kredilerinde bu artışın, devam edebileceğini belirtiyorlar. Ancak, Irak tedirginliği şimdilik tedirginliği artırıyor.  
 
Tüketici kredilerinde esas patlama 2000 yılında yaşandı. O yıla kadar, bankaların kredi portföyünde ciddi bir orana ulaşamayan tüketici kredileri, piyasalara gelen güvenin etkisiyle hızlı bir şekilde büyüdü. Aylık yüzde 2.2’ye kadar düşen cazip faiz oranlarının da etkisiyle, tüketici kredilerinin toplam kredilerdeki payı yüzde 10’a kadar yükseldi.  
 
Fakat, parlak gelişme fazla sürmedi ve önce faizler yükseldi, sonra da bireysel kredi kullanımı fiilen durdu. Kredilerin geri ödenmesiyle birlikte, tüketici kredilerinin rakamı daralma eğilimine girdi. 2000 yıl sonunda 4.6 katrilyon liraya ulaşan tüketici kredisi hacmi, 2001 yılı sonunda 2.2 katrilyon liraya kadar geriledi. 2002’nin ilk 10 aylık döneminde bu seviyesini korudu. Ancak, bu yapı ekim ayından itibaren ise 3 Kasım seçimlerinin verdiği ivmeyle birlikte değişmeye başladı.  
 
Merkez Bankası verilerine göre, nisan ayı sonu itibariyle, otomobil kredileri son 2 yılın en düşük seviyesine gerileyerek 900 trilyon liraya kadar inmişti. Nisandan eylül ayı sonuna kadar geçen sürede ise talep yok denecek kadar azdı. Ancak, eylül ayı sonunda otomobil kredileri hareketlenme başladı. 11 Ekim itibariyle bankacılık sektöründe kullandırılan otomobil kredileri 1 katrilyon lirayı aştı. 10 Ocak itibariyle itibarıyla otomobil kredileri 1.2 trilyon liraya yaklaştı. Aynı tarihte tüm tüketici kredilerinin toplamı ise 3 katrilyon 44 trilyon 456 milyar lira olarak gerçekleşti.  
 
Mevsimsellik de etkili  
 
Bankacılara göre kredi talebindeki canlanmayı doğru değerlendirmekte yarar var. Ekonomideki olumlu hava, bunun en önemli nedeni… Ancak, bir de mevsimsellik etkisi var. Onu da göz ardı etmemek gerekiyor.Çünkü, otomobil satışları, geleneksel olarak yılın son aylarında artıyor. Bu da kredilere bir ölçüde yansıyor. O nedenle bankacılar temkinli konuşmayı tercih ediyor.  
 
Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Ali Temel, otomobil kredisi taleplerinin henüz minimum düzeyde olduğunu söylüyor. Ancak, hareketlenmenin umut verici olduğunu da sözlerine ekliyor. Kredi piyasasında geçmiş aylarda hiç işlem yapılmadığını hatırlatan Temel, “Bu nedenle az da olsa gelen kredi talebi piyasayı hareketlendiriyor” diyor.  
 
Yapı ve Kredi Bankası Bireysel Pazarlama Yönetmeni Sinem Şanlı ise otomobil kredisi taleplerindeki artışı, güven ortamının oluşmasının yanı sıra, mevsimsel özelliklere de bağlıyor ve devam ediyor:  
 
“Otomobil satışlarında özellikle yılın son aylarında ciddi bir canlanma yaşanır. Yeni modellerin çıkması ve bütçelerin daha netleşmesiyle birlikte artan alımlar bunda etkili olur. Bu yıl tüm olumlu gelişmelerle mevsimsellik bir araya geldi. Yani faiz düşmesi ve talepteki artış kesişti.”  
 
En düşük faiz yüzde 3,65  
 
Şu anda otomobil kredi faizlerindeki en düşük oran 24 ay vade için yüzde 3,65. Bu oranla kredi kullandıran banka ise Akbank. Dışbank ve Finansbank’ın ise aynı vadede faiz oranları yüzde 3,70. HSBC Bank ve Koçbank ise yüzde 3,75 faizle 24 ay vadeli otomobil kredisi kullandırıyor.  
 
Aynı vadede Yapı ve Kredi Bankası’nın faiz oranı yüzde 3,90, Garanti Bankası’nın yüzde 3,95, Oyakbank’ın yüzde 4,05, İş Bankası’nın ise yüzde 4,40. Otomobil kredilerinde maksimum 12 ay vadeli kredi kullandıran Denizbank’ın faiz oranı ise yüzde 4,25.  
 
Rakamlara baktığımızda geçmiş dönemlere göre, faiz oranlarında ciddi düşüşler yaşandığını görüyoruz. Ancak, bankacılar, otomobil kredilerinde tam bir hareketlenme yaşanması için faizlerin biraz daha düşmesi gerektiğini söylüyor. Çünkü, geri ödemeler, Türkiye şartlarında birçok tüketicinin karşılayamayacağı boyutta.  
 
Şu anda piyasadaki en düşük oranın 24 ay vadede yüzde 3,65 olduğunu söylemiştik. Bu faizle 10 milyar liralık otomobil kredisi kullanmak isteyen bir tüketicinin ayda 669 milyon lira taksit ödemesi gerekiyor. Vade sonunda bankaya ödeyeceği toplam para miktarı ise 16 milyar 56 milyon lira.  
 
Aynı vadede faiz oranı yüzde 3.70 olduğunda aylık taksit 654 milyon lira, faiz yüzde 3.65 olduğunda 669 milyon lira, faiz 3.70 olduğunda ise aylık 673 milyon lira taksit ödenmesi gerekiyor. Faiz oranı yüzde 4,40 olduğunda ise ödenecek taksit tutarı 729 milyon liraya yükseliyor.  
 
Hareket büyük bankalarda  
 
Merkez Bankası verileri, otomobil kredilerinde artış yaşandığını net olarak gösteriyor. Ancak, bu hareket henüz tüm bankalarda hissedilmedi. Çünkü, kredi taleplerinde tüketicilerin tercihi, ağırlıklı olarak büyük bankalar. Bu nedenle küçük ve orta ölçekli bankaların bireysel kredi bölümlerinde henüz hareketlenme başlamadığı söyleniyor.  
 
Yapı ve Kredi Bankası Bireysel Pazarlama Yönetmeni Sinem Şanlı da hareketlenmenin büyük bankalarda daha çabuk hissedildiği görüşünde. Buna neden olarak da büyük bankaların yaygınlığını gösteriyor ve devam ediyor:  
 
“Ulaşım kolaylığının yanı sıra, güven de bu tip ilişkilerde müşterinin tercihini belirleyen oldukça önemli bir unsur. Ayrıca, büyük bankalar yeni ortamlara daha çabuk adapte oluyor. Buna bağlı olarak da faiz oranlarını küçük ve orta ölçekli bankalara göre daha çabuk aşağı çekebiliyorlar. Tüm bunlar da kredi taleplerini destekleyici gelişmeler.”  
 
Denizbank Pazarlama ve Kredilerden Sorumlu Grup Müdürü Doruk Parman da, bu tespiti doğruluyor ve otomobil kredilerindeki talep artışını banka olarak henüz hissetmediklerini söylüyor.  
 
2003’te talep artacak  
 
Piyasadaki genel beklenti, 2003 yılında kredi talebinin daha canlı olacağı yönünde. Bunun en büyük nedeni de ekonomiye ilişkin olumlu beklentiler. Ancak, özellikle Irak tedirginliği kredi cephesini de rahatsız ediyor. Denizbank’tan Doruk Parman, Irak tedirginliği ortadan kalkmadan, piyasalara ilişkin tahmin yapmanın da zor olduğunu ifade ediyor.  
 
Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Ali Temel ise faizler yüzde 3’ün altına düşmedikçe, otomobil kredilerinde çok ciddi bir hareketlenme olmayacağını söylüyor. Ancak, Irak konusundaki belirsizlik ortadan kalkana kadar faizlerde yeni bir düşüş beklemediğini de sözlerine ekliyor.  
 
Irak tedirginliğinin yanı sıra, hükümetin ekonomide atacağı adımlar da kredi faizleri üzerinde oldukça önemli. Bu nedenle hükümet politikaları da yakından izlenecek. Yapı ve Kredi Bankası Bireysel Pazarlama Yönetmeni Sinem Şanlı, 2003 yılında faizlerde bir miktar düşüş, buna bağlı olarak talepte de artış beklediklerini söylüyor. Şanlı, “Tüm planlarımızı bu beklentiye göre yaptık. Çünkü, 2003 yılında istikrarlı hükümet programının devam etmesini ve ekonomik dengelerin olumlu yönde gelişmesini bekliyoruz” diyor.  
 
Ancak, tüm bu olumlu beklentilere rağmen, yine de otomobil kredilerinde 2000 yılı rakamlarının yakalanmasının mümkün olmadığı ifade ediliyor. Merkez Bankası verilerine göre, 2000 yılı sonunda bankacılık sektöründeki otomobil kredilerinin hacmi 2,4 katrilyon liraydı. Sektör yetkilileri, bu rakamlara yeniden ulaşmak için en azından 2004 yılının beklenmesi gerektiğini söylüyor.  
 
EN ÇOK İHTİYAÇ KREDİSİ KULLANILIYOR  
 
Merkez Bankası verilerine göre, 10 Ocak 2003 itibariyle bankacılık sektöründeki tüketici kredilerinin toplamı 3 katrilyon liraya ulaştı. Bu rakamda otomobil kredilerinin olduğu kadar ihtiyaç kredilerinin de payı büyük. Söz konusu tarihte, sektördeki ihtiyaç kredisi hacmi 1,3 katrilyon lira. Yani geçmiş yılların tersine, otomobil kredilerinden daha çok pay alıyor.  
 
İhtiyaç kredisi hacmindeki büyümenin, kriz döneminde ertelenen zorunlu harcamaların devreye girmesinden kaynaklandığı belirtiliyor. Bankacılar, bu harcamalar için ellerindeki nakdi kullanmak istemeyen tüketicilerin, oluşan güven ortamı ve düşen faizlerin etkisiyle ihtiyaç kredilerine yöneldiğini söylüyor.  
 
Yapı ve Kredi Bankası Bireysel Pazarlama Yönetmeni Sinem Şanlı da, ertelenen harcamaların yapılmaya başlandığını söylüyor. Şanlı’ya göre, ihtiyaç kredilerinde de mevsimsellik söz konusu. Önceki yıllarda da yılın son üç ayında ihtiyaç kredilerinde artış yaşandığını belirten Şanlı, “Yıl sonu hemen hemen herkesin harcamalarının arttığı, gelirinin belirli oranda düştüğü bir dönemdir. Bu nedenle ihtiyaç kredisi taleplerinde ciddi büyüme olur. Bu yıl faizlerin düşüşüyle bu trend desteklendi” diyor.  
 
“ŞİRKET TALEPLERİ KREDİLERİ BÜYÜTTÜ”  
 
Cem Muratoğlu / Akbank
 
 
Akbank Bireysel Bankacılık Pazarlama Bölüm Başkanı Cem Muratoğlu, başta otomobil olmak üzere tüketici kredilerindeki son tablo ve geleceğe yönelik tahminlerini şöyle özetliyor:  
    
FAİZLER DÜŞTÜ, TALEP ARTTI Taşıt kredilerinde son aylarda yaşanan gelişme faiz oranlarındaki düşüşten kaynaklanıyor. Faizlerdeki düşüş, otomobil firmalarının düzenledikleri kampanyalar ve özel indirimler ile birleşince belirgin bir canlanma yaşandı. Özellikle Aralık ayında şirketlerin alımları sebebiyle, her yıl olduğu gibi, bu yıl da büyük bir hareketlilik yaşandı.  
 
YÜZDE 30 BÜYÜME 2003 yılında otomotiv piyasasında yüzde 25-30 civarında bir büyüme bekleniyor. 2003 yılında faiz hadlerinde yaşanan düşme eğilimi devam ettikçe, bireylerin ertelenen talepleri alıma dönüşecek ve taşıt kredileri pazarı büyüyecektir .  
 
İKİNCİ EL KREDİLERİ ARTACAK Ekonomik büyüme ile birlikte ticari araç satışlarındaki artış taşıt kredilerine de yansıyacaktır. 0 km araçlar yanında önemli otomobil markalarının ikinci el araç satışlarına yönelik başlattıkları kurumsallaşma çalışmaları ikinci el otomobil kredilerinde de büyüme sağlayacaktır.  
 
IRAK OLUMSUZ ETKİLİYOR 2003 ilk çeyrekte olası Irak operasyonu sebebiyle piyasalar negatif etkilenebilir. İkinci çeyrekten itibaren kademeli olarak bir büyüme trendi öngörülüyor. Faizlerdeki düşme trendinin devam etmesi ile birlikte tüketim harcamaları,ihtiyaç kredisi kullanımını 2003 yılında, özellikle ikinci çeyrek itibariyle arttıracaktır.  
 
 
 
 
 

Türkiye ve dünya ekonomisine yön veren gelişmeleri yorulmadan takip edebilmek için her yeni güne haber bültenimiz “Sabah Kahvesi” ile başlamak ister misiniz?


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz