Deride kilo başı ihracat geliri 6,5 dolar. Oysa kürk kategorisinde sektör ortalamasından 44 kat fazla gelir elde ediliyor. Plastik sektöründe kilo başı ihracat geliri ortalama 3,12 dolar. Yapışkan bantlarda bu rakam 10 kat artıyor. Çelikte paslanmaz ürünler, otomotivde binek otomobiller, halıda yün halıların ihracatından daha fazla gelir elde ediliyor. Peki bu kategoriler neden daha fazla kazandırıyor? İşin sırrı, AR-GE ve inovasyonda yatıyor. Bunların üzerine tasarım ve markalaşmayı da ekleyenler başarıyı yakalıyor.
Bugünlerde her sektörde farklı bir hareket var. Gıdadan ilaca çok sayıda sektör düşen kârlılıkları yükseltmenin yollarını arıyor. Türkiye ekonomisinin en temel 30 sektöründe ekonominin nabzı nasıl atıyor? İşte yanıtlar...
Oyak Çimento’nun pazar payı sadece 1 yılda, yüzde 12’den yüzde 15’e çıkarak tam 3 puan arttı. Boyner Mağazacılık, 2012’de 800 milyon TL olan cirosunu 1 yıl sonra 1,5 kat artırarak 1,3 milyar TL’ye yükseltti. Makro Market ise yine 1 yılda tüm kalemlerde yüzde 35 büyüdü. Peki nasıl başardılar? Tabii ki rakiplerini satın alarak...
Mobil ticaret, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hızlı yükseliyor. Türkiye, dünyada mobil üzerinden en çok alışveriş yapılan 3’üncü ülke oldu. Toplam internet trafiğinin yüzde 39’u mobilden geliyor. Bütün bu performansta ise mobilde öncü rol oynayan şirketlerin payı büyük. Son yıllarda bu alandaki potansiyeli görüp yatırımlarını artıran bu öncüler, gelecek projeksiyonlarını da “hızlı büyüme” üzerine kuruyor. Çünkü onlara göre m-ticaret, toplam içindeki payını hızla artıracak.
Projeksiyonlarını büyüme üzerine yapan çok sayıda sektör, şimdi büyük bir hayal kırıklığı yaşıyor. Hayal kırıklığının nedeni tutmayan hesaplar. Düşen iç talep, bitmeyen global kriz ve bölge ülkelerde yaşanan sorunlara bir de plansız hayata geçen yatırımlar eklenince birçok sektörde fazla kapasite yüzde 60’a ulaştı. Demir çelikten plastiğe, hızlı tüketimden turizme şimdi bu sektörler boşa giden milyarlarca dolarlık yatırımın faturasını öderken bir taraftan da fazla kapasite sorununun üstesinden gelmek için tüm hesaplarını yeniden yapıyor.
Bankacılık dışı finansın bazı kategorilerinde işler iyi gitmiyor. Leasing ve faktoringde bu yıl iyi başlamadı. Yakalanan hacimler beklentinin altında. Ama her iki kategoride de şirketler, bekle-gör stratejisi izliyor. Seçim sonrasına bağlanan umutlar, şimdilik hedeflerde revizyonu askıda tutuyor. Sigorta da ise tablo tam tersi. Otomotiv satışlarındaki artışla gelen bir bahar havası söz konusu. Ancak burada da yöneticiler kıyasıya fiyat rekabeti nedeniyle temkinli. BES ve finansman şirketleri ise hedeflere paralel ilerlemesini sürdürüyor.
Bundan 5 yıl öncesi için yapılan tahminlerde yerel perakendecilerin hızla yok olacağı konuşuluyordu. Genel beklenti yerel zincirlerin yerini büyük ulusal ve uluslararası grupların alması yönündeydi. Tahminler tutmadı… Son 5 yılda, yerel perakendeciler daha da güçlendi. Ulusal ve uluslararası rakiplerine göre daha hızlı büyüdü. 5 yılda ciroları 6,5 milyardan 10 milyar dolara çıktı. Sayıları 377’ye yükseldi. Bugün artık 50’den fazla mağazası olan 10’dan fazla yerel zincir var. En büyük 50 yerel zincir arasındaysa ilk sırada Hakmar, Çağrı, Pehlivanoğlu, Mopaş ve Pekdemir yer alıyor. Yerel zincirlerin hedefi 8 yılda toplam ciroyu 70 milyar TL’ye çıkarmak.
“Zor yıl” olarak tanımlanan 2014’te Türkiye ekonomisi yüzde 2,9 büyüdü. Ülkenin dev grupları ise ekonomik ve siyasi anlamda dalgalanmaların yaşandığı bu zor yılda başarılı bir sınav verdi. Türkiye’nin en büyük grupları arasında yer alan 45 devden 32’si her şeye rağmen çift haneli, 1’i de üç haneli büyüdü. Kârlılıkta ise önceki yıla göre çok daha iyi bir performans ortaya koydular. 2015’in de kolay bir yıl olmayacağını düşünen devler, işe bakışlarını değiştirmiş durumda. Artık daha çok yenilikçiliğe ve verimliliğe odaklanıyorlar. Gündemlerinde gelecek 5 yılda cirolarını katlayıp yurtdışı pazarlarda daha iddialı olmak var.
İş dünyasında herkesin kariyerine yön veren, unutamadığı tarihler vardır… Örneğin 1980’lerde Turgut Özal’ın başbakanlığı döneminde serbest ekonomiye geçilmesi Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Zorlu’nun adeta sıfırdan zirveye çıkmasında en önemli mihenk taşı oldu. 1994 ve 2001 krizlerine döviz borcuyla yakalanan Torunlar Holding’in patronu Aziz Torun, ölüm kalım mücadelesi verdiği bu yıllarda hayatının en zorlu dönemini geride bıraktı. Carrefoursa CEO’su Mehmet Nane ise Sakıp Sabancı’nın vefatının ardından hayatın ne kadar geçici olduğunu anladı... İşte CEO’ların hayatlarındaki dönüm noktaları…
Anadolu’nun en büyük grupları 2015’i risklerin yüksek olacağı bir yıl olarak görüyor. O yüzden ajandalardaki en önemli başlık bu dalgalı ortamda en azından geçen yılın rakamlarını gerçekleştirebilmek.
Bu yılın ilk üç ayında özellikle döviz kurlarındaki yukarı yönlü hareket nedeniyle lojistikte yüzde 10, ev tekstilinde yüzde 16, otelcilikte yüzde 15, elektrikli ev aletlerinde yüzde 20 maliyet artışı yaşandı. Ancak maliyet artışlarını karşılayacak fiyat artışları yapılamadı. Artan rekabet ve düşen tüketici güveni nedeniyle maliyet artışını telafi edecek zam yapmak ise birçok sektör için mümkün görünmüyor. Yılın devamında maliyetlerin daha da artmasını bekleyenler, yeni fiyat artışları konusunda çekimser. Herkes kendine özel formüllerle düşen kârını koruma peşinde...
En yüksek ve en düşük bariyer nerede? İşte 23 sektördeki bariyerler ve yatırımcılara etkisi...
Yeni ortamda kârlı müşteriyi ele geçirmek pek çok şirketin öncelikleri arasına girmiş durumda.
Capital ve GFK'nın “Sosyal Sorumluluk Liderleri” araştırmasında, sıralama değişiklikleri oluyor.