Sorunlu enerji şirketi alabiliriz

Aktif Bank Genel Müdürü Dr. Serdar Sümer ile sektörü ve bankanın geleceğini masaya yatırdık...

9.03.2020 12:06:000
Paylaş Tweet Paylaş
Sorunlu enerji şirketi alabiliriz

Elçin Cirik

[email protected]

Aktif Bank, Türkiye’nin büyük yatırım bankalarından… Enerji sektörüne odaklanıyor. Genel müdür DR. SERDAR SÜMER, “Özellikle yenilenebilir enerji finansmanında çok istekli ve agresifiz” diyor. Yönetici, sorunlu varlık kapsamında mutsuz olan enerji şirketlerinin satın almalarıyla ilgilenebileceklerini de söylüyor. Kurumsal bankacılıkta dış ticarete ve özellikle Afrika ülkelerine ağırlık veren banka, bu yılı kredilerde yüzde 15-20 artışla kapatmayı planlıyor.

Aktif Bank, 2019’un ilk 9 ayında sektörün üzerinde büyümelere imza attı. Banka aktiflerini yüzde 19,6 ve kredilerini yüzde 8,1 arttırdı. Bankanın genel müdürü Dr. Serdar Sümer, bu yıl da kredilerde yüzde 15-20 arasında büyüme hedefliyor. Yatırım bankacılığı lisansıyla istediği alana yatırım yapabilen banka, gelecek planlarını da buna göre şekillendiriyor. Bu anlayışla “Enerji yatırımlarına odaklanıyoruz” diyen Sümer, özellikle yenilenebilir enerji finansmanında çok istekli ve agresif olduklarını açıklıyor. “Diğer bankalardan farklı olarak biz ortak oluyoruz, hatta isterlerse inşaatını bile yapıyoruz. Toplam 200 megabaytlık proje yaptık; banka olarak 50 megabayt kendi enerji kapasitemiz oluştu. Bugünlerde biokütle tarafına bakıyoruz” şeklinde konuşuyor. Banka nakit akışı olan bu projeleri, varlığa dayalı menkul kıymetler (VDMK) ya da sukuk gibi formüllerle kağıtlaştırabiliyor. Ayrıca Sümer, sorunlu varlık (distressed asset) kapsamında mutsuz olan enerji şirketlerinin satın almalarıyla ilgilenebileceklerini de ekliyor. Banka bir de Hazine departmanında elektrik ticaret masası kurmak istiyor. “Elektrik alım satımında aktif olmak istiyoruz. Elektrik de odak noktamız olacak. Zorda olan enerji şirketlerinin satın alınması da burada tamamlayıcı nokta” diyor. Bugün bankanın kredilerinin üçte biri bireysel, kalanı kurumsal bankacılık kredilerinden oluşuyor. Kurumsal bankacılıkta geçtiğimiz yıl odaklarını dış ticarete yönelttiklerini belirten Sümer, “Fark yaratmak için Afrika’ya özellikle Sahraaltı bölgeye odaklandık. Kimsenin gitmeyi tercih etmediği yerlere gittik. 3 yılın sonunda 250 Afrika bankasının bankamızda hesabı var. Afrika’da 55 ülkenin 25’inde aktifiz, diğerlerinde de aktif olmak istiyoruz” diyor. Aktif Bank Genel Müdürü Dr. Serdar Sümer ile sektörü ve bankanın geleceğini masaya yatırdık: 

2019’un ilk 9 ayında bankanız sektörün üzerinde büyümeler yakaladı. Bu yıl için nasıl bir büyüme planınız var?

 Bu yıl kredilerde yüzde 15-20 arasında büyüme hedefliyoruz. Bankanın kredilerinin üçte biri bireysel, kalanı kurumsal bankacılık kredilerinden oluşuyor. Yatırım bankası olarak canlı bireysel kredileri paketleyip yatırım fonlarına ya da bireysel yatırımcılara satıyoruz. Kredi tarafında varlığa dayalı menkul kıymet (VDMK) işlemleri yaptığımız için kredi büyümeleri tam olarak dönem sonlarına yansımayabiliyor. Kurumsal bankacılıkta 2019’da ekonomik ortamın da gereği daha çok dış ticarete ağırlık verdik. Zaten 2 yıldır ön çalışmalarını yapıyorduk. Tüm sektörde katılım bankaları dahil 52 oyuncu var; ancak gerçekten ticarete değen banka sayısı 15. Burada fark yaratmak için Afrika’ya özellikle Sahraaltı bölgeye odaklandık. Kimsenin tercih etmediği yerlere gittik. 3 yılın sonunda bugün 250 Afrika bankasının bankamızda hesabı var. Gördük ki Türk iş adamı Afrika’da inşaattan sanayiye çok farklı alanlarda önemli işler yapıyor. Bu Türk şirketlerine hizmet ya da malları karşılığı ödeme garantisi veriyoruz. Bu zorlu coğrafyada çok hızlı para transferi yapabiliyoruz. Ayrıca bu yıl iştirakler tarafında da önemli hedeflerimiz var. Özellikle 3 alanda büyümek istiyoruz. E-kent ile ulaşımı teknolojiyle birleştirme planlıyoruz. Burada bir mobil uygulama yaptık. Bu uygulamayla kart olmadan telefonla kullanım, başka banka kartların kullanımı ve yetersiz limit sorununu aşma özelliklerini getirdik. Mobil uygulamamız Ankara’da 500 binin üzerinde indirildi. En kısa zamanda İzmir’e de yapacağız. Aynı şekilde Paso kartımız için bir mobil uygulama yaptık. Bu uygulamanın yaygınlaşmasını amaçlıyoruz. N Kolay Bono ile tasarruf tarafını domine etmek istiyoruz. Bu, faiziyle vadesiyle piyasadaki en iyi ürün olsun istiyoruz. Bu noktada da kalmayacağız, N Kolay Bono’yu platform olarak konumlayıp başka bankaların, portföy şirketlerinin de en iyi ürünlerini seçerek satacağız. 

 5 yıl önceki görüşmemizde KOBİ bankacılığında büyümek istediğinizi aktarmıştınız. Bu alanda hala iştahınız var mı? 

 KOBİ bankacılığına girmekle ilgili hevesimiz değişti. Geçmişte iki ürün, yazar kasa ve bono ile KOBİ tarafına girmek istiyorduk. Yazarkasa tarafında regülasyon değişikliği oldu, şimdi burada software üzerine çalışma yapıyoruz. Bugün KOBİ bankacılığından ziyade elektrik de dahil olmak üzere enerji tarafında çalışmalarımız var. Enerji yatırımlarına odaklanıyoruz. Bunlar KOBİ’lerin enerji yatırımları da olabilir. Özellikle yenilenebilir enerji finansmanında çok istekli ve agresifiz. Diğer bankalardan farklı olarak yatırım bankası lisansımızla ortak olabiliyoruz, hatta isterlerse inşaatını bile yapıyoruz. 

 Geçmişte bu tarz işler yaptınız mı? 

 Evet, ağırlıklı olarak 2018’de yaptık. Bugüne kadar toplam 200 megabaytlık proje yaptık. Bunların içinde 50 megabayt kendi enerji kapasitemiz oluştu. Bu yıl yenilenebilir enerji tarafında yeni ihaleler açılacak, onlara bakıyoruz. Bugünlerde biokütle tarafına bakıyoruz. 

 Belirli bir üretim rakamı hedefiniz var mı? 

 Hayır, daha çok fırsatlara bakıyoruz. Eğer başka bir alanda başka bir fırsat olursa, oraya kayabiliriz. Biz bu tip işlerde “Yüzde 100 finansman sağlarız ama karşılığında yüzde 30-35 oranında hisse alırız” diyoruz. Kazan-kazan ilkesiyle çalışıyoruz. Bunların hepsi nakit akışı olan projeler, sermaye piyasalarındaki uzmanlığımızla bunları VDMK ya da sukuk gibi formüllerle kağıtlaştırabiliyoruz. Bir de yenilenebilir enerji işiyse dövize bağlı bir nakit akıyor ve bu yatırımcıya enteresan gelecek şekilde paketlenebiliyor. Bu tip bir işlemimiz oldu, şimdi daha büyük rakamlı bir tane daha yapmak istiyoruz. 

 Peki bu enerji yatırımlarınızda yeniden yapılandırmaya girenler oldu mu? 

 Hayır, hiç olmadı. Çünkü konvansiyonel üretim, doğalgaz çevirim santrallerinde yer almadık. Ana yatırım alanımız HES, RES ve güneş enerjisi. 

 Kurumsal bankacılıkta bu yıl neler yapacaksınız? Bu tip bir çalışmanız olacak mı?

Afrika’da 55 ülkenin 25’inde aktifiz; diğerlerinde de aktif olmak istiyoruz. Bu yıl yeri net olmamakla birlikte Afrika’ya bir temsilcilik açmak istiyoruz. Bir de hayata geçirebilir miyiz bilmiyorum ama sorunlu varlık (distressed asset) tarafında çalışabiliriz. Özellikle enerji sektöründe mutsuz olan çok yatırımcı var. Bu şirketlerin alımıyla ilgilenebiliriz. 

Bunlar daha çok yeniden yapılandırmaya giren şirketler olmaz mı? 

 Fark etmez. Bu alanda yatırımcılar genelde dövizle kredi aldı ve TL ile kazanıyor. Bugün denklemler tutmadığı için mutsuzlar. Bu şirketlerde iki taraf; bir yatırımcı, bir de kreditör var. Gördüğümüz yatırımcı, borca karşılık sermayesini silmeye hazır. Ancak sermaye çoğu zaman borcu karşılayamadığı için yeniden yapılandırmalara gidiliyor. Eğer krediyi veren kurumlar da belli kesintilere gitmeye razı olursa biz bu tip şirketlere alıcı olmaya hazırız. 

Yatırım bankacılığında birleşme ve satın almalara girecek misiniz?

 Yakın geçmişte birleşme ve satın alma alanına bakabiliriz demiştim, ancak beklentim çıkmadı. Birleşme ve satın alma hacmi geçmişteki 20 milyar dolardan 2019’da 2-3 milyar dolara kadar indi. Pazar umduğum gibi olmadı. Onun yerine kendimiz satın alma yaptık. Japon SECOM ile Türkiye’de yüzde 50-50 ortaklıkla elektronik güvenlik şirketi yatırımı yaptık. Evlere, iş yerlerine giren her ürün yani elektrik, su, güvenlik, gaz, telefon ilgi alanımıza giriyor. Elektrik en enteresanı. Bankamızın Hazine departmanında elektrik ticaret masası kurmak istiyoruz. Elektrik alım satımında aktif olmak istiyoruz. Elektrik dünyası çok regüle, kimin alıp satabileceği lisanslara tabii. Bu alana güneş enerjisi ve Çalık Grubu’nun yatırımlarıyla girdik. Elektrik de odak noktamız olacak. Zorda olan enerji şirketlerinin satın alınması da burada tamamlayıcı nokta olacak. 

 Büyüme hedefiniz olan iştiraklerde ne kadar yeni müşteri kazanıyorsunuz? 

 Burada mobil uygulamaların indirilme adetlerine önem veriyoruz. Paso uygulamamızda 5 bine yaklaştık; yüzde 20-25 büyümeyi sağlıklı buluyoruz. Ulaşım tarafında da güçlü indirilme rakamlarına ulaştık, yüzde 25 büyüme amaçlıyoruz. N Kolay Bono’yu bugüne kadar 30 bin kişi aldı. İki yıl içinde bu sayıyı 100 bin yapmak istiyoruz. Yalnız bu müşterilere illa banka ürünleri satmak gibi bir hedefimiz yok. Örneğin E-kent mobil uygulama kullanıcılarına kredi satmasak da bu uygulamayı ticari olarak manalı hale getirebiliyorsak bizim için yeterli. Bu tip iştiraklerimiz büyüsün, başka bankalarla da çalışsın istiyoruz. 

Kripto para borsası kurmuştunuz. Bu alandan neden çıktınız?

 Aslında önemli iki nedeni var: Kripto borsasına bu işten anlayan iyi bir ortakla girmiştik. Aktif Bank olarak güvenlik ve banka adımızla fark yaratmak istedik. Fakat zaman içinde borsanın bir bankaya ait olmasının pek anlam ifade etmediğini gördük, bankayla çelişti. Bazı insanlar bunu tercih etmedi. İkinci neden olarak da çok yatırımcı bu alana girdi ve kripto para değerleri düştüğü için cazibesini yitirdi. Mevcut yapıda fazla oyuncuya talep olmadı. 

 Bu alan gelecek için iyi bir büyüme fırsatı vermiyor mu yani? 

 Kripto para tarafında alım-satım işlemlerine ilgimizi kaybettik. Ama bu süreçte alım-satım platformunun nasıl çalıştığını ve token oluşturmayı öğrendik. Aslında blockchain sadece para üzerinden değil iD ile de çalışabilir. Şimdi yine bir iştirak kurarak token oluşturmak için çalışmalarımız var. 

 Banka ilk 9 ayda yüzde 16 net kâr artışı yakaladı. Bu yıl nasıl bir hedef belirlediniz? 

 2019’u yaklaşık 343 milyon TL kârla kapatacağız. Bankanın sorunlu alacak oranı yüzde 3,9, sektörden iyi gidiyoruz. 2020 sonu için de bütçemizi 400 milyon TL kâr olarak kurduk. Bu da yaklaşık yüzde 15 artış yakalayacağımız anlamına geliyor.


“YAPILANDIRMA KULÜPLERİN LEHİNE OLDU”

2 YIL ÖDEMESİZ 
Ziraat Bank, DenizBank ve Halkbank ile futbol kulüplerinin yeniden yapılandırmasında yer alıyoruz. Futbol kulüplerinin tüm giderleri dövizle olduğundan, diğer tüm Türk şirketleri gibi kurdaki yükselişten sonra bilançoları bozuldu. Yeniden yapılandırmayla futbol kulüpleri 2 yıl boyunca ödeme yapmayacak. Bu süreçte kurun normalize olacağı ve takımların bütçelerini dengeleyeceği öngörüsüyle anaparayı ödeyebilecekleri düşünülüyor. Tabii bu gelişme, kulüplerin lehine oldu.
LİMİTİMİZ DOLDU Aktif Bank için kritik nokta, Passolig geliri. Ama burada da ilgili kanunda değişiklik yapıldı. Eskiden kulüpler maç gelirlerini temlik edemez maddesi vardı. Yeni yapılandırma yasasıyla artık temlik de yapılabiliyor. Dolayısıyla Aktif Bank olmasa da bu yeniden yapılandırmalar yapılabilirdi. Ama Passolig geliri bankamıza geldiği için biz de girdik. Daha uzun vadede, 5 yılda borçlarımızı almaya evet dedik. Futbol tarafında yeni bir finansman düşünmüyoruz, çünkü şu an için limitimizi doldurduk.



AKTİFBANK’IN ENERJİDE YOL HARİTASI

  • Enerji yatırımlarına odaklanıyoruz. Ana yatırım alanımız HES, RES ve güneş enerjisi. 
  • Bu yıl yenilebilir enerji tarafında yeni ihaleler açılacak, onlara bakıyoruz. 
  • Bunlar KOBİ’lerin enerji yatırımları da olabilir. 
  • Eğer başka bir alanda başka bir fırsat olursa, oraya kayabiliriz. 
  • Özellikle yenilenebilir enerji finansmanında çok istekli ve agresifiz. 
  • Enerjide mutsuz çok yatırımcı var. Bu şirketlerinin alımıyla ilgilenebiliriz



“YABANCI YATIRIMCI KRİTİK NOKTA”

ASYA’DAN İLGİ VAR
Toparlanmada önemli bir noktaya geldik. Türkiye tasarruf açığı olan bir ülke. O yüzden kritik nokta, yabancı yatırımcı… Sıcak para tarafında ilginin arttığını görüyoruz. Yabancı bankalardan anlaşma ve fonlama için talep gelmeye başladı. Bu talep 2018’de kesilmişti, 2019’da da yoktu. Bu yılın başında iştahın arttığını görüyoruz. Direkt yatırımlar için de Asya tarafından Türkiye’ye büyük ilgi var. Avrupa ve Amerika’dan yeterince hareket görmüyoruz ama Asya tarafı hareketli. Direkt yatırımlar açılırsa yüzde 5 büyüme hedefini yakalarız. Her şekilde bu yılı pozitif büyümeyle kapatacağız.
RİSKE DİKKAT Bankacılıkta bu yıl büyümenin yüzde 10’larda olacağını düşünüyorum. 2020’de, geçen yıl kötü giden alanların toparlandığını göreceğiz. Sektör olarak inşaat ve bağlantılı konut kredileri iyi gidebilir. Yeniden yapılandırmalar yine olacaktır ama 2020’de furya gibi olmaz. Bu yıl riski, yüksek beklentiler yaratabilir. Burada da faiz en önemli değişken. Artık tüm bankalar yüzde 10 hatta tek haneli faiz beklentisinde. Burada dışsal dalgalandırma bir risk, marj çok daraldı. Tabii jeopolitik risk her zaman var. Bir de ABD ekonomisi şişti, burada sorun olursa çok fazla etkileniriz.

Türkiye ve dünya ekonomisine yön veren gelişmeleri yorulmadan takip edebilmek için her yeni güne haber bültenimiz “Sabah Kahvesi” ile başlamak ister misiniz?


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz