Mikro Kredi Geliyor Mu?

Bundan tam 20 yıl önce uygulanmaya başladı. Ancak, dünya devleri arasında fazla ilgi görmedi. Bu nedenle de ağırlıklı olarak üçüncü dünya ülkelerinde gelişti. Buna rağmen, o kadar hızlı büyüdü ki, ...

1.04.2003 03:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Bundan tam 20 yıl önce uygulanmaya başladı. Ancak, dünya devleri arasında fazla ilgi görmedi. Bu nedenle de ağırlıklı olarak üçüncü dünya ülkelerinde gelişti. Buna rağmen, o kadar hızlı büyüdü ki, şu anda dünya çapında bin kurum, yaklaşık 16 milyon kişiye bu hizmeti veriyor.  
 
Türkiye’ye oldukça yabancı olan mikro finansman ya da başka bir deyişle mikro kredilerden bahsediyoruz. Mikro kredilerin mucidi ise Bangladeşli Gramen Bank’ın kurucusu Muhammed Yunus. Dünyada alanında bir “ilk”e imza atan Yunus, kırsal kesimde yaşayan düşük gelirli kadınlara verdiği 50-100 dolarlık kredilerle mikro finansman işinin kurucusu oldu. Amacı ise finansal kurumların hizmet sunamadıkları veya eksik hizmet sundukları düşük gelir grubunda yer alan kişilerin, tasarruf, kredi ve sigorta gibi finansal hizmetlere ulaşmasını sağlamaktı.  
 
Çok küçük bir organizasyonla başlayan hizmet zamanla tüm dünyaya yayıldı. Bangladeş’te Gramen Bank, Latin Amerika’da Accion Ağı, Endonezya’da Bank Rakyat ve Bolivya’da Prodem/BancoSol mikro finansmanın en iyi uygulayacıları oldu. Hatta bazı ülkelerde devlet üst yönetimi, bu konuyla birebir ilgilenmeye başladı.  
 
Güney Afrika’da bu ülkelerden biri... Mikro kredi çalışmalarındaki en etkin isim ise Güney Afrika Devlet Başkanı ve eşi. Bu konu için oluşturdukları kuruluşun elindeki kaynak miktarı 2 milyon dolar. Kırsal kesimdeki pek çok kadını maksimum 200 dolarlık kredi ile iş sahibi yapmışlar. Bu kadınların kimisi muz satıyor, kimisi cep telefonu kartı. Bazıları da cep telefonu kartı satın alıp, sabit telefonun ulaşmadığı yerlerde ücret karşılığı telefonu kullandırarak geçimini sağlamaya çalışıyor.  
 
Citibank Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Rajeev Kakar, “Mikro krediler genellikle küçük meblağlarda olan ve maddi yönden klasik banka kredisi alma niteliğine sahip olmayan girişimcilere verilen kredilerdir” diyor. Kakar, bu kredilerin mali gücü yeterli olmayan girişimcilerin, şahsi geçimlerini sağlamayı ve aile bütçesine katkıda bulunmayı amaçladığını söylüyor.    
 
Türkiye’de gelişmedi  
 
Ancak, mikro kredi konusu Türkiye’de henüz çok gelişmiş değil. Uzun yıllar mikro finans uygulamaları değişik yapılar altında devam etti. Hazine Müsteşarlığı tarafından yetkilendirilen ikrazatçılar, sübvansiyon mekanizması olmadığı için, mikro finans kurumu olarak kabul edildi. Esnaf ve sanatkar kooperatifleri, küçük çiftçi kooperatifleri ve bazı meslek odalarının oluşturduğu yardımlaşma sandıkları da bu çerçevede değerlendiriliyor. Ayrıca oldukça yaygın olan tüccarların veresiye satış adı altında yaptıkları kredilendirme ve mağazaların taksitli satışları mikro finansman içinde değerlendiriliyor.  
 
Ancak, bankacılık sektöründe Halk Bankası ve Ziraat Bankası dışında mikro kredi işine giren banka yok. Dolayısıyla, ulaşılabilen kişi sayısı oldukça az. Oysa Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) “Mikro Finansman” konulu raporuna göre, Türkiye’de 11 milyon kişi yoksulluk sınırında yaşıyor. BDDK bunu hesaplarken, Dünya Bankası’nın satın alma gücü paritesinde belirlediği günlük 2 dolarlık geliri baz almış. Yani mikro finansman için oldukça tatminkar bir potansiyel var.  
 
Bu potansiyele rağmen bankalar, “geri dönmeme riski” nedeniyle mikro krediden uzak duruyorlar. Ayrıca, işlem maliyetlerinin yüksekliği de bankaları olumsuz etkiliyor. Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Ali Temel, belli miktarın altındaki kredilerin yarattığı maliyetlerin, bankaları, riskten daha fazla düşündürdüğüne dikkat çekiyor. Ali Temel, “Mikro kredileri, adetleri daha yüksek ve oturmuş bir skor sistemine sahip olduğu için, kredi kartları içinde değerlendirmek veya şube müdürlerine verilen yetki ile kullandırmak daha doğru” diyor.  
 
Özel bankalar girmiyor  
 
Özel bankaların mikro kredi işinden uzak durmalarının en büyük nedeni, mikro kredi operasyonlarının oldukça maliyetli olması. Ancak, özellikle küçük işletmelere yönelik kredi uygulamaları özel bankalar arasında da oldukça yaygın kullanılıyor. Bunlar da tanım gereği mikro kredilere çok fazla uymuyor. Çünkü, alt limitleri 5 milyar liradan başlıyor. Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Ali Temel, Türkiye’de toplam kredi hacminin çok küçük olduğuna dikkat çekiyor. Bu nedenle mikro krediler konusunda fazla ümitli değil. Orta ölçekli işletmelere bile yeterince kredi kullandıramadıklarını belirten Temel, daha küçük girişimcilere bankaların kredi kullandırmasının ise çok zor olduğunu söylüyor.  
 
Mikro kredi konusunda dünya çapında girişimleri olan Citibank ise Türkiye’de sadece danışmanlık hizmeti veriyor. Citibank Genel Müdür Yardımcısı Rajeev Kakar, Türkiye’de kısa vadeli stratejileri arasında mikro-kredi ürünü sunulmasının planlanmadığını söylüyor. Ancak, toplumsal sorumluluk çalışmaları kapsamında, Citibank gönüllüleri ve Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV) tarafından yürütülen mikro-kredi programını kadınlara finansal planlama ve iş geliştirme alanlarındaki çalışmalarında danışmanlık vererek desteklediklerini ifade ediyor.  
 
Deutsche Bank’ın da dünya çapında mikro kredi konusunda hazırlık yaptığı biliniyor. Ancak, Deutsche Bank Türkiye Genel Müdürü Dilek Yardım, şu anda Türkiye için bu konuda bir çalışmaları olmadığını söylüyor.  
 
Kamular çekilecek mi?  
 
Bankacılık sektöründe mikro kredi konusunda sadece kamu bankalarının faaliyet gösterdiğini daha önce söylemiştik. Ancak, ciddi bir yeniden yapılanma sürecinde olan kamu bankalarının da bu alandan çıkması çok uzak bir ihtimal değil. Zaten bunun ilk sinyalleri de alınmaya başlandı.  
 
Daha önce mikro finansman kapsamında girişimcilere kredi kullandıran Ziraat Bankası’nda bu tür krediler tamamen durduruldu. Banka yetkilileri, geçmişte Dünya Bankası kaynaklı bazı kredileri, Güney Doğu ve Doğu Anadolu’da süt sığırcılığı, su ürünleri avcılığı, su ürünleri yetiştiriciliği, arıcılık gibi alanlarda mikro girişimcilere kullandırdıklarını hatırlatıyor. Ancak, şu anda böyle bir girişimleri olmadıklarını söylüyor. Bunun en büyük nedeni de Ziraat Bankası’nın IMF’den gelen istek doğrultusunda sübvansiyonlu kaynak kullandırmaması.  
 
Halk Bankası ise mikro krediler konusunda en fazla ürün sunan banka. Özellikle genç girişimci ve kadın girişimci kredileri mikro kredilere en iyi örneklerden. Genç girişimci kredisinden, ilk kez mal ve hizmet üretimi, serbest meslek ya da ticari faaliyete yönelik işyeri açmak isteyen, yapacağı işle ilgili geçerli bir belgesi veya deneyimi olan 35 yaşını aşmamış erkek girişimciler yararlanıyor. 2 yıl vadeli kredinin limiti 1 milyar lira. Faiz oranı ise yüzde 59.  
 
Kadın girişimci kredisi, evinin bir bölümünde ya da bir iş yerinde mal ve hizmet üretiminde, serbest meslek ya da ticari faaliyette bulunan ya da bulunmak isteyen 45 yaşını aşmamış kadınlara veriliyor. Evinin bir bölümünde faaliyette bulunanlar için kredinin limiti 500 milyon lirayken, ev dışında faaliyette bulunacaklar için limit 1 milyar lira. Faiz oranı yüzde 59 olan kredinin vadesi 2 yıla kadar çıkıyor.  
 
Bunun dışında servis aracı ve kamyonet yenileme, taşıt edindirme ve taşıt onarım kredisi de veriliyor. Ancak bunlar mikro krediden çok küçük esnaf kredileri olarak kabul ediliyor. Limitleri 5 milyar lira olarak belirlenen kredilerin vadeleri de 1 ile 5 yıl arasında değişiyor.  
 
BDDK’dan mikro kredi hazırlığı  
 
Türkiye’de mikro kredi olanakları oldukça kısıtlı. Ancak, BDDK, mikro işletmelere finansman sağlanmasına yönelik oluşumlara yasal bir zemin hazırlanması yönünde çalışmalar yapıyor. BDDK, mikro girişimcilerin teşvik edilmesi ve mikro ölçekli yeni işletmeler yaratılmasının, aynı zamanda istihdam sorununun çözümüne de önemli bir katkı sağlayacağı görüşünde.  
 
BDDK’nın çalışması kapmasında, mikro finans kurumunun faaliyetlerine yeterli ölçüde. Ancak, bankalara kıyasla daha düşük, asgari kuruluş sermayesi ile kurulabilmelerine imkan tanınması üzerinde duruluyor. Ayrıca, sermaye ve sair şekillerde fon yaratma ve kullandırma usullerinin belirlenebilmesi de çalışmanın en fazla üzerinde durulan konularından biri. Bu kurumların faaliyetlerinde daha esnek yasal yükümlülüklere tabi olmalarına ve BDDK denetim ve gözetimi altında faaliyetlerini sürdürebilmelerine olanak sağlanması da öngörülüyor. Söz konusu çalışmanın çok yakın bir gelecekte son halini alması bekleniyor.  
 
“Türkiye’de kullanım artmaz”  
 
BDDK’nın mikro finansman konusunaki çalışmalarına rağmen, bankacılar Türkiye’de mikro kredilerin artmasını beklemiyor. Bunu da, mikro kredi kullanabilecek kişilerin hala bankacılık enstrümanlarına çok yabancı olmasına bağlıyor. Ancak mikro kredi uygulamalarının çeşitli dernek ve odalar tarafından yürütülmesi halinde kullanımının artabileceği ifade ediliyor.  
 
Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Ali Temel, Türkiye’de mikro diye tabir edilen ve 1 milyar liranın altında olan esnaf ve sanatkarların kullandığı kredilerin hacminin binde 1’i bile geçmediğini söylüyor. Bu nedenle bankaların ilk hedef olarak küçük ve orta ölçekli işletmelere yöneldiğini belirten Temel, “Türkiye'de daha büyük şirketlerin kredi kullanımları da henüz küçük. Bu nedenle mikro kredilerin payının artmasını beklemiyorum” diyor.    
 
Citibank Bireysel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Rajeev Kakar, Türkiye’de gönüllülük faaliyetlerini yürüten kurumların sosyal yapının gelişimine odaklanmasıyla mikro kredi alanında artış olacağını söylüyor. Kakar’a göre, bu konuda gönüllü kuruluşlar, firmalar ve finansal kuruluşlar rol oynayacak.  
 
“HEDEF DÜŞÜK GELİRLİ HANELER”  
 
Rajeev Kakar / Citibank
 
 
Cibank Genel Müdür Yardımcısı Rajeev Kakar, mikro kredilerle, diğer krediler arasındaki farkı şöyle anlatıyor:  
 
“Mikro krediler, genellikle küçük meblağlarda olan ve maddi yönden klasik banka kredisi alma niteliğine henüz sahip olmayan girişimcilere verilir. Diğer krediler ise bankanın veya  finansal kuruluşun risk yönetimi vasıtasıyla ve kar etmek amacıyla yürüttüğü ticari faaliyetin bir parçasıdır. Mikro kredilerin mekanizma ve uygulamaları bankaların ticari faaliyetleri kapsamında sunduğu ticari kredilere benzerlik gösterir. Ancak, arasında belli ana farklar vardır. Bunların başında hacim geliyor. Çünkü, mikro krediler hacim açısından mikro veya çok küçük meblağlı krediler olup, hedef kullanıcıları mikro girişimciler veya çok düşük gelirli hanelerdir.  
 
İkinci fark ise fonların kullanımında ortaya çıkıyor. Mikro krediler gelir elde etme ve teşebbüs gelişiminin yanı sıra, sağlık ve eğitim gibi konularda toplumun gelişimi yönünde kullanılan kredilerdir.  
 
Üçüncü fark ise operasyonel unsurlarda ortaya çıkıyor. Mikro kredilerin şart ve koşulları esnek ve kolay anlaşılabilir olup, toplumun yerel şartlarına adapte edilebilir. Ancak diğer krediler ise daha karmaşık yapıdadır.”  
 
PARA SİHİRBAZI’NDAN MİKRO KREDİ  
 
George Soros adı, Türkiye’ye çok yabancı değil. Türk Tuborg’la yaşadıkları gerginlik de bunun en büyük nedeni. Soros, bazı çevrelerce “para sihirbazı” olarak adlandırılıyor. Bunun en büyük nedeni de neredeyse tüm dünya borsalarına yatırım yapan fonların sahibi olması.  
 
Ancak, dünyaca ünlü spekülatörün ön plana çıkmayan ve çok az insan tarafından bilinen bir özelliği daha var. O da para sihirbazının bir süredir mikro kredi işinin içinde olması.  
 
Sahibi olduğu 14 vakıftan bir kısmı, mikro krediler konusunda oldukça atak. Ancak, ünlü spekülatörün bu işten para kazanmak gibi bir amacı yok. George Soros için mikro kredi, sosyal amaçlı bir iş. Macar asıllı olan para sihirbazının hedefi, doğduğu topraklar başta olmak üzere, tüm Doğu Avrupa’nın yoksul insanları için bir şeyler yapmak.  
 
George Soros bu konuya çok fazla önem veriyor. Mikro kredi fikrinin yaratıcısı Bangladeş’teki Grameen Bank’ın sahibi Muhammed Yunus’la birlikte çalışması da bunun en iyi göstergesi…  
 
TÜRKİYE’DE MİKRO KREDİNİN GÖZDESİ KADINLAR  
 
Kamu bankaları dışında bankacılık sektörü mikro kredilerden riskleri nedeniyle genel olarak uzak duruyor. Ancak mikro kredilerin Türrkiye’deki en güzel örneğini, yoksul kadınların ekonomik ve sosyal hayata aktif katılımını sağlamayı amaçlayan Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV) verdi.  
 
Geçim sıkıntısı olan kadınlara yaşam kalitelerini yükseltmek için destek veren KEDV, ilk mikro kredi uygulamasını 1995 yılında gerçekleştirdi. Mikro kredi projesinde vakıf pilot bölge olarak Esenyurt, Kocasinan, Pendik, Maltepe, Kartal, Bakırköy ve Küçükçekmece bölgelerinde 1995-1998 yılları arasında 90 girişimci kadına kredi dağıttı. Girişimci kadınlar aldıkları 50 milyon liralık krediyi altı ve 12 aylık taksitlerle geri ödedi. Hatta bazıları borçları bittikten sonra ikinci kez kredi alma yoluna bile gitti.  
 
Kadınlar, bu kredileri evden eve satış, evde üretim, tuhafiye dükkanı, köfteci, terzilik, piko dükkanı, pazarcılık gibi alanlarda kullandı. KEDV daha sonra deprem bölgesindeki girişimci kadınlara da toplam 400 dolarlık mikro kredi bütçesi ayırdı.  
 

Türkiye ve dünya ekonomisine yön veren gelişmeleri yorulmadan takip edebilmek için her yeni güne haber bültenimiz “Sabah Kahvesi” ile başlamak ister misiniz?


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz