Sınıf Atlama Stratejisi

Türk bankacılık sektörü, tıpkı futbol ligleri gibi... Yeniden yapılanma sonrasında, rekabet kızıştı, bir üst lige çıkmak için çabalar artmaya başladı. Dört büyük lider kalmak, orta ölçekliler “biri...

1.04.2002 03:00:000
Paylaş Tweet Paylaş

Türk bankacılık sektörü, tıpkı futbol ligleri gibi... Yeniden yapılanma sonrasında, rekabet kızıştı, bir üst lige çıkmak için çabalar artmaya başladı. Dört büyük lider kalmak, orta ölçekliler “birinci lige” yükselmek için uğraşıyor. Küçüklerde de bir üst gruba ulaşma konusunda yarış var. Yabancı bankalardan da ciddi atak göze çarpıyor. 

 

Türkiye futbol liglerindeki rekabet, özellikle son dönemin bankacılık sektörüne önemli mesajlar veriyor. Artık liglerde sona yaklaşılıyor. Birinciden üçüncü lige, her yerde büyük bir rekabet var. Bazı takımlar şampiyonluğa, bazıları Avrupa kupalarına oynuyor. Bulundukları ligde orta yerleri, küme düşme çizgisinin üstünü hedefleyenler var. 

 

Son bir yılda yaşanan büyük değişim ve beraberinde gelen yeniden yapılanma nedeniyle, Türk bankacılığında da benzer bir hareket dikkati çekiyor. Dört büyük bankadan, kamu bankalarına; orta ölçekilerden, yabancı sermayelilere, her cephede hedefler yeniden belirleniyor, stratejiler baştan oluşturuluyor. Bu bankaların önemli bölümünde hedef, “sınıf atlamak” ve “şampiyonluğa” oynamak...  Dört büyük banka liderliklerini devam ettirme peşinde... Orta ölçeklilerden bazıları, “büyük” sınıfını, bir bölümü de “ortanın üstü”nü...

Küçüklerden “orta” ölçek düzeyine, yabancılardan da daha büyük olmaya yönelik stratejiler öne çıkıyor.

 

Birinci lig hazırlığı

 

Özellikle Oyakbank, Dışbank, Koçbank ve Denizbank gibi orta ölçekliler, grubundan büyükler ligine katılma hedefinde. Saydığımız bu bankalar, çok şubeli büyük bankalar sınıfına girme stratejisi doğrultusunda şube satın alıyor, Vakıfbank, Toprakbank’a teklif vererek, satın alma fırsatını kaçırmak istemiyor.

 

Büyükler ligine katılmak isteyenler, sadece orta ölçekliler değil. Yabancı sermayeli bankalardan HSBC ve Vakıfbank’ı satın almaya en hevesli banka olarak öne çıkan Societe Generale, büyükler ligine girme hedefinde.

 

Bu tabloya bakıldığında, yukarıda saydığımız bankalar arasında “sınıf değiştirme yarışı”nın olduğunu söylemek mümkün. Bu yarışın kazanılmasında da Vakıfbank ve Toprakbank’ın ihalelerinde ipi göğüsleyecek bankaların, bir adım öne geçecekleri söylenebilir. Eski bankacı ve Inter Consult’ın genel müdürü Haluk Ulusoy, “Bu dönemde orta ölçekli olmak tehlikeli. Ya büyüyeceksiniz veya maliyeti kontrol etmek için küçüleceksiniz” diyerek önemli bir noktaya dikkat çekiyor.

 

Oyak Menkul Değerler’in araştırma grup müdürü Mehmet Gerz’e göre, Toprakbank ve Vakıfbank’ın ihalelerinden olumlu sonuç alamayan bankalar için tek yol kalıyor. O da birleşmek. Gerz, “Sadece ihaleye katılan orta ölçekli bankalar için değil, bütün orta ölçekli bankalar için birleşmekten başka yol yok. Lisanslar da para etmiyor ki, gruplar bankalarını satsın ve çıksın” diyor.

 

<b>Kamuların durumu

 

Türk bankacılık sisteminin önemli ayağını oluşturan kamu bankaları, yeniden yapılanma sürecinde önemli bir mesafe kaydetti. Emlak Bankası, Ziraat Bankası bünyesine alındı, Vakıfbank’ta özelleştirme startı verildi. Halk Bankası’nın yönetim kurulu murahhas üyesi Şenol Babuşçu, “Önümüzdeki dönemde sektörde 7-8 adet çok şubeli bankanın kalacağı gözüküyor. Bunlardan 5-6 tanesi özel, 2’si ise kamu bankası olarak kalacağını tahmin ediyorum. Orta ölçekli bankalar ise büyük bankalar ligine katılmak için birleşmek veya çok şube almak zorunda kalacak” diyor.

 

<b>Akbank ne yapacak?

 

Büyükler liginde şu anda Akbank, Garanti, İş Bankası ve Yapı Kredi yer alıyor. Piyasa koşulları nedeniyle, bu bankaların, mevduat tabanı, müşteri sayısı ve aktif büyüklükleri arttı, piyasa payları büyüdü. Bu nedenle orta ölçekli bankalar grubundan gelecek ataklara hazırlar... Hayri Çulhacı, “Sorun sermaye. Sermayeleri varsa, büyüyebilirler. Yoksa, sadece şube satın almakla büyüme gelmez. Eğer sermayeniz yoksa ve buna rağmen büyüme stratejisi izlerseniz, kendinizi bacağınızdan vurursunuz” diyor.

 

Büyükler arasında en rahat gözüken banka Akbank. Vakıfbank’a teklif vererek, ciddi bir atağa kalkan Akbank, bu atağını yarım bıraktı ve ihale sürecinden çekildi. Banka, küçük ölçekli bankalarla ilgilenmediğini, genel müdür yardımcısı Hayri Çulhacı’nın ağzından ilan etti. Çulhacı, yabancı ortaklığa açık olduklarını ve bu stratejilerinde bir değişiklik olmadığını söylüyor.

 

Garanti ve İş Bankası’nın stratejisi

 

Büyüklerden Garanti Bankası, kardeş banka Osmanlı’yı devir alarak, aktif büyüklüğü itibariyle en büyük özel banka özelliğine kavuştu. Sınırlı sayıda merkezde şube açmayı hedefleyen banka yönetimi, 2002 için agresif büyüme stratejisi öngörmüyor ve birleşme sonrası oluşan yeni yapının oturmasını bekliyor. Analistler, Garanti’nın birleşmeyle maliyetlerin kontrolünde çok büyük bir avantaj yakaladığını söylüyor.

 

İş Bankası yönetimi, Aria ve Petrol Ofisi’ne yapılan yatırımlar nedeniyle önce alkışlandı, fakat geçtiğimiz yıl yaşanan kriz sırasında bolca eleştirildi. Genel Müdür Ersin Özince ise son derece rahat. Özince, banka olarak en kötü senaryoya göre hazır olduklarını söylüyor.

 

İş Bankası, çoğunluk hisselerine sahip olduğu 2 yatırım bankasını birleştirme kararı verdi. Birleşme, TSKB bünyesinde gerçekleşecek. Özince, grup içerisinde yeni birleşme kararlarının gelebileceğini ifade ediyor, ancak isim vermiyor.

 

Bir aracı kurumun analisti, İş Bankası’nın sahip olduğu müşteri potansiyelini kullanması durumunda, büyük bir avantaj yakalayacağına dikkat çekiyor. Ancak, aynı analiste göre, banka için en büyük sorun, maliyetlerin düşürülmesinde yaşanıyor.

 

<b>Yapı Kredi’nin hazırlığı

 

Büyükler liginin diğer bankası Yapı Kredi Bankası’nda ise farklı bir hazırlık var. Kardeş banka Pamukbank ile birleşme yönünde teknik bir çalışmanın sürdüğü yolunda haberler geliyor. Fakat, birleşme sürecinin 3’lü denetimin bitmesinden sonra, yılın ikinci yarısında olacağı belirtiliyor.

 

Komisyon gelirlerinin yüksekliği ve sahip olduğu bireysel bankacılık potansiyeli, Yapı Kredi’nin güçlü yönlerini oluşturuyor. Fakat, krediler içerisinde yüzde 32’ye ulaşan grup payı, bankanın en ciddi sıkıntısı olarak değerlendiriliyor.

 

Büyükler liginde yer alan bankaları değerlendiren Mehmet Gerz, önümüzdeki dönem için şunları söylüyor: “Dört büyük banka arasında potansiyellerini en iyi değerlendirenler Garanti ve Yapı Kredi oldu... Akbank ve İş Bankası’nın iyi potansiyelleri var. Bu iki bankanın, önümüzdeki dönemde bu potansiyelleri işlemek için daha atak olmalarını bekliyorum.”

 

<b>Ortadaki büyüme mücadelesi

 

Sistemde esas hareketlilik, orta ölçekli bankalar grubunda yaşanıyor. Strateji de belli: “Büyükler liginde yer almak”. Bu grubun en hareketli bankaları olarak Oyakbank, Dışbank, Denizbank ve Koçbank öne çıkıyor.

 

12 şubeli bir banka iken Sümerbank’ı satın alarak 187 şubeli bankaya dönüşen Oyakbank, hem Toprakbank’a hem de Vakıfbank’a teklif verdi. Bankanın hedefi, ilk 5 büyük banka arasında yer almak. Genel müdür Mehmet Özdeniz, “Hedefimiz Türkiye genelinde, bütün illerde var olmak ve her türlü bankacılık hizmeti vermek” diyor. Özdeniz, her iki ihaleden olumlu sonuç alamamaları durumunda, şubeleşmeye ağırlık vereceklerini söylüyor.

 

Dışbank da, stratejisini, “Birinci lig”de yer almak üzere oluşturmuş. Şu anda 127 şubeyle hizmet veren Dışbank, Nisan ayı sonu itibariyle 135 ve 2002 yıl sonunda 150 şubeye ulaşmayı hedefliyor.  Bankanın CEO’su Tayfun Bayazıt, “Eğer Vakıfbank’ı alırsak, şube sayımız 400’ün üzerine çıkacak” diyor. Bayazıt, Vakıfbank ve Toprakbank ihalelerinden sonuç almamaları durumunda, stratejilerini gözden geçireceklerini söylüyor ve “O duruma geldiğimizde bakacağız” diyor.

 

<b>Koçbank-UniCredito ortaklığı

 

Büyükler liginin ilk sıralarında yer alma stratejisini benimseyen bankalardan biri de, son birkaç yıldır yaptığı atakla “En büyük 6’ıncı özel banka” konumuna ulaşan Koçbank... Bu banka, İtalyan UniCredito ile yaptığı ortaklık görüşmelerinde önemli mesafe aldı. Alınan bilgilere göre, iki grup arasındaki yoğun görüşme maratonu devam ediyor. Mayıs ayına kadar görüşmelerden sonuç alınması bekleniyor.

 

Bankanın şube sayısı, Migros’larda açılanlarla birlikte 108’e ulaştı. UniCredito ile ortaklığın gerçekleşmesi durumunda, yılın ikinci yarısında, piyasada daha etkin ve hızlı büyüyen bir banka olarak yer alacağı söyleniyor.

 

Denizbank hedefi ikinci grup

 

Orta ölçekliler grubunda yer alan bankalardan Denizbank da, hızlı büyüme stratejisini benimseyenlerden. 50 şubelik ağı, BDDK’tan satın aldığı 70 şubeyle 120’ye yükseldi. Banka, şu anda yoğun bir şekilde yeni şubeleri hızla adapte etmeye ve pazarda hızlı hareket ederek payını artırmayı hedefliyor.

Edinilen bilgiler göre, Denizbank’ın kısa vadeli hedefi, 4 büyük bankanın yer aldığı grubun hemen ardında yer alacak ikinci grubun liderliği. Ardından da çıkacak fırsatlara göre, değerlendirme yapılacak.

 

Banka, şube ağını genişletme dışında, Anadolu Kredi Kartları (AKK) ve Tektaş Menkul Kıymetleri satın alarak, mali iştiraklerini güçlendirme yönünde adımlar attı. Tektaş Menkul’u Deniz Yatırım’la birleştiren banka, BDDK’nın satışa çıkardığı Ekspres Yatırım’la da ilgileniyor.

 

<b>Yabancılar da atakta

 

Büyüklerin ligine yükselmek isteyenler sadece orta ölçekli Türk bankaları değil. Yabancı bankalardan HSBC, şu anda bu lige en yakın yabancı banka konumunda. Şube ağı 180’e ulaşan HSBC, bazı şubelerini kapattı. Şu anda 164 şube ile hizmet veriyor. Ancak, bankanın5 yıllık stratejisinde hızlı büyüme var.  Yönetim, “fırsat çıkması halinde” portföy satın almaya sıcak bakıyor.

 

HSCB gibi büyüklerin liginde yer almaya istekli olan Fransız kökenli Societe Generale, Vakıfbank’la yakından ilgileniyor. Bankanın hedefi, Türkiye’de perakende bankacılığının en büyüklerinden biri olmak...

 

1986’dan bu yana Türkiye’de banka sahibi olmaya çalışan Citibank ise bu hedefinden vazgeçmiş değil. Ancak, Türk Ekonomi Bankası’yla (TEB) yürütülen görüşmelerin olumsuz sonuçlanmasından sonra henüz yeni bir girişim başlatmış değil. Banka, büyüme hedefini koruyor. Ancak, şu andaki 21 şubelik ağla müşteri tabanını büyütmeye çalışıyor. Bir bankacı, “HSBC’nin gerisinde kalmamak için her an sürpriz yapabilirler” diyor.

 

Yabancı bankaların atağını değerlendiren Tayfun Bayazıt, “HSBC, Societe Generale, perakende bankacılığı yapmak için geldiklerine göre, ilk 5’e girmeyi hedefleyeceklerdir. Bu doğrultuda yeni satın almalar da olabilir” diyor.

 

<b>Küçükler zorlanacak

 

Uzmanlar, kendilerine niş alan bulamayan bankaların çok zorlanacağı görüşünde. Credit Suisse’den Afa Boran, “Kendilerine niş alan bulamayan bankalar için yaşam çok zor olacak” diyor. Halkbank’ın yönetim kurulu üyesi Şenol Babuşçu ise, “Küçük ölçekli bankalar, yatırım bankacılığı, özel bankacılık, belki de yerel bankacılığa yönelmek durumunda kalabilir.

Çünkü, bu bankaların rekabet edebilmesi için bir alanda uzmanlaşmaları zorunlu” diyor.

 

Küçük boy bankalardan Abank, yabancı ortaklık arayışında olduğun açıkladı. Bir aracı kurumun banka analisti, “Sanırım Anadolu Honda’nın satışından elde edilecek 50 milyon doları bankaya aktaracaklar ve bu işte var olduklarını gösterecekler” diyor. Aynı grupta öne çıkmayan çalışan banka gözlenmezken, bu sınıftaki bankaların hangi alanlarda butik hizmetler sunacağı henüz ortaya konmuş değil.

  

“İNORGANİK BÜYÜME AJANDAMIZDA VAR”

 

Hayri Çulhacı/Akbank Genel Müdür Yardımcısı

 

“Türk bankacılık sektörü, ilginç bir döneme girdi. Başlayan değişim süreci de birkaç yıl daha devam edecek. Değişim üç noktada gözleniyor. Birincisi, banka sayısının azalması. İkincisi, yabancı bankaların girişi ve üçüncüsü de grup içerisinde birleşme ve satın almalar.

 

Bazı gruplar, TMSF bünyesindeki banka ya da şubeleri satın aldı. Grup bankalarını birleştirenler de oldu. Bundan sonra aynı gruba ait olmayan bankaların birleşmesini görebileceğiz. Bu da ya yabancı bankalar veya kendinden büyük bankalar tarafından satın alınması şeklinde olacaktır. Bu gelişmeler, umulduğu kadar hızlı olmuyor. 15 Mayıs 2002’ye kadar bilanço, ek özkaynak konması ve bazı bankaların tekrar sistemden çıkmasıyla sistem yeni bir şekil alacak. Bu gelişmeler doğrultusunda yeni birleşme ve satın almalar görebiliriz.

 

Bu yapı içerisinde Akbank’ın stratejisi nedir? Akbank, 1.5 yıldır hızlı büyüdü. Pazar payı, her segemette oluştu ve organik büyüme kendiliğinden oluşuyor. İnorganik büyüme, Akbank’ın ajandasında yer alıyor. Ama görüyoruz ki, Türkiye’de diğer gelişmekte piyasalarda olduğu gibi, çok büyük sinerji yok. Herkes aynı işi yapıyor, farklı bir alanda uzmanlaşmış banka pek yok.

 

Bölgesel olsun, kredi kartlarında çok kuvvetli, KOBİ’lerde çok etkin banka gibi özellikler göremiyoruz. Bizim Advantage girişimi, bu amaca hizmet ediyordu, bir niş alandı. Fakat, olmadı.”

 

“HEDEFİMİZ İLK 5’E GİRMEK”

 

Mehmet Özdeniz/Oyakbank Genel Müdürü

 

“Hedefimiz, Türkiye genelinde bankacılık normlarına uyan herkese hizmet vermek. Bütün ülke genelinde, illerde olmak istiyoruz. Bankamızı Sümerbank ile birleştirdik. Ayrıca, Etibank ve Kentbank’tan şube satın aldık. Şu anda 178 olan şubemiz var. Buna ek olarak 20-25 şube daha açmayı düşünüyoruz. Çünkü, şu anda 61 ilde varız, bütün illerde olmak istediğimizden dolayı, yeni şubeler açacağız. Banka olarak organik büyümeye devam edeceğiz. Aynı zamanda Toprakbank ve Vakıfbank ile de ilgileniyoruz.

 

Hedefimiz ilk 5’e girmek ve bu yönden hazırlık yapıyoruz. Müşteri kitlemizi, istediğimiz yönde zenginleştirmek için hedef müşteri kitlesini oluşturduk ve şimdi bunun üzerine çalışıyoruz. 2002 yıl sonu itibariyle en az 240-250 şubeye ulaşırız. Kaynak, sermaye sıkıntımız yok ama bu büyüme zaman ve insan kaynağı meselesi. 2003 yılında da en azından 300 şubeyi geçeriz.”

 

“ARTIK BÜYÜK OLMAK GEREKİYOR”

 

Tayfun Bayazıt/Dışbank CEO’su

 

“Dışbank olarak, satın alarak büyümek için Toprakbank ve Vakıfbank’a talip olduk. İhalede başarılı olursak, örneğin Vakıfbank’ta, şube sayımız 400’ün üzerine çıkacak. Şu anda 127 şubeyiz, daha önce BDDK’tan satın aldığımız şubeleri de kattığımızda, nisan ayı sonu itibariyle şube sayımız 135’e çıkacak. 2002 yıl sonu hedefimiz de 150 şubeye ulaşmak.

 

Neden büyümek istiyoruz? Daha iyi piyasa değeri yakalamak için büyük olmak gerekiyor. Burada iki yöntem kullanılabilir. İdeal Kart ve Sistem D gibi çengel ürünler sunarak, müşteri kazanmaya çalışıyoruz. Bu işin zor tarafı. Kolay tarafı ise aktif satın almak. Vakıfbank ve Toprakbank gibi yapıları satın alarak büyümek daha kolay. Biz her iki yola da yatırım yapıyoruz. Hem organik büyümeye devam ediyor, hem de satın almalarla ilgileniyoruz.Vizyonumuz daha fazla müşteriye, daha çok ürünle hizmet götürmek.”

 

Türkiye ve dünya ekonomisine yön veren gelişmeleri yorulmadan takip edebilmek için her yeni güne haber bültenimiz “Sabah Kahvesi” ile başlamak ister misiniz?


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz