Ücret Cetveli

Bankacılığın son 2 yıldır yaşadıklarını herkes biliyor... Büyük bir yeniden yapılanma sürecinden geçen sektörde, eski güzel günler geride kaldı. Bir dönemin en çok kazananları arasında gösterilen b...

1.10.2002 03:00:000
Paylaş Tweet Paylaş

Bankacılığın son 2 yıldır yaşadıklarını herkes biliyor... Büyük bir yeniden yapılanma sürecinden geçen sektörde, eski güzel günler geride kaldı. Bir dönemin en çok kazananları arasında gösterilen bankacılar,  son dönemde büyük darbe yedi. Bazı bankalar uzunca süre zam yapmadı, bir bölümü de sınırlı artışlara gitti. Ancak, bir süredir normale dönme eğilimleriyle ücret zamları yeniden gündeme geldi. Capital, bankacılıktaki son ücret tablosunu gözler önüne seriyor..

 

Çok değil, bundan iki-üç yıl önce bankacılık en favori mesleklerden biriydi. Hem aldıkları maaşlar, hem de yılın belli dönemlerinde yapılan yüksek zamlar ve jestiyonlar nedeniyle bankacılar  iş dünyasının en çok kazananları olarak görülüyordu. Ancak, krizle birlikte bu düzen de değişti. 2001 yılını neredeyse zamsız geçiren bankacılar, aslında bu yıl da bekledikleri oranlarda ücret artışı alamadı. Sektörün son 2 yıldır yaşadığı sıkıntılar ve maliyetleri kontrol çabaları, bunda çok etkili oldu.

 

Sektörde zamlar ağırlıklı olarak gelecek enflasyon hesabına paralel olarak belirleniyor. 2001 yılındaki yüksek enflasyon ortamını çok düşük ya da “0” zamla geçiren bankacılar, bu yılda gelecek enflasyon hedefine göre yapılan zamlardan pek memnun değil. Ancak, hala bir işleri olması nedeniyle, düşük zam oranları konusunda yorum yapmaktan kaçınıyorlar.

 

Zam oranlarının belirlenmesinde enflasyonun yanı sıra, kişinin performansı da en önemli kriterlerden biri. Bankalar, enflasyona paralel ortalama bir rakam belirlese de, performansa göre yaptıkları değerlendirmede, bu rakamı çok aşağılara ya da yukarılara çekebiliyor.

 

Egon Zehnder’in danışmanlarından Murat Yeşildere, artık bankaların zam oranı belirlerken daha temkinli hareket ettiğini söylüyor. Herkese yüksek oranlı zam yapmak yerine, katma değer yaratımının göz önüne alındığını belirten Yeşildere şöyle devam ediyor:

 

“Bankacılık sektöründe konuşulan rakamlar yüzde 5 ile 15 arasında değişiyor. Tabii bu oranın üzerine çıkanlar da var. Ancak, bunlar ağırlıklı olarak düzeltme zamları. Maaşları sektör ortalamasının altında olan, buna karşın çok iyi performans gösteren çalışanlar bu düzeltme zammından yararlandılar.”

 

Zam lideri kim?

 

Aslına bakılırsa, ikinci yarı yıl zamları da pek parlak değil. Bankaların yaptığı ortalama zam oranı yüzde 12 düzeyinde. Ancak, içinde yaşadığımız dönemde bu rakamın üstüne çıkan ya da hiç zam yapmayan bankalarda var.

 

İkinci yarı yılda çalışanlarına en yüksek maaş zammını Garanti Bankası’nın yaptığı görülüyor. Banka yetkililerinin verdiği bilgiye göre, ikinci yarı yıl zam oranı yüzde 19. Bankanın tüm çalışanlarına yüzde 19 zam uygulandığını belirten banka yetkilileri, bölümler arasında da herhangi bir ayırım yapmadıklarını söylüyor. İnsan kaynakları bölümü yöneticileri, zam oranlarını belirlerken, sektör genelindeki ücretlere de dikkat ettiklerini ifade ediyorlar.

 

Ayrıca, enflasyon tahminleri ve çalışanların performansı da zam oranlarını belirlemede en önemli kriterler olarak alınıyor. Garanti’nin birinci yarıyıl zam oranı da yüzde 12 idi ve yıllık kümülatif zam oranı yüzde 33’e geliyor.

 

Sendikalı bankalar da durum

 

İş Bankası ve Akbank, bankacılık sektöründeki sendikalı bankalar. Dolayısıyla, bu iki bankada zam oranları pazarlıklar sonucunda belirlendi. Bu rakamlar da genel olarak sektör ortalamasının üstünde.

 

İş Bankası yetkilileri ile Basisen Sendikası arasında yapılan görüşmelerde yüzde 17 oranında anlaşmaya varıldı. Tabii çalışanlar sendikalı olduğu için de bölümler ya da pozisyonlar arasında herhangi bir ayırım söz konusu değil.

 

İki yılda bir toplu sözleşme yapan Akbank, diğer bankaların aksine yılda bir kez, ocak ayında zam uyguluyor. Bu nedenle de oran, aynı dönemde yapılan zamlara göre sektörün bir hayli üstünde oluyor. Akbank’ta 2002 yılı için belirlenen zam oranı ise yüzde 42. Bu zam oranı da aslına bakılırsa, sektör genelinde yıllık bazda yapılan zam oranlarına paralel. Dolayısıyla, Akbank çalışanları her ne kadar yılın ikinci yarısında zam almamış olsa da, ocak ayında aldıkları yüksek zam oranıyla sektördeki arkadaşlarını bir hayli kıskandırmıştı. Ancak, Akbank’ın sektörde en düşük maaş veren bankalardan biri olduğu söyleniyor. Bu nedenle çalışanlarının maaşlarının hala sektör ortalamasının altında olduğu belirtiliyor. 

 

<b>Koçbank’tan ekstra zam

 

Türk Ekonomi Bankası (TEB) ise sektör ortalamasında zam yapan bankalardan. Bu bankada ortalama ücret zammı yüzde 12’de kaldı. TEB İnsan Kaynakları Direktörü Özlem Ermert, 1999 yılından bu yana “görev bazlı ücretlendirme” sistemi uyguladıklarını söylüyor. Bu sistemde de ağırlıklı olarak piyasa koşulları ve sektör araştırmaları göz önünde bulunduruluyor. Böylece pozisyonların piyasadaki gerçek değerleri saptanıyor, sektör koşullarına uygun rekabetçi ücretler verilmesi hedefleniyor. Bu nedenle fonksiyon ya da unvan bazında farklı zam oranı uygulanmıyor. Özlem Ermert, “TEB’de zam oranları belirlenirken, enflasyon artış oranları, piyasa koşulları, sektör uygulamaları ve sektör genelindeki durum gözetiliyor” diyor.

 

Koçbank’ın, ikinci yarı yıl zamlarında düzeltmeye giden bankalardan biri olduğu söyleniyor. Bunun en büyük nedeni de maaşı 500 milyon liranın altında olan çalışanlarına direkt olarak 100 milyon lira zam yapılması. Bu arada, 500 milyonun üzerinde maaş alan personele de yüzde 12 ile 14 arasında zam uygulandı.

 

Türkiye Sınai Kalkınma Bankası, ikinci yarı yıl zamlarını ağırlıklı olarak performansa göre oluşturuyor.  Sınai Yatırım Bankası ile birleştikten sonra yeniden yapılanma sürecine giren bankanın zam oranlarının ise yüzde 8-15 arasında olduğu iddia ediliyor.

 

<b>Zam yapmayan da var

 

Bankacılık sektöründeki sıkıntı tam olarak bitmiş değil. Bu nedenle sürekli operasyonların iyileştirilmesi ve maliyetlerin aşağı çekilmesi konusunda çalışılıyor. Bazı bankalar işte bu nedenle ikinci yarı yıl zammını erteleme yoluna gidiyor.

 

Bu bankalardan biri de Tekfenbank... Yeniden yapılanma çalışmaları yürüten bankada, bu uygulamaya gerekçe olarak, yılbaşında çalışanlara yüksek oranlı zam yapılmış olması gösteriliyor. Ancak sektör yetkilileri, bu zam oranı konusunda herhangi bir bilgi vermiyor.

 

İkinci yarı yılı zamsız geçiren bankalardan bir diğeri de Citibank... Türkiye’de büyüme çalışmaları yapan, ancak kriz nedeniyle bu planlarını erteleyen bankanın zam yapmama nedenleri konusunda çeşitli söylentiler var. Bunlardan biri, özellikle kredi kartı operasyonlarının krizden olumsuz etkilenmiş olması. Diğeri ise bu dönemde para ve sermaye piyasası işlemlerinden fazla kar edememesi...

 

Zam dönemi değişti

 

Bu arada ekonomik krizle birlikte bankaların zam dönemleri de değişti. Kriz öncesinde birkaç yabancı banka dışında pek çok banka ocak-temmuz aylarında zam yapıyordu. Ancak, özellikle brüt maaş üzerinden çalışan bankalar maaş dönemini nisan-ekim olarak belirledi.

 

Aslında HSBC Bank, Türkiye’ye geldiği günden itibaren bu uygulamayı yapıyordu. Demirbank’ı bünyesine kattıktan sonra da bu uygulamasına devam etti. Aldığımız bilgiye göre, HSBC Bank da çalışanlarına yılda iki kez, mart ve eylül aylarında zam yapıyor. Banka, zam oranını ise enflasyon rakamlarına göre belirliyor. Gelecek enflasyon beklentisini dikkate almayan HSBC Bank, iki zam dönemi arasındaki 6 aylık sürelerde DİE ve İTO’nun açıkladığı TÜFE rakamlarının ortalamasına göre hesap yapıyor.

 

Bu arada HSBC Bank’ın, zam oranını belirlerken çalışanlarının performansına göre bir değerlendirme yaptığı ifade ediliyor.

 

Performansa göre zam

 

Finansbank ve Denizbank ise zam dönemlerini nisan ve ekim aylarına çektiler. Bunun en büyük nedeni, yılbaşında vergi matrahlarının sıfırlanması. Böyle olunca çalışanların aldığı net maaş zaten otomatik olarak artıyor. Nisan ve ekim döneminde yapılan zamlar da, vergi matrahlarının artmasından olumsuz etkilenen maaşların yeniden düzene girmesini sağlıyor.

 

Denizbank ve Finansbank çalışanlarına nisan ayında ortalama yüzde 20 maaş zammı uygulandığı söyleniyor. Ancak, her iki bankada performansa göre değerlendirme yaptığı için bu rakamın çok altında ya da üstünde yapılan zam oranları da var.

 

Örneğin Finansbank’da çalışanların performanslarına göre yapılan değerlendirmeler sonucunda yüzde 5 ile yüzde 35 arasında verilen zamlar var. Finansbank’in İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hamdi Aydın, zam oranını belirlerken kendileri için en önemli kriterin performans olduğunu söylüyor. Aydın’a göre, performansa göre yapılan zamlar, banka yönetiminin onlar hakkındaki düşüncelerini net olarak ortaya koyuyor.

 

Hamdi Aydın, bu arada sektör genelindeki ücretlere de bakarak karşılaştırma yaptıklarınıda ifade ediyor. Bu yıl Finansbank’ta sektörün aksine üç zam dönemi olduğunu belirten Hamdi Aydın şunları söylüyor:

 

“Biz ilk defa bu yıl zam dönemlerimizi nisan-ekim ayları olarak uygulamaya başladık. Ancak, ocak ayında da çalışanlarımıza normal zammını yaptık. Bunu yaparken de yeni uygulamayı deklere ettik. Dolayısıyla, nisan ayında çalışanlara ikinci zamları yapıldı. Ekimde de üçüncü kez zam almış olacaklar.”

 

<b>“ARTIK BİR MASADA KALMAK ÖNEMLİ”

 

Murat Yeşildere / Egon Zehnder

 

Egon Zehnder İnsan Kaynakları Danışmanı Murat Yeşildere, geçmiş yıllarda bankacıların, yarattıkları katma değerle paralellik göstermeyen maaşlar aldıklarını söylüyor. Ona göre, kolay para kazanma dönemi sona erdiği için, bankacılar yeni gerçeklerle karşı karşıya... Murat Yeşildere’nin konu hakkındaki görüşleri şöyle:

 

“Geçmiş 20 yılda yaşananlar, çalışanlar açısından avantajlı bir tablo çiziyordu. Bu birçok sektör için geçerliydi. Özellikle de bankacılık bunlardan biriydi. Çünkü, insanlar yarattıkları katma değerle paralel olmayan ücretler alıyordu. Çünkü, kolay para kazanma döneminde, katma değe zam oranını ya da ücreti belirlerken kullanılan bir katma değer değildi.

 

Son iki yıldır yaşananlar da geçmiş 20 yılda kazanılanların geri ödemesi gibi oldu. Dolayısıyla, çalışanlar için maaş seviyesi ve yan haklardan ziyade, bir masada oturmak öncelik haline geldi.

 

Ancak, yine de hem banka hem de şirket yönetimlerinin dikkatli olması gerekiyor. Çünkü, rasyonel olmayan ücretlendirmeye gitmek, açık olmasa da pasif dirençlere neden olabiliyor.

 

Bu da işler açıldığında ya da ilk fırsat çıktığında işten ayrılmalara neden olabiliyor. Hatta zaman zaman duygusal tepkilerle işten ayrılanlar bile oluyor. Çalışanlar işi geciktirmeye, ertelemeye veya direnç göstermeye başlıyor. Bunun maliyeti de bir hayli büyük. Bu nedenle üst yönetimin zam oranlarını dolayısı ile ücretleri belirlerken bu tepkilere dikkat etmesi gerekir.”

 

“NİSAN-EKİM ZAMMI ÇALIŞANIN YARARINA”

 

Hamdi Aydın / Finansbank

 

Zam dönemlerini değiştirmenin çalışanların yararına olduğunu ifade eden Finansbank Genel Müdür Yardımcısı Hamdi Aydın, bunun nedenlerini şöyle açıklıyor:

 

“Yıl sonu itibariyle vergi matrahları sıfırlanır ve ocak ayında yeniden başlar. Dolayısıyla, yıl sonunda yüzde 40’lara gelen vergi kesinti oranı, yılbaşında yüzde 15’e düşüyor. Bu vergi oran farklılığı da net maaşınıza direkt olarak yansıyor. Dolayısıyla, siz zam yapmasanız bile, vergi oranlarındaki düşme nedeniyle çalışanların maaşlarında otomatik olarak bir iyileşme yaşanıyor.Bu dönemde siz de zam yaptığınızda maaşlar da üst noktaya çıkıyor.

 

Ancak, vergi oranları artmaya başladıkça, maaşlarda da aşağı doğru bir iniş başlıyor. Sonra temmuz ayındaki zamla bunu biraz düzeltiyorsunuz. Ancak aralık ayına kadar maaşlarda çok ciddi bir erime oluyor. Bu zamların nisan-ekim aylarında yaptığınız zaman vergi oranlarındaki yükselme nedeniyle yaşanan olumsuzluğu büyük ölçüde kapatmış oluyorsunuz. Ocakta zaten otomatik olarak iyileşme yaşayan çalışanlar, vergi oranlarındaki yükselmeden etkilenmeye ilk başladığında ki bu nisan ayına denk geliyor, siz düzeltmeyi yapıyorsunuz. Denge tekrar bozulmaya başladığında, yani ekim ayında zam yaparak olumsuzluğu ortadan kaldırıyorsunuz. Böylece maaşlar da daha dengeli bir seyir izliyor. Biz banka olarak, tamamen bunu düşünerek, zam dönemlerimizi değiştirdik.”

 

Türkiye ve dünya ekonomisine yön veren gelişmeleri yorulmadan takip edebilmek için her yeni güne haber bültenimiz “Sabah Kahvesi” ile başlamak ister misiniz?


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz