Türk bankacılık sektörü, tıpkı futbol ligleri gibi... Yeniden yapılanma sonrasında, rekabet kızıştı, bir üst lige çıkmak için çabalar artmaya başladı. Dört büyük lider kalmak, orta ölçekliler “biri...
Türk bankacılık sektörü, tıpkı futbol ligleri gibi... Yeniden yapılanma sonrasında, rekabet kızıştı, bir üst lige çıkmak için çabalar artmaya başladı. Dört büyük lider kalmak, orta ölçekliler “birinci lige” yükselmek için uğraşıyor. Küçüklerde de bir üst gruba ulaşma konusunda yarış var. Yabancı bankalardan da ciddi atak göze çarpıyor.
Türkiye futbol liglerindeki rekabet, özellikle son dönemin bankacılık sektörüne önemli mesajlar veriyor. Artık liglerde sona yaklaşılıyor. Birinciden üçüncü lige, her yerde büyük bir rekabet var. Bazı takımlar şampiyonluğa, bazıları Avrupa kupalarına oynuyor. Bulundukları ligde orta yerleri, küme düşme çizgisinin üstünü hedefleyenler var.
Son bir yılda yaşanan büyük değişim ve beraberinde gelen yeniden yapılanma nedeniyle, Türk bankacılığında da benzer bir hareket dikkati çekiyor. Dört büyük bankadan, kamu bankalarına; orta ölçekilerden, yabancı sermayelilere, her cephede hedefler yeniden belirleniyor, stratejiler baştan oluşturuluyor. Bu bankaların önemli bölümünde hedef, “sınıf atlamak” ve “şampiyonluğa” oynamak... Dört büyük banka liderliklerini devam ettirme peşinde... Orta ölçeklilerden bazıları, “büyük” sınıfını, bir bölümü de “ortanın üstü”nü...
Küçüklerden “orta” ölçek düzeyine, yabancılardan da daha büyük olmaya yönelik stratejiler öne çıkıyor.
Birinci lig hazırlığı
Büyükler arasında en rahat gözüken banka Akbank. Vakıfbank’a teklif vererek, ciddi bir atağa kalkan Akbank, bu atağını yarım bıraktı ve ihale sürecinden çekildi. Banka, küçük ölçekli bankalarla ilgilenmediğini, genel müdür yardımcısı Hayri Çulhacı’nın ağzından ilan etti. Çulhacı, yabancı ortaklığa açık olduklarını ve bu stratejilerinde bir değişiklik olmadığını söylüyor.
Garanti ve İş Bankası’nın stratejisi
Büyüklerden Garanti Bankası, kardeş banka Osmanlı’yı devir alarak, aktif büyüklüğü itibariyle en büyük özel banka özelliğine kavuştu. Sınırlı sayıda merkezde şube açmayı hedefleyen banka yönetimi, 2002 için agresif büyüme stratejisi öngörmüyor ve birleşme sonrası oluşan yeni yapının oturmasını bekliyor. Analistler, Garanti’nın birleşmeyle maliyetlerin kontrolünde çok büyük bir avantaj yakaladığını söylüyor.
İş Bankası, çoğunluk hisselerine sahip olduğu 2 yatırım bankasını birleştirme kararı verdi. Birleşme, TSKB bünyesinde gerçekleşecek. Özince, grup içerisinde yeni birleşme kararlarının gelebileceğini ifade ediyor, ancak isim vermiyor.
Bir aracı kurumun analisti, İş Bankası’nın sahip olduğu müşteri potansiyelini kullanması durumunda, büyük bir avantaj yakalayacağına dikkat çekiyor. Ancak, aynı analiste göre, banka için en büyük sorun, maliyetlerin düşürülmesinde yaşanıyor.
Büyükler liginin diğer bankası Yapı Kredi Bankası’nda ise farklı bir hazırlık var. Kardeş banka Pamukbank ile birleşme yönünde teknik bir çalışmanın sürdüğü yolunda haberler geliyor. Fakat, birleşme sürecinin 3’lü denetimin bitmesinden sonra, yılın ikinci yarısında olacağı belirtiliyor.
Komisyon gelirlerinin yüksekliği ve sahip olduğu bireysel bankacılık potansiyeli, Yapı Kredi’nin güçlü yönlerini oluşturuyor. Fakat, krediler içerisinde yüzde 32’ye ulaşan grup payı, bankanın en ciddi sıkıntısı olarak değerlendiriliyor.
Büyükler liginde yer alan bankaları değerlendiren Mehmet Gerz, önümüzdeki dönem için şunları söylüyor: “Dört büyük banka arasında potansiyellerini en iyi değerlendirenler Garanti ve Yapı Kredi oldu... Akbank ve İş Bankası’nın iyi potansiyelleri var. Bu iki bankanın, önümüzdeki dönemde bu potansiyelleri işlemek için daha atak olmalarını bekliyorum.”
Bankanın şube sayısı, Migros’larda açılanlarla birlikte 108’e ulaştı. UniCredito ile ortaklığın gerçekleşmesi durumunda, yılın ikinci yarısında, piyasada daha etkin ve hızlı büyüyen bir banka olarak yer alacağı söyleniyor.
Denizbank hedefi ikinci grup
Orta ölçekliler grubunda yer alan bankalardan Denizbank da, hızlı büyüme stratejisini benimseyenlerden. 50 şubelik ağı, BDDK’tan satın aldığı 70 şubeyle 120’ye yükseldi.
Yabancı bankaların atağını değerlendiren Tayfun Bayazıt, “HSBC, Societe Generale, perakende bankacılığı yapmak için geldiklerine göre, ilk 5’e girmeyi hedefleyeceklerdir. Bu doğrultuda yeni satın almalar da olabilir” diyor.
Küçük boy bankalardan Abank, yabancı ortaklık arayışında olduğun açıkladı. Bir aracı kurumun banka analisti, “Sanırım Anadolu Honda’nın satışından elde edilecek 50 milyon doları bankaya aktaracaklar ve bu işte var olduklarını gösterecekler” diyor. Aynı grupta öne çıkmayan çalışan banka gözlenmezken, bu sınıftaki bankaların hangi alanlarda butik hizmetler sunacağı henüz ortaya konmuş değil.
“İNORGANİK BÜYÜME AJANDAMIZDA VAR”
Hayri Çulhacı/Akbank Genel Müdür Yardımcısı
“Türk bankacılık sektörü, ilginç bir döneme girdi. Başlayan değişim süreci de birkaç yıl daha devam edecek. Değişim üç noktada gözleniyor. Birincisi, banka sayısının azalması. İkincisi, yabancı bankaların girişi ve üçüncüsü de grup içerisinde birleşme ve satın almalar.
Bazı gruplar, TMSF bünyesindeki banka ya da şubeleri satın aldı. Grup bankalarını birleştirenler de oldu. Bundan sonra aynı gruba ait olmayan bankaların birleşmesini görebileceğiz. Bu da ya yabancı bankalar veya kendinden büyük bankalar tarafından satın alınması şeklinde olacaktır. Bu gelişmeler, umulduğu kadar hızlı olmuyor. 15 Mayıs 2002’ye kadar bilanço, ek özkaynak konması ve bazı bankaların tekrar sistemden çıkmasıyla sistem yeni bir şekil alacak. Bu gelişmeler doğrultusunda yeni birleşme ve satın almalar görebiliriz.
Bu yapı içerisinde Akbank’ın stratejisi nedir? Akbank, 1.5 yıldır hızlı büyüdü. Pazar payı, her segemette oluştu ve organik büyüme kendiliğinden oluşuyor. İnorganik büyüme, Akbank’ın ajandasında yer alıyor. Ama görüyoruz ki, Türkiye’de diğer gelişmekte piyasalarda olduğu gibi, çok büyük sinerji yok. Herkes aynı işi yapıyor, farklı bir alanda uzmanlaşmış banka pek yok.
Bölgesel olsun, kredi kartlarında çok kuvvetli, KOBİ’lerde çok etkin banka gibi özellikler göremiyoruz. Bizim Advantage girişimi, bu amaca hizmet ediyordu, bir niş alandı. Fakat, olmadı.”
“HEDEFİMİZ İLK 5’E GİRMEK”
Mehmet Özdeniz/Oyakbank Genel Müdürü
“Hedefimiz, Türkiye genelinde bankacılık normlarına uyan herkese hizmet vermek. Bütün ülke genelinde, illerde olmak istiyoruz. Bankamızı Sümerbank ile birleştirdik. Ayrıca, Etibank ve Kentbank’tan şube satın aldık. Şu anda 178 olan şubemiz var. Buna ek olarak 20-25 şube daha açmayı düşünüyoruz. Çünkü, şu anda 61 ilde varız, bütün illerde olmak istediğimizden dolayı, yeni şubeler açacağız. Banka olarak organik büyümeye devam edeceğiz. Aynı zamanda Toprakbank ve Vakıfbank ile de ilgileniyoruz.
Hedefimiz ilk 5’e girmek ve bu yönden hazırlık yapıyoruz. Müşteri kitlemizi, istediğimiz yönde zenginleştirmek için hedef müşteri kitlesini oluşturduk ve şimdi bunun üzerine çalışıyoruz. 2002 yıl sonu itibariyle en az 240-250 şubeye ulaşırız. Kaynak, sermaye sıkıntımız yok ama bu büyüme zaman ve insan kaynağı meselesi. 2003 yılında da en azından 300 şubeyi geçeriz.”
“ARTIK BÜYÜK OLMAK GEREKİYOR”
Tayfun Bayazıt/Dışbank CEO’su
“Dışbank olarak, satın alarak büyümek için Toprakbank ve Vakıfbank’a talip olduk. İhalede başarılı olursak, örneğin Vakıfbank’ta, şube sayımız 400’ün üzerine çıkacak. Şu anda 127 şubeyiz, daha önce BDDK’tan satın aldığımız şubeleri de kattığımızda, nisan ayı sonu itibariyle şube sayımız 135’e çıkacak. 2002 yıl sonu hedefimiz de 150 şubeye ulaşmak.
Neden büyümek istiyoruz? Daha iyi piyasa değeri yakalamak için büyük olmak gerekiyor. Burada iki yöntem kullanılabilir. İdeal Kart ve Sistem D gibi çengel ürünler sunarak, müşteri kazanmaya çalışıyoruz. Bu işin zor tarafı. Kolay tarafı ise aktif satın almak. Vakıfbank ve Toprakbank gibi yapıları satın alarak büyümek daha kolay. Biz her iki yola da yatırım yapıyoruz. Hem organik büyümeye devam ediyor, hem de satın almalarla ilgileniyoruz.Vizyonumuz daha fazla müşteriye, daha çok ürünle hizmet götürmek.”
Türkiye ve dünya ekonomisine yön veren gelişmeleri yorulmadan takip edebilmek için her yeni güne haber bültenimiz “Sabah Kahvesi” ile başlamak ister misiniz?